10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2022/16481 E. , 2023/9510 K.
"İçtihat Metni"T U T U K L U
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanık ...'nin ceza infaz kurumundan gönderdiği 25.07.2023 havale tarihli dilekçesi ile dosyanın onaylanmasını talep etmekle temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmakla sanık ... yönünden inceleme yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler ... ve müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 4.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2022/3 Esas, 2022/321 Karar sayılı kararı ile sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16.
Ceza Dairesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/2388 Esas, 2022/1318 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.HTS kayıtları açısından mahkemenin yanlış bir değerlendirme yaptığına,
2.Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna,
3.Sanık aleyhine tek kanıtın iki kişinin aşamalarda değişen çelişkili soyut beyanları olduğuna,
4.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5.İstinaf kararından sonra tanıklar Haci ve Abdullah'ın dosya arasına yeni kanıt niteliğinde dilekçe sunduklarına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıklar hakkında elde edilen bilgiler üzerine soruşturmaya başlanıldığına,
Tanık Haci'nın avukat huzurunda alınan ilk beyanında olay günü sanık ...'u uyuşturucu madde almak için aradığını, sanık ...'un da kendisine geçen gönderdiğim yere git sana verirler dediğini, kendisinin de aracı kullanan tanık Abdullah'a sanık ...'un söylediği yeri tarif ettiğini, bir süre sonra Ali'nin araca binip kendisine uyuşturucu maddeyi verdiğini beyan ettiği, Tanık Haci'nin beyanı doğrultusunda olay gününe ilişkin HTS kayıtları getirdiğinde tanık beyanını doğruladığı,
Diğer sanık ..., sanık ...'un olay gününden 5 gün kadar önce sanık ...'un kendisine uyuşturucu madde vererek bu maddeler sende dursun ben seni aradığım zaman götürüp verirsin dediğini, kendisinin de daha önce de uyuşturucu maddeyi tanık Haci'ye vermiş olduğu yere giderek tanığa verdiğini beyan ederek sanık ...'u teşhis ettiği, Telefon inceleme tutanağında olay günü sanık ... ile tanık Ali'nin whatsapp üzerinden görüştüklerinin tespit edilmesinin de sanık ...'nin, sanık ...'a ilişkin beyanını doğruladığı,
Sanık ... hakkında edinilen bilgiler ile tanık Haci ve diğer sanık ...'nin olayın sıcağı sıcağına alınan ilk beyanlarının, yine kovuşturma aşamasındaki beyanlarının, HTS kayıtları ile telefon inceleme tutanağının ve fiziki takibin birbiriyle örtüştüğü hususu gözetildiğinde ve yine sanık ...'nin ikrar niteliğindeki savunması karşısında, sanık ... ve tanık Haci'nin olayın sıcağı sıcağına alınmış ilk ifadelerine ve bu ifadeyle aynı yönde olan mahkememizdeki beyanlarına itibar edilerek sanık ...'un kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek bu savunmalarına itibar edilmemiş ve sanıkların birlikte hareket etmek suretiyle üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ...
hakkındaki hükmün ele geçirilen uyuşturucu maddenin net miktarı karşısında, suç konusunun önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemesi, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiri indirim uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi nedeniyle aleyhe istinaf bulunmadığından bu hususları eleştirilip, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesine aykırı olarak yargılama giderlerinin sanıklardan ne şekilde alınması gerektiğinin belirtilmemiş olması nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
yönünden;
Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 25.07.2023 havale tarihli dilekçesi ile dosyanın onaylanmasını talep etmekle temyiz isteminden vazgeçtiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmamıştır.
B. Sanık ...
yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR
A. Sanık ...
yönünden; Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 25.07.2023 havale tarihli dilekçesi ile dosyanın onaylanmasını talep etmekle temyiz isteminden vazgeçtiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ...
yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/2388 Esas, 2022/1318 Karar sayılı kararında sanık ve müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.