Esas No
E. 2023/3765
Karar No
K. 2023/3816
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/3765
KARAR NO: 2023/3816

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/09/2023

NUMARASI: 2023/338 D.İş - 2023/347 K

DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ 21/12/2023

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin halı ve kilim yıkama işiyle uğraşan bir tacir olduğunu, 31/08/2021 tarihinde işyerini açtığını, elektrik aboneliğinin bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin işyerindeki sayacı 19/09/2023 tarihinde kontrol edilmesine müteakip sayaçta fiziki müdahale olduğu iddia edildiği ve müvekkili hakkında kaçak tutanağı düzenlendiğini, kaçak tespit tutanağı düzenlendikten hemen sonra müvekkiline gelen mesajla birlikte müvekkiline son ödeme tarihi 29/09/2023 tarihi olan 550.564,05-TL ile 439.691,76-TL olmak üzere toplamda 990.255,81-TL kaçak elektrik faturaları kesildiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımı yapmadığını ve kesilen faturaların fahiş olduğuna ilişkin kuruma itiraz ettiğini, aynı zamanda menfi tespit davası açmak için 21/09/2023 tarihinde dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurduğunu, müvekkilinin bu borcu ödeme imkanı bulunmadığını ve elektriğin bir kaç gün içinde kesileceğini, elektriğin kesilmesi durumunda kendisi ve ailesinin başka bir geliri olmadığı için maddi olarak telafisi imkansız zararlar ortaya çıkacağını, ayrıca işyerinde müşterilerine ait halıları da teslim edemeyecek ve müşterilerine mahcup duruma düşeceğini, aynı zamanda ekonomik olarak zarara uğrayacağını, bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; "Talep edenin ticaret ile uğraştığı ve elektrik enerjisine ihtiyacının zorunlu olduğu anlaşılmakla tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle 1- Faturalar toplamı 990.255,81-TL'nin %15'ine tekabül eden (148.538,37-TL) teminat karşılığı, ihtiyati tedbir talep eden ...'ya ait "... Mah. .... Sok. No:... Bağcılar/İSTANBUL" adresinde bulunan iş yerine, talebe konu güne isabet eden kaçak tutanak, faturalar ve miktarları adresle ile sınırlı olmak üzere 6100 sayılı Kanunun 389. madde uyarınca yeniden elektrik enerjisi verilmesine, tedbiren kesilen elektriğin açılmasına ve yeniden kesinti yapılmamasına karar verilmiştir.Karara karşı aleyhine tedbir talep edilenin itirazı üzerine duruşmalı inceleme sonunda "Bölge Adliye Mahkemelerinin kararlarına direnmek usul hukuku açısından mümkün değildir. AHİM uygulamaları dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemeleri yargı çevresindeki emsal uyuşmazlıklar yönünden farklı ilk derece mahkeme kararlarının varlığı adil yargılanma hakkının ihlaline, hukuki istikrar ve güvenin bozulmasına yol açar. Bu nedenle aksine uygulama hukuki istikrar, güven ve adil yargılanma haklarına zarar vereceğinden İstanbul BAM 3.HD.nin yukarıdaki açıklanan görüşüne uymak zorunludur. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin söz konusu ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı aleyhine tedbir istenen tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine tedbir istenen vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; talep edenin kaçak kullanım yaptığının tespit edildiğini, kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden olduğunu, tutanağın aksinin iddia edilmesi halinde bundan kendisine hak bahşeden kişinin aksini ispat etmesi gerektiğini, davacının kaçak elektrik kullandığı gerek dava dosyasına sunulan belge ve fotoğraflar ve video kayıtları gerekse mahkeme huzurunda dinletecekleri tanıklar yapılacak yargılama sonucunda da ortaya çıkacağını, yapılan hesaplamalar EPTHY MADDE 42,43,44,45,46.madde düzenlenen kural ve kaidelere uygun olarak yapıldığını, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, yapılan kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir taleplerine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise, elektriğin kesilmemesi talebiyle ilgili ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir.

HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Somut olayda; dava ve talebin niteliğine göre, somut olayda tedbir talep edilen yerin işyeri olması, iş yerinin elektriğinin kesilmesi halinde tedbir talep eden açısından telafisi zor ya da imkansızlık halinin bulunması karşısında, somut olayda HMK. 389 ve devamı maddelerde düzenlenen ihtiyati tedbir karar verilmesi için gerekli şartların mevcut olduğu gözetildiğinde verilen karar usul ve yasaya uygundur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, Aleyhine tedbir istenen vekili istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Aleyhine tedbir istenen vekili istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog