Esas No
E. 2022/219
Karar No
K. 2023/1221
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2022/219 - Karar No:2023/1221

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/219

KARAR NO: 2023/1221

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/06/2021

NUMARASI : 2015/588 E-2021/479 K

DAVACI-KARŞI DAVALI : ...

KARAR TARİHİ: 30.11.2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 30.11.2023

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ilişkin asıl, alacak istemine ilişkin karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı vekili: Müvekkilinin Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2015/3354 sayılı dosya ile davalı şirketle aralarındaki sözleşme ve sözleşmedeki miktardan fazla şekilde yapılan iş karşılığı alacağının tahsili için ilamsız icra takibi yaptığını, davalının 11/02/2015 tarihinde itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, takibin dayanağının müvekkilinin kestiği 28/01/2015 tarihli 37.000,92 TL ve 28/01/2015 tarihli seri 15.001,00 TL 'lik iki adet fatura olduğunu, faturaların davalıya gönderildiğini, cevaben edimin yerine getirilmediğinden bahisle faturalar ve içeriğinin kabul edilmediğini, taraflar arasında 03/12/2014 tarihli bir sözleşmenin mevcut olduğunu, müvekkilinin sözleşme konusu tüm edimlerini yerine getirdiğini, hatta bir takım ilave işler de yaptığını, davalının ise sözleşme ve faturalar gereği ödemesi gereken miktarı ödemediğini, davalı tarafından yapılan taşınmazın sözleşme ve faturalardan da görüleceği üzere silikon cephe, kompozit panel imalat ve montajı ile aliminyum kapı ihtiyacını müvekkilinin karşıladığını, davalının ödeme yapmadığını ve icra takibine de itiraz etmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığını belirterek davalının Ankara 3. İcra Dairesinin 2015/3354 sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, en az %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl davada davalı vekili: Müvekkili ile davacı şirketin, müvekkilinin iş yeri binasının dış cephe cam giydirme işi için anlaştıklarını ve taraflar arasında 03/12/2014 tarihli sözleşme yapıldığını, sözleşmede bedelin KDV dahil 37.000,00 TL olduğunu, müvekkili tarafından davacı şirkete 7.000,00 TL nakit ödeme yapıldığını ve 11.500,00 TL'de 07/04/2015 tarihli çeki keşide ederek teslim ettiğini, karşı tarafın tüm yükümlülüklerini yerine getirince müvekkili tarafından18.500,00 TL çek verme yükümlülüğünü yerine getireceğini, ancak davacı şirketin sözleşmeye konu işi bitirip teslim etmediğini, işi yarım bıraktığını, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/16 D. İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını ve rapor sonucunda müvekkilinin borçlu olmadığı, aksine alacaklı konumunda olduğunun tespit edildiğini, davacının takibe dayanak gösterdiği faturalara itiraz edilerek faturaların iade edildiğini belirterek haksız, dayanaksız, iyi niyetten yoksun davanın reddine ve müvekkili lehine % 20 'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiş, karşı davasında; 2015/16 D.iş sayılı delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunda yüklenicinin yapmış olduğu imalattaki eksik ve kusurların giderilmesi için harcaması gereken bedelin keşif tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine göre KDV dahil tutarının 30.680,00 TL olduğu, eksik ve kusurları forse bir çalışma ile 45 günde tamamlanabileceği, keşif tarihi itibariyle inşaatta bir çalışma olmadığını, yönünde kanaat bildirildiğini, yani işin bedeli olarak toplam 37.000,00 TL fiyat üzerinden anlaşıldığını, bilirkişi raporuyla yapılan dış cephe kaplamadaki eksik ve kusurların giderilmesi için harcaması gereken miktarın 30.680,00 TL olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin ise toplamda 18.500,00 TL ödeme yapmayarak zarara uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile aykırı ve müvekkilinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı, noksan ve kusurlu olarak, kısmen ifa edilmesi nedeniyle müvekkilin ödemiş olduğu bedelden ayıp oranında indirim yapılmasını ve uğranılan zararlara mukabil şimdilik 1.000,00TL alacağın yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davacı vekili 02/06/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, karşı davanın kabulü ile her kalemde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesinde ve ıslah talepleri doğrultusunda bilirkişi raporunda tespit olunan 1.000,00 TL alacağı 7.729,00 TL 'ye artırdıklarını, belirterek alacağın avans faizi ile davalıdan tahsiline, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve tespit giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Karşı davalı vekili;Karşı davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince: Asıl davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davası ve karşı davanın ise, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle fazla yapıldığı belirtilen ödemelerin ayıplı ifadan dolayı indirim yapılması talebine ilişkin alacak olduğu, uyuşmazlık konusunun taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davalının davacıya belirtilen miktar kadar borcunun olup olmadığı, borcun dayanağı olan eser sözleşmesi gereğince davacının edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, yerine getirilmemiş ise eksik kalan kısımların bedeli ve bu miktarın davalının açtığı karşı dava ile davacı- karşı davalıdan istenip istenemeyeceği, hususlarına ilişkin olduğun, her ne kadar mahkemenin 23/06/2021 duruşmasında " karşı dava yönünden, hükmün 2.bendinde, " Karşı Davanın KABULÜ ile, ıslah edilen değer ile birlikte toplam 7.729,00.TL alacağın, 1.000,00.TL'sinin karşı dava tarihi olan 21/05/2015 tarihinden itibaren, ıslah edilen geriye kalan 6.729,00.TL'nin ise 03/06/2021 ıslah harç tarihinden itibaren, işletilecek avans faiz ile birlikte davacı- karşı davalı ..... Ltd. Şti'den alınarak davalı-karşı davacı ... ..... Ltd.Şti'ne ödenmesine, " şeklinde karar verilmişse de, sehven kısa kararda davalı-karşı davacı ile davacı-karşı davalının şirket ünvan isimlerinin yerleri karıştırılarak, maddi hata ile yanlış yazıldığı tespit edilen şirket ünvan isimlerinin gerekçeli kararda düzeltildiği, tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, toplanan deliller ile alınan bilirkişi kurulları raporları birlikte değerlendirildiğinde, en son bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan 09/09/2020 tarihli ek raporda belirtildiği üzere, davalının 8.614,00.TL işleri eksik bırakmış olup imalatları içeren iş bedelinin 38.656,25.TL olup, davacının ( 38.656,25.TL iş bedeli -11.500,00.TL ödeme- 8.614,00.TL eksik iş bedeli) 18.542,25.TL talep edebileceğini, ayıplı imalatlar bakımdan davacı-karşı davalının ödemesi gereken bedellerin ise, kompozit cephenin şakulüne göre yeniden montajının 4.750,00.TL, simetrik olmayan kapının değiştirilmesinin 1.800,00.TL, toplam 6.550,00 TL ve KDV'sinin 1.179,00.TL olup buna göre toplam 7.729,00TL tespit edilmiş olduğu, davacı-karşı davalının ödemesi gereken yapılan işteki ayıp bedeline ilişkin alacağın 7.719,00.TL olarak hesaplandığı belirtildiği, bilirkişi kurulunun 09/09/2020 tarihli ek raporunun Yargıtay denetimine açık olduğu, karar ve hüküm kurmaya elverişli kabul edildiği, belirtilen nedenlere göre asıl dava yönünden, asıl davanın kısmen kabulü ile, asıl davanın davalısının icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca kısmen iptali ile, 18.542,25.TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ayrıca asıl davada, alacak miktarı yargılamayı gerektiğinden, tarafların şartları bulunmayan İİK'nun 67.maddesinden kaynaklanan icra inkar tazminatının reddine karar verildiği, karşı dava yönünden ise, dosya kapsamı alınan 09/09/2020 tarihli ek bilirkişi kurulunun raporuna göre, ayıplı imalatlar bakımdan davacı-karşı davalının ödemesi gereken bedellerin toplamı 7.729,00.TL bilirkişi kurulu tarafından tespit edilmiş olup bu kapsamda, karşı davanın kabulü ile, toplam 7.729,00.TL alacağın, davacı- karşı davalı şirketten alınarak davalı- karşı davacı şirkete ödenmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, asıl davanın davalısının, Ankara 3. İcra Dairesinin 2015/3354 sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca kısmen iptali ile, 18.542,25.TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl davada, alacak miktarı yargılamayı gerektiğinden, davacı tarafın şartları bulunmayan İİK'nun 67.maddesinden kaynaklanan icra inkar tazminatının reddine, karşı davanın kabulü ile, ıslah edilen değer ile birlikte toplam 7.729,00.TL alacağın, 1.000,00.TL'sinin karşı dava tarihi olan 21/05/2015 tarihinden itibaren, ıslah edilen geriye kalan 6.729,00.TL'nin ise 03/06/2021 ıslah harç tarihinden itibaren, işletilecek avans faiz ile birlikte davacı- karşı davalı ..... Ltd. Şti'den alınarak davalı-karşı davacı ... ..... Ltd.Şti'ne ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının dosya kapsamına, yasaya, yerleşik içtihatlara ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik inceleme ile tanzim edildiğini, rapora itirazlarının karşılanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davaya konu sözleşmenin niteliğinin teklif birim fiyat olarak nitelendirilmesi gerektiğini, götürü bedel sözleşmesi olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığını, oysaki tarafların yapmış olduğu yazılı sözleşme/ anlaşmanın dış cephenin tamamı için olduğunu, müvekkilinin dış cephe cam giydirme işini götürü usul ile davacı - karşı davalıya KDV dahil 37.000,00 TL'na verdiğini, 03.12.2014 tarihli sözleşme ile karşı tarafın üstlendiği edimin müvekkiline ait binanın dış cephe cam giydirme işinin tamamı olduğunu, yapılan bir ilave iş olmadığını, karşı tarafın işi ve uzmanlığı gereği ölçüp biçerek, hesap yaparak sözleşmedeki adet ve miktarları belirlediğini, ayrıca hükme esas alınan raporlarda ilgili heyetin hatalı tespitlerine göre eksik kusurlu işlerin fiyat değerlendirmesine göre hesaplama yapıldığını ve 16.343,00 TL eksik ve kusurlu iş bedeli hesap edildiğini, oysaki 03.12.2014 tarihli sözleşmede akdolunduğu üzere dış cephe cam kaplaması için işin bedeli olarak toplam 37.000,00 TL fiyat üzerinden anlaşılmış olup davacı-karşı davalı aleyhine Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/16 D.İş sayılı delil tespiti dosyası ile 30.01.2015 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 08.04.2015 tarihli bilirkişi raporuyla, davalı …Ltd. Şti yüklenicinin yapmış olduğu imalattaki eksik ve kusurların giderilmesi için harcanması gereken miktarın keşif tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine göre KDV dahil tutarının 30.680,00 TL olduğunun tespit edildiğini, Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/16 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında alınan rapor ile huzurdaki dava dosyasında alınan raporlar arasında böylesi değer farkının açık çelişki olduğunu, mahkemece herhangi bir açıklama dahi yapılmadığını, oysa eksik ve kusurlu imalatlar yönünden bir değerlendirme yaparken, davaya konusu işin % kaç seviyesinde davacı-karşı davalı tarafından tamamlanmış olabileceğinin de değerlendirilmesi gerektiğini, bu hususlar değerlendirilmeden eksik inceleme yapılan bilirkişi raporlarının usul ve yasa aykırılık teşkil ettiğini, müvekkiline ait binanın dış cephe cam giydirme işinin 03.12.2014 tarihli sözleşmeye aykırı ve müvekkilinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı, noksan, eksik ve kusurlu olarak kısmen ifa edilmesi nedeniyle müvekkilinin ödemiş olduğu bedelden ayıp oranında indirim yapılarak uğranılan zararların yasal faiziyle birlikte davacı karşı - davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesi gerekmekte iken somut bilgiler dikkate alınmaksızın müvekkilini borçlu çıkaracak şekilde tanzim edilen bilirkişi raporlarının hükme esas teşkil etmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl dava itirazın iptali, karşı dava alacak istemine ilişkin olup mahkemece verilen karara karşı davalı- karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmede yapılacak imalatların miktar ve birim fiyatları gösterilerek düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, sözleşmenin götürü birim fiyatlı olarak düzenlendiğinin anlaşılmasına, dosya kapsamı, mahallinde keşifle de düzenlenen bilirkişi raporları da dikkate alınarak dosya kapsamına uygun, denetlenebilir nitelikte bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,

2.Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 1.266,62 TL istinaf karar harcından peşin alınan 316,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 950,02 TL harcın davalı- karşı davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

3.Harçlar Kanunu gereğince karşı dava yönünden alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davalı- karşı davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

4.İstinaf başvurusu nedeniyle davalı- karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvurma harçlarının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30.11.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog