Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

GAZİANTEP

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ....
KARAR NO: ....
DAVACI: ....
VEKİLİ: ....
DAVALI: ....
VEKİLİ: ....
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/01/2023
KARAR TARİHİ: 03/05/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 09/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/09/2022 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ....plakalı aracın müvekkil sevk ve idaresinde bulunan.... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkile ait aracın ciddi hasar kaybı olduğunu, müvekkilin aracının arka tamponunun değiştiğini, bagajının boyandığını, kazanın meydana gelmesinde....plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, açıklanan bu nedenlerle şimdilik; 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan.... plakalı araca ait hasar tarihini kapsayan .... .... Sigorta A.ş. Tarafından düzenlenmiş bir trafik poliçesi veya herhangi bir poliçe olmadığını, bu nedenle işbu davanın reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafça müvekkil şirkete başvuru yapılmaması ve başvuruda zorunlu belgelerin sunulmaması sebebiyle de davanın usulden reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1.Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar,

2.Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı,

3.Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,

4.İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,

5.Dosyada mündemiç kusur ve makine mühendisi bilirkişi raporları,

6.İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası neticesinde araçta meydana gelen değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.

Sigorta sözleşmesi davanın açıldığı tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 1263. maddenin birinci fıkrasında (6102 sayılı TTK, m. 1401); “Sigorta bir akittir ki bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısiyle bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.” şeklinde tanımlanmıştır. Sigorta sözleşmelerinde sigortacı, sigorta ettirene bir prim karşılığında belirli bir rizikoya karşı koruma sağlamayı üstlenir (Avrupa Sigorta Sözleşmesi Hukuku İlkeleri, m.1:201). Sigorta sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 3. maddesinde; araç sahibi, araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişi, işleten ise; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hâllerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi olarak tanımlanmış ve ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimsenin de işleten sayılacağı belirtilmiştir.

İşleten ile sigorta ettiren kişi de farklı kavramlardır.

İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğuna KTK’nın 85. maddesinde yer verilmiş, aynı Kanun’un 91. maddesi ile poliçenin geçerlilik süresinde meydana gelen kaza tarihinde ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın (ZMSSGŞ) A-3. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK’ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. KTK’nın 91. maddesi ile işletenlerin 85. maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanması amacıyla mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu kılınmıştır.

Dosyada yer alan trafik kaza tespit tutanağından ve davalının mahkememize ibraz etmiş olduğu poliçe tetkik edildiğinde kaza tarihinde aracın ZMSS poliçesi ile sigortalanıp sigortalanmadığı tetkik edildiğinde kaza tarihi itibariyle .... plakalı aracın ZMSS ile davalı tarafından sigortalanmadığı tespit edilmiştir. Taraf sıfatı bakımından yapılan değerlendirmeler;

Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması, kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı, tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.

Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Başka bir anlatımla, dava şartları işin esasının incelenmesine engel teşkil eder mahiyetteyken, bir davada taraflardan birinin davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne girilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Bu karar, davanın dinlenemeyeceğine ilişkin bir karar olmayıp, yine davanın esasına ilişkin bir karardır. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de teşkil etmediğinden davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru; s. 1157 vd.).

Davaya konu 20/09/2022 tarihinde kazaya karışan .... plakalı aracın, kaza tarihi itibari ile davalı sigorta şirketince sigortalı olmadığı, nitekim kaza tespit tutanağında da bu durumun açıkça görüldüğü, kaza tespit tutanağında davalı sigorta şirketinin davacıya ait aracın ZMSS sigortacısı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda kaza saati itibariyle kazaya karışan .... plakalı aracın ZMSS poliçesi olmadığı tespit edilmiş ve davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Neticeten;

Tüm dosya kapsamı taraf beyanları ve gelen yazı cevapları birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının davalı .... .... Sigorta A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın Pasif Husumet Yokluğundan REDDİNE,

2.Dava açılırken yatırılan peşin harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3.Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

5.Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat bakımından yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

6.Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 03/05/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog