Esas No
E. 2013/17000
Karar No
K. 2014/9876
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2013/17000 E.  ,  2014/9876 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 19/09/2013

NUMARASI : 2011/1256-2013/677

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira borcunun bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş,karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Taraflar arasında düzenlenen 01.07.1998 başlangıç tarihli ve sekiz yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya ait köyde bulunan evin konut olarak kullanılmak üzere kiralandığını, Sekiz yıllık sürenin bitiminde kiralananı kiraya verene teslim ettiğini belirterek kiracı olmadığının ve kira borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevabında ; davacının süre bitiminde anahtar teslimi yapmadığını ve taşınmazı kullandığını, dava açıldıktan sonra da taşınmazı terk ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.07.1998 başlangıç tarihli, sekiz yıl süreli, yazılı kira sözleşmesi ile köyde bulunan ev niteliğindeki taşınmazın davacıya kiralandığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan köy sınırları içerisinde bulunduğundan 6570 sayılı yasanın birinci maddesi kapsamı dışında kalmakla sözleşme BK.'nun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabidir. BK.'nun 263. maddesi uyarınca “Kira, muayyen bir müddetle akdedilip de bu müddettin hitamında kiralayanın malumatı ile ve muhalefeti olmaksızın kiralananın kullanılmasına devam olunduğu yahut mukavelede fesih hakkında gösterilen ihbarı iki taraftan hiç biri yapmadığı takdirde, hilafına mukavele yok ise akit gayri muayyen bir müddet için tecdit edilmiş sayılır.” Davacı-kiracı sözleşme süresinin bitiminde kiralananı teslim ettiğini, bu şekilde kira ilişkisinin sona erdiğini ileri sürmektedir.Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir; anahtarın da kiraya verene teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiraya veren tarafından kabul edilmemesi, başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde, kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiraya verenin bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır.

Anahtarın kiraya verene teslimi, hukuki işlemin içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte, sözleşmenin feshine yönelik bir hukuki sonuç doğurduğundan, bunun ne şekilde ispatlanacağı hususu, yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle,

HMK.nun 200. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Eş söyleyişle, yıllık kira bedelinin tutarı senetle ispat sınırının (HMK. md.200/1) üzerindeyse ve kiraya verenin açık muvafakati yoksa (HMK. md.200/2), bu yön kiracı tarafından ancak yazılı delille ispatlanabilir.

Dava konusu somut olayda; Mahkemece kiracının bildirdiği tarihte taşınmazın tahliye edildiği kabul edilerek sonuca gidildiği görülmektedir. Davacı-kiracı anahtar teslimi hususunda yazılı delil sunmamıştır. Takipte belirtilen yıllık kira miktarına göre (aylık 100 TL'den yıllık 1.200 TL ) bu konuda tanık dinletebileceği gözetildiğinde ise tarafların müşterek tanığı ile davalı tanıklarının beyanlarına göre kira süresinin bitiminden sonraki tarihlerde de kiralananın davacı kiracı tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı-kiracı tarafından süre bitiminde kiralananın tahliye edilerek anahtarının teslim edildiği ispatlanamamıştır. Mahkemece davalı- kiraya veren tarafından bildirilen tahliye tarihi esas alınarak kira borcu tespit edilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K6570 md.263
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog