Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/664
Karar No
K. 2021/664
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/664 Esas - 2022/770

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA GEREKÇELİ KARAR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/664 Esas
KARAR NO: 2022/770
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/11/2021
KARAR TARİHİ: 15/12/2022
KARAR Y.TARİHİ: 21/12/2022

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait aracın, davalı sigortacı tarafından kasko poliçesiyle sigortalandığını, aracın tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, hasar tespiti için ekspertiz raporu düzenlettirilerek, tespit edilen 240.000,00 TL hasar bedelinin ve ekspertiz ücretinin tazmini için davalıya ihtar çekildiğini ancak ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 10.000,00 TL hasar bedeli ve 1.500,00 TL ekspertiz ücreti alacağının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu hasarın teminat dışı olması sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, kazaya sebebiyet veren sürücüsünün bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sürücünün olay yerini terk ettiğini, talebe dayanak gösterilen ekspertiz raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, avans faiz talebine itiraz ettiklerini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, kasko poliçesi kapsamında, maddi hasar zararının tazmini istemine ilişkindir.

Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

Olay tarihinde geçerli olan Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere; bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir.

Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.

Somut olayda; kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere, 12/09/2020 günü, firari sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, aracın sol yanlarını reklam panosuna ağaca ve trafik işaret levhasına çarparak sağ yanına devrilmesi neticesinde tek taraflı kazanın meydana geldiği ve davacıya ait ... plakalı aracın hasarlandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında, davacı sigortalının ihbar mükellefiyetini doğru şekilde yapıp yapmadığı, sürücü değişikliği olup olmadığı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Taraflarca sunulan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortası ile teminat altına alınan aracın 12.09.2020 tarihinde meydana gelen tek taraflı kazadan sonra araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği anlaşılmaktadır. Kasko Sigortası Genel Şartları A..5.10 maddesinde zorunlu haller, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi haller dışında meydana gelen zararın teminat dışında kalacağı düzenlenmiştir. Davacı yanca araç sürücüsünün olay yerini terk nedeni, cep telefonunun bulunmaması nedeniyle yaşanan panik olarak ifade edilmiş olup, zorunlu bir hal olmadan olay yerini terk edildiği ve sigorta akidinin sözleşme ile yükümlendiği doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği değerlendirilmiştir.

Her ne kadar rizikonun teminat dışında kaldığını kanıt yükü TTK'nın 1409 maddesi uyarınca sigorta şirketinde ise de TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğü iyi niyet kurallarına aykırı biçimde yerine getirilmez ise kanıt yükü yer değiştirip, sigortalının rizikonun teminat kapsamında kaldığını kanıt yükü oluşmaktadır. Somut olay yönünden, olay yerini terk nedeni açılamasında zorunlu bir neden belirtilmemiş olmakla iyi niyet kurallarına aykırı olarak ihbar yükümlülüğünü yerine getirilmediği ve bu nedenle oluşan zararın teminat kapsamı dışında olduğu kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davanın Reddine,

2.Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,

3.Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,

5.Alınması gerekli 80,70 TL harcın, peşin alınan 196,40 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 115,70 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra istek halinde yatırana iadesine,

6.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/12/2022 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog