Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

GAZİANTEP

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ....
KARAR NO: ....
DAVACI: ....
VEKİLİ: ....
DAVALI: ....
VEKİLLERİ: ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2021
KARAR TARİHİ: 01/06/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 08/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili ibraz etmiş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkil şirket tarafından üretilen ürünler davalının belirttiği gümrüğe sevk edilmekte ve davalı şirket tarafından düzenlenen gümrük beyannameleri ile ilgili müşterilerine ihraç edilmektedir. Aşağıda detaylı şekilde izah edileceği üzere davalı şirket aslında tek yetkilisi olan şahıstan ibaret, merkez adresi İstanbul'da bir sanal ofis olan, tek bir çalışanı ve malvarlığı olmayan, müvekkil şirket gibi üreticilerden aldığı ürünleri bağlantılarına satarak komisyonculuk faaliyetinde bulunan bir firmadır. Yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağı üzere üretimi yapılarak, davalıya teslim edilen ve yine yapılacak araştırma ile ortaya çıkacağı üzere davalı şirket tarafından ihracı yapılan ürünlere ilişkin fatura bedelleri davalı şirket tarafından ödenmediğinden tarafımızca Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2021/58451 E. sayılı icra takibi başlatılmış, davalı şirket tarafından taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmadığı şeklindeki gerekçe ile haksız ve kötüniyetle borca itiraz edilmiştir. Bunun üzerine tarafımızca işbu dava açılmadan arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak ekte bir örneği bulunan 2021/82315 Arabuluculuk Numaralı son tutanak örneğinden de görüleceği üzere anlaşma sağlanamamıştır. Öncelikle yukarıda ifade ettiğimiz nedenlerle müvekkil şirket lehine gerekirse teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini. Davalı borçlunun haksız ve dayanaksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, Kötü niyetli olarak takibi durduran borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesi ile; Müvekkil firmanın herhangi bir güvencesi olmadığını, sanal bir ofiste çalıştığını bu sebeple alacaklarının sağlam olmadığını belirtse de , müvekkil şirketin yetkilisi ve tek hissedarı uzun yıllardır sektörde bulunan, ticari kapasitesi yüksek ve güvenilir bir tacirdir. Davacının dava dilekçesinde belirttiğinin aksine sektörde pek çok firmayla sorun yaşadığı iddiası gerçek değildir. Bir an için böyle bir sorun olduğu varsayımında dahi bu bilginin ihtiyati hacize dayanak olması mümkün değildir. Her yargılama kendi içinde bağımsız ve münferittir. Bununla birlikte davalı müvekkil firma ve firma yetkilisinin güvenilir olmaması halinde böyle yüklü miktarda siparişler yapmayacağı açıktır. Bu sebeple müvekkil firmanın güvenilir olmadığı iddiaları yerinde değildir. Müvekkil firma bugüne kadar çalıştığı tüm firmalar ile ödemelerini hiç aksatmadan euro bazında anlaşılan tarihlerde gecikme olmadan yapmış ve çalışmıştır. Keza işbu dava konusu siparişlerde de davacıya gerek ön ödeme gerekse ara ödemeleri yapılmıştır. Hatta ve hatta davacı tarafından her ne kadar 2020 ve 2021 yılındaki hesaplar dökülmüş olsa da 2019 yılında ön ödeme dahi yapılmıştır ancak hesaba katılmamıştır. Defterler ve dekontlar incelendiğinde 2020 yılındaki siparişler için 2019 da yapmış olduğumuz ön ödeme de görülecektir. Diğer dekontlar mahkemenize sunulacaktır. Söz konusu sözleşme hükümlerinden 4.madde üreticinin yükümlülüklerini düzenlemiş ve üreticinin yükümlülüklerini ihlali halinde zararlardan sorumlu olacağını hüküm altına almıştır. 4.3 numaralı madde üreticinin gecikmelerden dolayı sorumlu olduğunu ve oluşacak zararlardan dolayı sorumluluğunu yine 4.5 numaralı maddede ise üreticinin defolu (ayıplı) ürünlerin zararlarından sorumluluğunu hüküm altına almıştır. Açıklanan bu sözleşmeye dayalı olarak müvekkil oluşan zararlarını sözleşmenin 7.3. Maddesi gereğince davacı şirketle mail yoluyla haberleşerek onaylamış ve en son hesaplayarak bakiye hesap çıkarılmıştır. Bu bakiye hesap çıkarıldıktan sonra tarafımızca davacının dava dilekçesine ek olarak eklenen ihtar çekilmiş ve alacak miktarı bildirilmiştir ancak bu bildirimden sonra dahi zarar büyümüş ve daha da artmıştır. Her ne kadar bu ihtar davacı tarafından sanki borcu ikrar gibi algılanmış olsa da Bir borcu ikrar değil bilakis ayıbı ve mahsupları bildirir içeriktedir. Daha sonra bu hesaplamalarla ilgili dökümler mahkemenize sunulacaktır. Müvekkil, davacı şirketten AMİX marka Merdane ve Zenne modellerinden , GMV marka Zenne modeli ve NİKA marka ürünler için 2020 ve 2021 yılında siparişler vermiştir. 2020 yılındaki NİKA marka ürünler hem ayıplı(defolu) hem de gecikmeli teslim edilmiştir. 2021 yılındaki NİKA teslimatı ise tamamen iptal edilmiştir. Bunla ilgili detay aşağıdaki paragraflarda açıklanmıştır. 2021 AMİX ve GMV Zenne modelleri için teslim süresi 1 Mart 2021 olarak öngörülmüş, AMİX Merdane için ise teslim süresi 1 Şubat 2021 olarak belirlenmiştir. Bu siparişler için imzalanan sipariş onay formlarında her gecikme haftası için %7 indirim uygulanacağı not olarak düşülmüş ve davacı tarafından imza altna alınmıştır. Örnek sipariş onay formlarından biri ektedir, diğerleri de mahkemenize sunulacaktır. (EK-2) Bu teslimatlardan bir kısmı 2 hafta, bir kısmı 4 hafta bir kısmı 6 hafta bir kısmı ise 10 hafta geç teslim edilmiş ve kararlaştırılan bedel indirimi tarafımızca hesaplanıp sipariş bedelinden mahsup edilmiştir. Yine 2021 AMİX marka ürünlerde defolar bulunmuş ve ciddi eksiklikler çıkmıştır. Bu teslimatlarla ilgili mailler ve sipariş onay formaları mahkemenize sunulacaktır. Bu teslimatların geç teslimi ile ilgili CMR belgeleri incelendiğinde teslim sürelerinin aksatıldığı görülecektir. CMR belgeleri mahkemenize sunulacaktır.

Ürünler teslim edildikten sonra İtalya'da teslim alan müşteri tarafımıza dönüş yapmış ve defolu ürünlerin resim ve videolarını atmıştır. Ürünlerden tamı tamına 8004 çift terlik kullanılamaz şekilde defolu olarak İtalya'ya davacı şirket tarafından yollanmıştır. Defolu ürünlerin görselleri ektedir. (EK-3) İşbu davaya konu siparişler ve ürünler üreticiden doğrudan yutdışına ihraç edilmesi, kapalı koliler içerisinde paketlenmiş olması sebebiyle teslim edilene kadar incelenmesi mümkün değildir. Yani ayıp ihraç sebepleriyle hemen fark edilebilecek bir ayıp değildir. Ancak teslim edildikten sonra kolilerin açılmasıyla fark edilmektedir. Müvekkilin daha öncesinde kontrol etme koşulları bulunmamaktadır, zaten bu sebeple sözleşmeye ayıp ile ilgili hükümler konmuş ve üretici davacı firmanın sorumluluğuna gidilmiştir. Sözleşme gereğince bu ayıplı ürünlerin de bedel indirimi hesaplanıp mahsup edilmiştir. İtalyada bulunan müşterilerden tarafımıza yapılan geri bildirimler mahkemenize sunulacaktır.Görüldüğü üzere davacı firmayla müvekkil şirket arasındaki satış sözleşmesi gereği indirim ve mahsuplar yapılmıştır hatta bu durum şirketler arası maillerde de bildirilmiş ve davacı tarafından kabul edilmiştir. İlgili mailler sunulacaktır. Davacının bir alacağının bulunmadığı açıktır. Bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Müvekkil ve davacı firma daha sonrada (2021 yılında) çalışmaya devam etmişlerdir. Müvekkil firmanın davacıya borçlu olması halinde davacı şirketin 2021 yılı için sipariş alması hayatın olağan akışına aykırı olacaktır. Ancak 2021 yılında da müvekkil şirket davacıya sipariş vermiş ve davacı tarafından onaylanmıştır. Bu sipariş onayı da müvekkilin bir borcu olmadığına delalettir. Yine bu siparişler için 03/02/2021 tarihinde müvekkil davacı firmaya 10.224,00 EURO para göndermiş (EK-6) ancak davacı firma siparişleri iptal etmesi sebebiyle gönderilen parayı iade etmiştir. Müvekkilin davacıya bir borcu olması halinde; davacının açıklaması olmayan bir borç ödemesini geri iade etmeyeceği, TTK'ya uygun bir şekilde hapis hakkını kullanacağı açıktır. Yukarıda açıklandığı üzere davacı TMK md.2'ye aykırı olarak, ayıplı olarak ifa ettiği 2021 yılındaki borcunun, kendi hatasından oluşan zararlarını karşılamak amacıyla söz konusu takibi açmıştır. İşbu sebeple haksız olarak açılan davanın reddine, davanın reddiyle birlikte takibin iptaline karar verilmesini ve icra takibinin kötü niyetli olarak açılması sebebiyle, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dosya davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 23/06/2022 tarihli raporundan özetle; Bu belirtilen durumlara göre, davacı tarafın, dava dosyasına 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği yukarıda (a) bentte belirtilen 2019 ve 2020 yılları yevmiye, envanter ve kebir defterlerini basılı defter olarak 2021 yılı yevmiye ve kebir defterlerini e-defter olarak tuttuğu, basılı olarak tuttuğu anılan yasal defterlerinin noter açılış tasdiklerini zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı gibi Türk Ticaret Kanununda belirtilen 2019 ve 2020 yılları yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı, ayrıca e-defter olarak tuttuğu 2021 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin noter açılış ve noter kapanış tasdiklerinin yerine geçecek olan e-defter beratlarını da zamanında ve usulüne uygun olarak sistemden aldığı, Yukarıda (c) bentte tablo halinde detaylıca verilen davacı tarafa ait 2019, 2020 ve 2021 yılları yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davacının davalıya 2019, 2020 yıllarında yapmış olduğu satışların karşılığında yukarıdaki tabloda yaptığı tahsilâtlar ve yaptığı diğer muhasebe kayıtlarıyla tahsil ettiği, yani diğer eş bir deyişle davacının davalıdan 2020 yılından 2021 yılına devir eden bir alacağının olmadığı, ancak 2021 yılında yukarıdaki tabloda tarih ve seri numaraları belirtilen 3 adet faturayla davalıya toplamda 631.202,41 TL tutarında satış yaptığı, yaptığı bu satışların karşılığında davalıdan yukarıdaki tabloda tarihleri belirtilen banka havaleleriyle toplamda 177.792.441 TL tahsilât yaptığı ve davalıya banka havalesiyle 92.338,06 TL gönderdiği, böylece davacı tarafın incelenen bu yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davacının davalıdan 545.748,06 TL bakiye alacağının kaldığı kaydının olduğu, Diğer yandan davalı tarafın, dava dosyasına 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait yevmiye. envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davalının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği yukarıda (e) bentte belirilen bu yasal defterlerinin noter açılış tasdiklerini zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı gibi Türk Ticaret Kanununda belirtilen 2019, 2020 ve 2021 yıllarının yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı, Yukarıda (g) bentte tablo halinde detaylıca verilen davalı tarafa ait 2019, 2020 ve 2021 yılları yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davalının davacıdan 2019, 2020 yıllarında yapmış olduğu alışların karşılığında yukarıdaki tabloda yaptığı ödemeler ve yaptığı diğer muhasebe kayıtlarıyla ödediği, yani diğer eş bir deyişle davalının davacıya 2020 yılından 2021 yılına devir eden bir borcunun olmadığı, ancak 2021 yılında yukarıdaki tabloda tarih ve seri numaraları belirtilen 3 adet faturayla davacıdan toplamda 631.202,35 TL tutarında alış yaptığı, yaptığı bu alışların karşılığında davacıya yukarıdaki tabloda tarihleri belirtilen banka havaleleriyle toplamda 179.121,10 TL ödeme yaptığı ve davacıdan banka havalesiyle 90.988,50 TL aldığı, ayrıca davacıya 14.12.2021 tarih GIB20210000026 seri numaralı faturayla 510.524,15 TL tutarında gecikme bedeli olarak reklamasyon faturası düzenlediği ve kayıtlarına aldığı, böylece davalı tarafın incelenen bu yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davalının davacıya 32.545,60 TL bakiye borcunun kaldığı kaydının olduğunu, verilen bu ticari münasebet kayıtlarında da görüleceği üzere, hem davacının hem de davalının incelenen ticari münasebet kayıtlarına göre tarafların 2020 yılı sonu itibariyle 0,00 TL alacak/borç bakiyesinde mutabık oldukları gibi 2021 yılında davacının davalıya düzenlediği 3 adet faturanın ve de 2021 yılında gönderilen/alınan ve alınan/gönderilen havalelerin de incelenen taraf yasal defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalının davacının adına düzenlediği 14.12.2021 tarih G1B20210000026 seri numaralı faturayla 510.524,15 TL tutarında gecikme bedelli reklamasyon faturasının davalının incelenen 2021 yılı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu halde davacının incelenen 2021 yılı yasal defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığını mahkememize bildirmiştir.

Dosya davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 24/11/2022 tarihli ek raporundan özetle; Bu bağlamda tekrardan yapılan dosya evrak incelemesinde. dava dosyasına sunduğum 23.06.2022 tarihli raporumda da belirtildiği üzere. tarafların dava dosyasına yerinde ibraz ettikleri yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre tarafların 2020 yılı sonu itibariyle 0,00 TL alacak/borç bakiyesinde mutabık oldukları, 2021 yılında ise 23.06.2022 tarihli raporumda belirtilen uyuşmazlık kayıtlarının olduğu, bu nedenle anılan ara kararda belirtilen taraflar arasındaki ticari münasebet kayıtlarının Euro cinsinden hesaplanmasında taraf ticari münasebet kayıtlarında mutabık oldukları 2020 yılı kayıtlarının değil de uyuşmazlık olan 2021 yılı taraf ticari münasebeta kayıtlarının Euro cinsinden dökümlerinin aşağıda belirtilen şekilde olacağı tespit edilmiştir.

Yukarıda tablo halinde detaylıca belirtilen davacının 2021 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davacının 2021 yılında davalıya yukarıda seri numaraları belirtilen 3 adet faturayla toplamda 67.250,29 Euro tutarında satış yaptığı, yaptığı bu satışların karşılığında davalıdan gelen banka havaleleriyle toplamda 20.448.00 Euro tahsilât yaptığı. ayrıca davalıya 10.224,00 Euro banka havalesiyle ödeme yaptığı. böylece davacı tarafın incelenen bu yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davacının davalıdan 57.026.29 Euro bakiye alacağının kaldığı kaydının olacağı tespit edilmiştir.

Yukarıda tablo halinde detaylıca belirtilen davalının 2021 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davalının 2021 yılında davalıdan yukarıda seri numaraları belirtilen 3 adet faturayla toplamda 67.250,29 Euro tutarında satış yaptığı, yaptığı bu satışların karşılığında davacıya gönderilen banka havaleleriyle toplamda 20.448.00 Euro ödeme yaptığı. ayrıca davacıdan 10.224,00 Euro gelen banka havalesiyle tahsilât yaptığı. ayrıca davacıya 14.12.2021 tarih GIB20210000026 seri numaralı faturayla 63.666.46 Euro tutarında gecikme bedeli olarak reklamasyon faturası düzenlediği ve kayıtlarına aldığı. böylece davalı tarafın incelenen bu yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davalının davacıya 6.640,17 Euro bakiye alacağının kaldığı kaydının olacağı tespit edilmiştir.

Ticari defterlerin alacak davasında delil olarak kabul edilmesi hususu 6100 sayılı HMK'nun 222. Maddesinde düzenlenmiş olup, ilgili madde hükmünün "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır". Şeklinde olduğu, ilgili madde hükmünden de anlaşılacağı üzere ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olması ve aynı şartlarda uygun olarak tutulmuş karşı taraf ticari defter kayıtlarının bunlara aykırı olmaması gerekmektedir.

Her iki taraf ticari defterleri üzerinde alınan kök ve ek raporlara göre davaya konu edilen faturaların her iki taraf ticari defter kayıtlarında yer aldığı, fakat davalı taraf ticari defter kayıtlarında yer alan 14/12/2021 tarihli 63.666,46 EURO bedelli reklamasyon faturasının davalı taraf ticar defter kayıtlarında yer almasına rağmen davacı taraf ticari defter kayıtlarında yer almadığı, bu faturadan kaynaklı farktan ötürü davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 57.026,29 EURO alacaklı olduğu, davalı taraf ticari defter kayıtlarında ise davalının davacıdan 6.640,17 Euro alacaklı olduğu bilirkişi tarafından mahkememize bildirilmiş, mahkememizce davacı taraf ticari defter kayıtlarında yer almasına rağmen davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer almayan 14/12/2021 tarihli 63.666,46 Euro bedelli faturanın davacı tarafın BA formlarında yer alıp almadığı yer alıyor ise bu faturaya ilişkin bildirimin kim tarafından yapıldığı ve davacı tarafın bu faturaya ilişkin herhangi bir itirazının olup olmadığı ilgili vergi dairesinden sorulmuş, vergi dairesinden gelen 24/01/2023 tarihli cevabi yazıya göre bu faturanın davacı mükellefin kendi beyanı olduğu ve bu faturaya yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı mahkememize bildirilmiş ve mahkememizce davacı taraf ticari defterlerinde yer almamasına rağmen davacı tarafça vergi dairesine bildirilen ve davacı tarafça herhangi bir itiraza konu edilmeyen davalının düzenlemiş olduğu 14/12/2021 tarihli 63.666,46 Euro (432.647,61 TL) bedelli reklamasyon faturasının davacı tarafın kabulünde olduğu değerlendirilerek ve bu durumda davacının davalı taraftan herhangi bir alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi hükmün tesisi yoluna gidilmiştir

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE

2.Alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.350,15 TL harcın mahsubu ile BAKİYE 8.170,25‬ TL harcın talep halinde davacıya ödenmesine,

3.Davacının yaptığı tüm masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalının yaptığı bir masraf bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,

5.Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 94.051,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/2 hükmü gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

7.Karar kesinleştiğinde bakiye avansın iadesine, Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/06/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.