12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/1197 E. , 2023/5104 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2013/408 Esas, 2014/666 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın 21.08.2015 tarihinde suç işlediğinin bildirilmesi üzerine; Karasu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/118 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararı ile 25.09.2014 tarihli hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca açıklanmasına ve sanık hakkında; Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.06.2020 tarihli ve 12-2019/91717 sayılı hükmün, sanığın eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın daha önce kendi facebook hesabında yayınladığı resmin sanık tarafından oluşturulan "türbanlı hatunlar" ve "türbanlı seksi hatunlar" adlı facebook hesaplarından yayınlandığı iddiası ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Mahkemece sanığın eylemi sabit görülerek 25.09.2014 tarihli hükümle sanık hakkında sevk maddeleri uyarınca mahkumiyete ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin bildirilmesine üzerine mahkemece 03.03.2016 tarihli hükümle sanık hakkında 25.09.2014 tarihli hükmün açıklanmasına karar verilerek sanık hakkında mahkumiyete karar verilmiştir.
4.Sanık tüm aşamalarda kendisinin anlamaması nedeniyle temyiz dışı kalan sanık ...'nin yardımı ile facebook hesabı açtıklarını ancak ileriki günlerde hesabına erişim sağlayamadığını, hesabının çalındığını, geri almaya çalıştıklarını ancak başaramadıklarını, suça konu paylaşımın yapıldığı hesaptaki resmin kendisine ait olduğunu ve çalınan hesabı açtıkları sırada çektiğini, suça konu paylaşımın yapıldığı hesap ile bir ilgisinin olmadığını savunmuştur.
5.Katılan sanık hakkında şikayetini sürdürerek katılma talebinin olduğunu belirtmiş, 14.03.2014 tarihli dilekçe ile sanığa ait facebook ve hotmail adreslerine ilişkin temin ettiği bilgileri mahkemeye sunmuştur.
6.Suça konu paylaşımın yapıldığı "türbanlı hatunlar" adlı facebook hesabının yöneticisine ait bilgiler kısmında "..." ismi ve sanığa ait resmin olduğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Katılanın daha önce kendi facebook hesabında yayınladığı resmin sanık tarafından oluşturulan "türbanlı hatunlar" adlı facebook hesabından yayınlandığı iddia ve kabul edilen olayda;
1.Sanığın suça konu paylaşımın yapıldığı adreslerin kendisi tarafından açılmadığını beyan etmesi karşısında, katılan tarafından 14.03.2014 tarihli dilekçe ile bildirmiş olduğu sanığına ait hesap bilgileri kullanılarak suça konu paylaşımın yapıldığı adreslere erişim sağlayan IP adreslerin tespit edilmesi ve sanığa ait dijital materyaller üzerinde usulüne uygun olarak alınacak arama kararına istinaden yapılacak aramada suça konu paylaşımın yapıldığı adres ve suça konu resme ilişkin teknik veri olup olmadığının tespit edilerek toplanan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirilip suça konu paylaşımın yapıldığı adresin sanık tarafından yönetilip yönetilmediği kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabule göre de;
a)Suça konu resmin katılan tarafından daha önce kendi facebook hesabından yayınlanmış olması nedeniyle katılanın özel yaşam alanına ilişkin, herkes tarafından bilinmesini istemeyeceği resim olmadığı ancak katılanın kişisel verisi kapsamında olduğu, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeniyle hukuka aykırı olarak rızası dışında yayınlanması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyete hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
b)Sanık hakkında verilen mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının sanık hakkında uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2016/118 Esas, 2016/237 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.