2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete sattığı mallardan kaynaklanan 152.159,50 TL fatura ve cari hesap bakiyesi alacağı bulunduğunu, dava konusu alacağın 11/07/2014 tarihli 211680 no'lu 133.594,52 TL miktarlı emtia satış faturası ile 18/04/2013 tarihli 211634 no'lu 115.261,55 TL miktarlı hizmet satış faturasının ödenmeyen 18.564,98 TL kısmından kaynaklandığını, alacağının tahsili amacıyla ... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı taraf var olduğunu iddia ettiği 152.159,50 TL tutarındaki borcun 11/07/2014 tarihli 211680 no'lu 133.594,52 TL miktarlı emtia satış faturası ile 18.04.2013 tarihli 211634 no'lu 115.261,55 TL miktarlı hizmet satış faturasının ödenmeyen 18.564,98 TL kısmından kaynaklandığını ileri sürdüğünü, ancak davacı şirketin sunmuş olduğu cari hesap ekstresi ile davalı müvekkilin ticari kayıtları karşılaştırıldığında, müvekkili tarafından düzenlenmiş, muhatabı ... olan 03/04/2013 vadeli 1054610 numaralı 130.000,00 TL tutarındaki çekin, 63059 numaralı,muhatabı Vakıfbank olan,02/04/2013 vadeli 52.300,00 TL tutarındaki çekin ve 60,00 TL nakit ödemenin davacı şirket kayıtlarına girilmediğinin açıkça görüleceğini bildirerek davanın reddini ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizin 11/10/2019 tarih, 2017/345 E., 2019/880 K.sayılı kararı ile, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın 11/07/2014 tarihli 211680 no'lu 133.594,52 TL miktarlı emtia satış faturası bedeli ile 18/04/2013 tarihli 211634 no'lu 115.261,55 TL miktarlı hizmet satış faturasının ödenmeyen 18.564,98 TL kısmından kaynaklandığının ileri sürüldüğü, davalı tarafın ise 1054610- 63059 numaralı iki adet çek ile ödeme yapıldığını ve borcu kalmadığını savunduğu, davacı tarafça davalı yanın ileri sürdüğü çeklerin önceki cari alacağa ilişkin olduğu, takibe ve davaya konu faturalara ilişkin olmadığını iddia ettiğini, çeklerin fatura tanzim tarihlerinden önce keşide edildiği, davacı tarafça, çeklerin takibe konu faturalara ilişkin olmadığını ispat ettiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş olup; davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru yapması neticesinde; Ankara BAM 22.HD'nin 2020/152 E., 2022/1338 K.sayılı kararı ile; " Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan İstanbul 26. İcra Müdürlüğü nezdinde fatura ve cari hesap alacağına istinaden toplam 152.159,50 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 12/12/2016 tarihinde usulüne uygun şeklide tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süre içerisinde 19/12/2016 tarihinde icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine itiraz ettiği, alacaklı vekilinin 16/01/2017 tarihli dilekçesi ile takibe vaki yetki itirazını kabul ettiklerini ve dosyanın yetkili ... 'ne gönderilmesini talep ettiği, akabinde takip dosyasının ... esasına kayıt yapıldığı,... Müdürlüğü'nce davalı borçluya yeniden ödeme emri çıkartıldığı, davalı borçluya ödeme emrinin 30/01/2017 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 01/02/2017 tarihinde borca itiraz ettiği, iş bu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında 10/12/2018 tarihli talimat mahkemesi aracılığı ile alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı yanın 2013-2014-2015-2016 takvim yıllarına ait resmi defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının incelenen ticari defterlerine göre davalı yandan 152.159,50 TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamına alınan 21/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının 2013-2014 yılına ait yasal defterlerinin sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, zira zorunlu kapanış tasdikinin bulunmadığı, taraf defterleri incelendiğinde davalının 01/01/2013 tarihinde davacıya olan 75.461,26 TL borcu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 211633,211634 ve 211680 nolu faturalar karşılığı toplam 435.717,62 TL faturalar, davalı tarafından davacıya ödenen 22/04/2013 tarihli 182.137,78 TL tutarlı ve 10/07/2014 tarih 114.993,60 TL tutarlı ödemeler açısından birbirleri ile uyuştuğu, her ne kadar davalı yasal defterlerinin kapanış kaydı yapılmasa da davalı ile davacı taraf defterlerinin birbirleri ile uyuşmadığı, uyuşmayan hususun davalı tarafından davacıya keşide edilen 03/04/2013 vadeli ... Çankaya Ankara Şubesi'ne ait 1054610 nolu 130.000,00 TL tutarlı çek, İst. Ağaç A.Ş tarafından davalıya keşide edilen, davalının da davacıya ciro ettiği 02//04/2013 vadeli Vakıfbank Validesultan İstanbul Şubesi'ne ait 52.300,00 TL tutarlı çek ödemelerinden kaynaklandığının anlaşıldığı, sayın mahkemece davalı tarafından davacıya verilen 2 adet çekin ilgili banka şubelerinden arkalı önlü fotokopisinin istenilerek dava dosyasına dahil edilmesi, bu çeklerin davacı tarafından tahsil edildiği veya başkasına ciro edildiğinin anlaşılması halinde, davalının 2 adet çek karşılığı olan toplam 182.300,00 TL tutarında davacıya ödeme yaptığının kabul edilmesi gerektiği, bu şekilde davalının davacıya takip tarihi itibari ile 31.687,50 TL borcunun bulunduğu, mahkeme aksi kanaatte ise davalının davacıya takip tarihi itibari ile 152.159,50 TL borcun bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı taraf, dava konusu alacağın 11/07/2014 tarihli 211680 no'lu 133.594,52 TL miktarlı emtia satış faturası bedeli ile 18/04/2013 tarihli 211634 no'lu 115.261,55 TL miktarlı hizmet satış faturasının ödenmeyen 18.564,98 TL kısmından kaynaklandığını ileri sürmüş olup, takip dayanağı olarak “faturalar bakiyesi-cari hesap alacağı” gösterilmiştir.
Davalı taraf ise 1054610- 63059 numaralı iki adet çek ile ödeme yapıldığını ve borcu kalmadığını savunmuştur.
Dosya kapsamında taraflara ait ticari defterlerin karşılıklı olarak incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda tarafların ticari defterleri arasındaki farkın davalı tarafından yapıldığı iddia edilen ancak davacı ticari defterlerinde kayıtlı olan 2 adet çek ödemesinden kaynaklandığı, mahkemece davalı tarafından davacıya verilen 2 adet çekin ilgili banka şubelerinden arkalı önlü fotokopisinin istenilerek dava dosyasına dahil edilmesi, bu çeklerin davacı tarafından tahsil edildiği veya başkasına ciro edildiğinin anlaşıldığı, davalının 2 adet çek karşılığı olan toplam 182.300,00 TL tutarında davacıya ödeme yaptığının kabul edilmesi gerektiği, bu şekilde davalının davacıya takip tarihi itibari ile 31.687,50 TL borcunun bulunduğu, her ne kadar çeklerin üzerinde bulunan tarih fatura tarihinden önce ise de ileri tarihli çek düzenlenmesinin mümkün olduğu, davacı yanca söz konusu çeklerin başka bir hukuki ilişki çerçevesinde verildiği hususunun dosya kapsamı ile yazılı delillerle ispat edilemediği anlaşılmıştır.
TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafın ödeme iddiasına konu çeklerin başka bir hukuki ilişki çerçevesinde verildiği hususunu yazılı delilerle kanıtlayamadığı görülmektedir. Ancak dava dilekçesi incelendiğinde davacının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m.
233.yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davacıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, davacının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına," karar verilmiştir. ... K.sayılı kararı doğrultusunda, davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmış olup, davacının yemin metnini sunması üzerine davalı adına, yemin metnini içerir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş ve davalının 27/03/2023 tarihli celsede yeminli beyanı alınmıştır.
Davalı katıldığı oturumda; " davacı benim alt yüklenicimdir, taşeronumdur, yaptığı ve yapacağı işlere karşılık düzenlenen faturalara istinaden ... Çankaya Ankara şubesine ait 130 bin TL'lik çek ve Vakıfbank Validesultan şubesine ait 52.300,00 TL tutarlı çek tarafımca düzenlenmiştir ve bahse konu faturalara istinaden karşı tarafa ödenmiştir, benim kendisinden 31 bin küsür TL alacağım vardır, buna karşı kendisi bana dava açmıştır, fatura ve cari hesap alacağı ve ilişkisi dışında karşı tarafla başka bir hukuki ilişkimiz mevcut değildir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bu suretle, davalının 2 adet çek karşılığı olan 182.300,00 TL ödeme yaptığı, taraf ticari defterlerindeki mevcut kayıtlar ve davalının ödemesi mahsup edildiğinde, davacının takip tarihi itibariyle 31.687.50 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bahse konu çeklerin başka bir hukuki ilişki çerçevesinde verildiğinin, davacı tarafça yazılı delille ispat edilemediği, davacının karşı tarafa yemin teklif etmesi üzerine, davalının, dava konusu faturalara istinaden çekler ile ödeme yaptığını ve başka hukuki ilişkinin mevcut olmadığını yeminli olarak beyan ettiği gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile ... esas sayılı takibe vaki itirazın 31.687,50 TL alacak yönünden iptaline karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit olduğu, yasal koşulların oluştuğu dikkate alınarak kabul edilen alacağın %20'si oranında (2.164,57 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olarak takip başlattığı ve bu nedenle zarara uğrandığı davalı tarafça ispat edilemediğinden, davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE, ... esas sayılı takibe vaki itirazın 31.687,50 TL alacak yönünden iptaline, takibin 31.687,50 TL alacak üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine,
2.Kabul edilen alacağın %20'si oranında (2.164,57 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3.Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
4.Alınması gerekli 2.164,57 TL harçtan peşin alınan 1.837,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 326,86 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5.Davacı tarafından yatırılan 1.837,71 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 19.070,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Davacı tarafından yapılan 2.381,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 495,72 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9.Davalı tarafından yapılan 650,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 514,67 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: BOZMA ÖNCESİ DAVACI Bilirkişi Ücreti : 2.000,00 TL Posta Masrafı : 269,00 TL Başvurma Harcı : 31,40 TL Vekalet Harcı : 4,60 TL DAVALI Bilirkişi Ücreti : 650,00 TL BOZMA SONRASI DAVACI Posta Masrafı : 76,00 TL