Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/635
Karar No
K. 2023/950
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/635 Esas
KARAR NO: 2023/950
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 03/08/2021
KARAR TARİHİ: 02/10/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 30/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dilekçesinde özetle; ..... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 08/05/2017-08/05/2018 tarihleri arasında ...... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile davalı ...... Akaryakıt Turizm Temizlik Taşımacılık Ve Nakliye Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti adına sigortalı olduğunu, sigortalı aracın, 08.09.2017 tarihinde, alkollü sürücü ......'nın sevk ve idaresinde iken asli ve kusuruyla sebebiyet verdiği yaralamalı hasarlı trafik kazasına karıştığını ve sigortalı araçta yolcu bulunan ......'nun malul kalmasına sebep olduğunu, kaza sebebiyle malul kalan ......'nun müvekkili şirkete başvuru yaptığını ve bu başvuru neticesinde ......'ya ödenen tazminat bedeli olan 48.564,00-TL tazminat bedeli müvekkili şirket tarafından yukarıda belirtilen poliçeye istinaden poliçe limitleri dahilinde ödendiğini, kaza sonrası ..... Hastanesi tarafından hazırlanan alkol raporunda sigortalı araç sürücüsünün 1.57 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, trafik sigortası genel şartları’nın b.4 maddesinde alkollü araç kullanmanın rücu nedeni olarak gösterildiğini, hasar tazminatının ödenmesi neticesinde, TTK madde 1472 gereği müvekkili şirketin sigortalısının halefi durumuna geçerek kusurlu olan davalıya kusuru oranında rücu talebinde bulunduğunu, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, davalıya karşı Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile 48.564,00-TL asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren işlemiş 1.257,34 -TL yasal faizi ile toplam 49.821,34 -TL için ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, ancak borçlu (davalı) tarafından alacağımıza haksız olarak itiraz edilmek suretiyle takip durdurulduğunu, borçlu (davalı) söz konusu takibe itiraz etmesi üzerine, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde borçlu (davalı) ile anlaşma sağlanamadığını, davalının mal varlıklarını tasfiye etme ve üçüncü şahıslara aktarması kuvvetle muhtemel olduğundan, alacaklarının yüksekliği ve kusur durumu da gözönünde bulundurularak, (dava sonucunda sayın mahkemece haklılıklarına karar verildiği takdirde, alacaklarının teminat altına alınması bakımından karar kesinleşinceye kadar davalının malvarlıklarına müvekkili sigorta şirketinin 5684 sayılı Kanun’un 17.maddesi gereğince hazine müsteşarlığı nezdinde teminatlar tesis etmiş olması sebebiyle sigorta şirket borçları ayrıca kamu teminatı altında bulunduğundan teminatsız olarak ihtiyati tedbir konularak üçüncü şahıslara devrinin önlenmesine karar verilmesini ,davalının Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nün ...... esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, kötüniyetli itiraz nedeni ile, müvekkil şirket lehine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacının talep ettiği tüm talep ve alacakları (davacının iddialarını asla kabul etmemekle birlikte) zamanaşımına uğradığını; ayrıca söz konusu taleplere ilişkin dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, zira dava konusu alacak nedeniyle davacı tarafça İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve taraflarınca süresi içinde itiraz edilmesine rağmen, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, dolayısı ile zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını ve davanın reddine karar verilmesini talep etiklerini, davalı olarak müvekkili şirketin gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. Maddesine göre, " başka bir kişisin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu ispat edemediği takdirde kayda göre araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı veya rehin alan kişi; işletendir. Aynı Kanunun 85. Maddesi hükmüne göre ise bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. " Bu itibarla müvekkili şirket aracının trafik kayıtlarında maliki gözükse bile sözleşme ve belgelerden de anlaşılacağı üzere aracın uzun süreli kiracısı sayılacak olan dava dışı ...... Turizm Temizlik Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin aracın gerçek işleteni olduğunu, Müvekkili şirket ile dava dışı ...... Turizm Temizlik Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında 31/05/2016 tarihinde 18 ay süreli "Araç Kiralama Sözleşmesi" imzalandığını, Kazaya karışan araç bu sözleşme uyarınca 01/06/2016 tarihinde ...... Turizm Temizlik Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'ne teslim edildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre de davalılardan ... Belediyesi aracın gerçek işleteni olduğunu, bu bağlamda müvekkili şirketin ..... plakalı aracın gerçek işleteni olmadığından, davada hasım gösterilmesi usul ve yasalara aykırı olduğunu, Kaldı ki davacı tarafça başlatılan asıl icra takibinde borçlu olarak gösterilen ...... isimli şahsın müvekkili şirketle herhangi bir iş ilişkisi de bulunmadığını, taraflarınca yapılan araştırma neticesinde davacı tarafça zarara uğradığı ve kendisine ödeme yapıldığı iddia edilen ...... isimli şahsın, kaza tarihinde aracın kiralandığı ...... firmasının sigortalı çalışanı olduğu ve yine aracın da kendisine tahsis edildiği, kazayı yapanın bizzat kendisi olduğunun öğrenildiğini, dolayısı ile kazaya karışan aracın kiralandığı şirkette sigortalı olarak çalışan ...... ile tutanakta sürücü olarak adı geçen borçlu ......'nın salt sigortadan tahsilat yapma maksadı ile muvazaalı eylemleri ve buna ilişkin gerçeğe aykırı tutanak tanzimini sağlamaları nedeniyle müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin hukuken kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı tarafça gerekli araştırma yapılmaksızın salt aracın maliki olması nedeni ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, tüm bu sebeplerle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve haksız nitelikteki davasının reddini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının reddine, haksız ve kötüniyetli davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası, İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacının sigortalısına ait aracın 08/09/2017 tarihinde karıştığı trafik kazası kaynaklı davacının dava dışı ......'ya ödediği tazminatının sigorta genel şartları gereği davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.

Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 48.564,00 TL asıl alacak, 1.257,34 TL faizi ile toplam 49.821,34 TL alacağa takip tarihinden itibaren %9,00 yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Bilirkişi heyeti 14/03/2022 havale tarihli raporunda;

Davacı tarafın davalı hakkında 48.564,00 TL asıl, 1.257,34 TL işlemiş faiz ve 49.821,34 TL toplam alacağın, takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek %9,00 faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) önce İstanbul ..... İcra müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden 16.12.2019 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 25.12.2019 tarihinde takibe itiraz ettiği, icra dairesinin 30.12.2019 tarihinde takibi durdurduğu, sonra davacı tarafın 09.01.2020 dilekçesi ile takibin Küçükçekmece icra müdürlüklerine gönderilmesini talep ettiği, davalı tarafın 06.03.2020 tarihinde takibe itiraz ettiği, icra dairesinin 08.03.2020 tarihinde takibi durdurduğu görüldüğü,

Davacı tarafın davalı hakkında 48.564,00 TL asıl, 1.257,34 TL işlemiş faiz ve 49.821,34 TL toplam alacağın, takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek %9,00 faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) önce İstanbul ..... İcra müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyası üzerinden 16.12.2019 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 25.12.2019 tarihinde takibe itiraz ettiği, icra dairesinin 30.12.2019 tarihinde takibi durdurduğu, SONRA davacı tarafın 09.01.2020 dilekçesi ile takibin Küçükçekmece icra müdürlüklerine gönderilmesini talep ettiği, davalı tarafın 06.03.2020 tarihinde takibe itiraz ettiği, icra dairesinin 08.03.2020 tarihinde takibi durdurduğu görüldüğü, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.05.2000 tarihli ... esas ve ...... sayılı kararı çerçevesinde tazminatın hüküm tarihindeki duruma göre hesap edilmesi ve hüküm tarihine en yakın verilerin nazara alarak rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın somut olarak hesaplanması gerektiği,

Bu kapsamda iş bu raporda, rapor düzenleme tarihine kadar geçen süre (bilinen dönem) için yapılacak zarar hesabında, bilinen son veriler dikkate alınarak ıskonto ve artırmaya tabi tutulmadan hesaplama yapıldığı, Yargıtay kararları dikkate alınarak; hak sahibinin bakiye ömür süresi TRH 2010 yaşam tablosuna göre, bilinmeyen dönem kazançlar ise Yargıtay kararlarındaki gibi %10 artış ve iskonto esasına (progresif rant yöntemine) göre belirlenerek hesaplama yapılacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Madde 47 / d “ Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu “ , Madde 48 “Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı " , Madde 52 a/b " Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak “ ve Madde 84 / f“ Asli kusurlu haller “ maddelerini - ihlal etmesi nedeniyle ..... plakalı araç sürücüsü ......” nın % 100 oranında ASLİ kusurlu olduğu , ..... plakalı araç sürücüsü ......” nın 08.09.2017 tarihinde yaptığı kaza anında 1,57 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği, Dava dışı ......'nun; davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile %l4 maluliyetine karşılık, davacı şirketin ödeme yaptığı 02.09.2019 tarihi itibariyle; 6.356,70 TL, geçici iş göremezlik tazminatı ve 122.682,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 129.039,64 TL alacağı bulunduğu, davacı şirketin 41.957 TL asıl alacak ve 5.647 TL vekalet ücreti olmak üzere 47.604 TL ödeme yaptığı, Kaza tarihinde aracın “İşleten Sıfatının” uzun süreli kiralayan dava dışı ..... Grup Turizm Temizlik Otomativ San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, Söz konusu kazada İşleten sıfatının kendisinde olmaması sebebi ile davalının sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.

Bilirkişi heyeti 07/11/2022 havale tarihli raporunda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Madde 47 / d “ Trafik işaret ve kurallarına uyma zorunluluğu " , Madde 48 “Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" , Madde 52 a/b * Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak “ ve Madde 84 / F" Asli kusurlu haller “ maddelerini - ihlal etmesi nedeniyle ..... plakalı araç sürücüsü ......” nın %100 oranında ASLİ kusurlu olduğu ,..... plakalı araç sürücüsü ......' nın 08.09.2017 tarihinde yaptığı kaza anında 1,57 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği, Dava dışı ......” nun; davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile %14 maluliyetine karşılık, davacı şirketin ödeme yaptığı 02.09.2019 tarihi itibariyle; 6.356,70 TL, geçici iş göremezlik tazminatı ve 122.682,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 129.039,64 TL alacağı bulunduğu, davacı şirketin 41.957 TL asıl alacak ve 5.647 TL vekalet ücreti olmak üzere 47.604 TL ödeme yaptığı, Kaza tarihinde aracın “İşleten Sıfatının” uzun süreli Kiralayan dava dışı .... Grup Turizm Temizlik Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğunu kira sözleşmesinin yanı sıra yukarıdaki maddelerde izah edildiği gibi ispat etmesi gerektiği, ( Emniyet Genel Müdürlük kayıtlarında tespit edilememesi sebebiyle) belirtilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.

Yine 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Ayrıca 2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.

Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.

Öte yandan, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.

O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığı, bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından rücu davasının kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre; ..... plakalı aracın davacı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile davalı ...... Akaryakıt Turizm Temizlik Taşımacılık Ve Nakliye Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti adına sigortalı olduğu, sigortalı aracın, 08.09.2017 tarihinde, alkollü sürücü ......'nın sevk ve idaresinde iken yaralamalı hasarlı trafik kazasına karıştığını ve sigortalı araçta yolcu bulunan ......'nun malul kalmasına sebep olduğu görülmektedir.

Her ne kadar görülmekte olan davada, davalı şirket uzun süreli kira sözleşmesi uyarınca kazaya karışan aracın kiralandığını ileri sürülmüş ise de, gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. Bu bağlamda, davalı şirketin aracın uzun süreli sözleşme gereğince kiralandığını sözleşme dışında, diğer delillerle desteklenmeyen (aracın kiralayana teslim edildiğini gösterir belge, kira bedelinin ödendiğine ilişkin fatura vs. gibi) bir kiralama sözleşmesinin 3. kişileri bağlar nitelikte olduğundan söz edilemeyecektir. Davalı şirketin yargılama sırasında bu yönde hiçbir delil ibraz edilmemiş olduğu, soyut bir iddia niteliği taşıdığı gözetildiğinde, davalı şirketin araç maliki sıfatıyla oluşan zararın giderilmesinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi sonunda, dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla hüküm vermeye yeterli bulunmuş olan, 07/11/2022 havale tarihli rapora göre, ..... plakalı araç sürücüsü ......' nın %100 oranında ASLİ kusurlu olduğu , kaza anında 1,57 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği, davacı şirket tarafından dava dışı ...... 02.09.2019 tarihi itibariyle 47.604 TL ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan bu ödemenin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartlarının B.4/d maddesi gereği araç sürücüsünün, münhasıran alkole bağlı olarak ve %100 kusurlu kazaya sebebiyet vermesinden dolayı, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Alacağın niteliği itibariyle belirlenebilir olmayıp, miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile, davalının Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına, takip ve dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına,

2.İcra inkar tazminatının talebinin reddine

3.Alınması gerekli 3.317,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 580,25 TL harcın mahsubuyla bakiye ‭2.737,15‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 580,25 TL peşin harç olmak üzere toplam ‭639,55‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) ‭5.606,2‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davacının diğer davalı yönünden yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

7.AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

9.Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,

10.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzünde davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/10/2023 Katip .... ¸(e-imzalıdır) Hakim .... ¸(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.