3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine bir adet alacak iddiası ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, müvekkilinin alacaklı olarak görünen firmaya ödenmesi gerekli hiçbir borcu bulunmadığını, öte yandan takipte işlemiş faiz olarak talep edilen oran ve bu orana tekabül eden tutar tüketici mevzuatına ve BK. Mad. 120 amir hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili aleyhine girişilen takipten kaynaklı davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı yanın soyut şekilde ileri sürdüğü alacağını ispat etme yükümlülüğü bulunduğunu, olmayan bir alacağı, dayanak belirtmeksizin soyut şekilde takibe konu eden ve müvekkilinden tahsilini talep eden davalı yanın, eldeki takip dosyası yönünden kötüniyeti sabit olup,
İİK 72/6. Maddenin somut uyuşmazlığa tatbikini, takibinde kötiniyetli olan davalı yan aleyhine % 20’ den az olmayan kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle görev itirazlarının olduğunu, huzurda ki davanın, davacının borçlu olmadığını iddia ettiği elektrik faturaları ve kaçak elektrik tahakkukları “Ticarethanesi” ile ilgili olduğunu, dava konusu faturaların tarife gurubunun da “Ticarethane” olduğu görüldüğünü, 4077 Sayılı Kanunun 11/A anlamında tüketici vasfını taşımadığını, davanın görev yönünden reddedilmesini talep ettikleri, kabul görememesi halinde davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi .... tarafından dosyaya sunulan 20/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... seri nolu; 20.06.2006 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden düzenlenen, takibe 99,03 TL. olarak konu edilen kaçak elektrik tüketim tahakkuk örneği, aşağıdaki çizelgede detayı verilen, seri no ve tarihleri belirtilen kaçak elektrik tespit tutanak örneklerinin sunulması, tutanak seri no tarihi "..,..,..,..,..,..,... 26.02.2010, 26.02.2010 tarihi öncesine ait, ... abone numarası için düzenlenen endeks döküm kayıtlarının tamamı ... adına düzenlenmiş elektrik satışına ilişkin abonelik sözleşme örneği temin edilmesine müteakip esas rapor düzenlenebileceği kanaati ile rapor sunmuştur.
Bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan 12/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yukarıda çizelge 2 içeriğinde yer alan 2,3,4,5,7 sıra nolu kaçak elektrik tespit tutanakları dosya kapsamında yer almakta olup tutanaklar davacı adına düzenlenmiştir. Dosya kapsamına sunulan dava konusu tutanak tarihleri itibariyle (çizelge-2 içeriğinde yer alan 2,3,4,5,7 sıra nolu) yürürlükte bulunan yukarıda detayı verilen Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği Madde 13 “ . .yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir” hükmü gereği; takibe konu tutanak tarihleri itibariyle yasal şekilde tesis edilmemiş kayıtsız / sözleşmesiz sayaç ile elektrik tüketiminin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilebileceği ,tutanak tarihleri itibariyle davali tarafça kullanılan elektrik tesisatına ait endeks döküm kayıtlarının bulunmaması ayrıca davalı tarafça tutanakların aksi ispat edilemediğinden (sözleşme, normal yasal fatura örneği vb.) dava konusu tutanak tarihleri itibariyle davalı tarafça kayıtsız sayaç ile sözleşmesiz elektrik kullanıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekilince emsal bilirkişi raporu sunulmuşsa da 27/07/2021 tarihli bilirkişi raporuna konu tutanaklar 2018-2019 dönemine ait olup dava konusu 2006-2010 dönemleri ile kıyas edilemeyeceği kanaatine varıldığı, yukarıda çizelge-2 içeriğinde yer alan 2,3,4,5,7 sıra nolu kaçak elektrik tespit tutanaklarının her biri için, davacı tarafça mahalde (ticarethane) (futanak öncesindeki mükerrer (önceki) tutanak tarihi ile dava konusu tutanak tarihi arasında bilfiil tüketilmiş olan sayaç işaret farkı tüketimi dikkate alınarak kaçak tahakkuk hesaplamaları yapılmıştır. Bu nedenle yukarıda detayı verilen tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre hesaplama yapılmıştır. Davalı kurum davacı tarafça tüketilen elektriğin sayaçtan geçirilerek kullanıldığını kabul etmektedir.
Davacı tarafın tutanağa konu adreste bilfil tüketmiş olduğu elektrik bedelini tutanak tarihi itibariyle yürürlükte olan EPDK 622 Sayılı kurul karar hükümleri doğrultusunda ödemekle yükümlü olduğuna kanaat getirilmiştir. Davalı adına tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim faturaları incelendiğinde (çizelge 2 içeriğinde yer alan 2,3,4,5,7 sıra nolu kaçak elektrik tespit tutanakları, tahakkuklara ceza enerji bedeli yansıtılmadığı tespit edilmiştir.Tahakkuk dönemlerinde EPDK onaylı ... ulusal tarifelerine ait birim fiyatların dikkate alınmış olduğu tespit edilmiştir, “kaçak tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli sayılmaktadır, kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olup, sonuçlarından haksız fiili işleyen kişi sorumludur, sözleşme vasıtasıyla faydalanacağı yerde sözleşme yapmaksızın karşılıksız ve kaçak olarak elektrik enerjisinden yaralanan davalı davacı idarenin belirlediği kurallara uygun bedeli ödemekle yükümlüdür.” Şeklindeki yerleşik içtihatlar da dikkate alınarak, takibin, 3.140,43 TL. asıl alacak; * 4.978,90 TL. işlemiş faiz * 896,20 TL. -9.015,53 TL. üzerinden davacı ... adına devam edebileceği, 20.03.2022 tarihli raporumda talep etmiş olduğum kaçak elektrik tespit tutanaklarının dosya kapsamına sunulmadığı tespit edilmiştir. Bu durum tutanak muhatabı ve tutanaklar doğrultusunda düzenlenen tahakkuklar için şüphe arz etmektedir. Üstelik tutanak bulunmadığından kaçak tahakkuklarının mevzuata uygunluğu değerlendirilememektedir. Bu nedenle Yukarıda çizelge 2 içeriğinde yer alan ve dosyasına sunulan 2,3,4,9,7 sıra nolu kaçak elektrik tespit tutanakları doğrultusunda değerlendirme yapılarak kanaat oluşturulduğu yönünde rapor sunulmuştur. Huzurda görülen dava kaçak elektrik kullanımından kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir huk/k davası olarak açılır./
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer, fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (mesela borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki İlişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer. (Kuru-El Kitabı, s.370 ile 372) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesi'nin E. ..., K. ... sayılı kararına göre; "...karardan sonra yapılan ödemelerin ise icra dosyasına konu borçlarla ilgili olduğu ve ödeme nedeniyle de davanın konusuz kaldığı sonucuna varılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Davacıların yargılama sırasında takiplere konu borcu ödedikleri nazara alındığındaki dava başındaki haklılık durumuna göre yargılama giderleri hakkında hüküm kurulması da isabetlidir."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından dava konusu işyerine ilişkin olarak tutulan kaçak elektrik tutanaklarına dayalı olarak adına tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle hakkında başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespiti istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır.
Davacı tarafından mahkememizin 28/09/2021 tarihli ara kararı gereği eksik harç ikmal edilmiştir. Yargılama sırasında davacı vekili tarafından 09/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi dava değeri 48.694,44 TL'den 39.678,91 TL'ye düşürülmüştür. Islah ile dava değerinin azaltılması, azaltılan kısım bakımından feragat anlamına geleceğinden açılan davanın 9.015,53 TL'lik kısmı yönünden feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı kurum tarafından dosyaya gönderilen 27/06/2022 havale tarihli cevabi yazıda dava konusu borcun 15/02/2022 tarihinde indirim yapılarak 23.785,48 TL olarak davalı kuruma haricen ödenerek borcun sone erdiği belirtilmiştir.
Mahkememizce dava konusu icra dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiş olup davacı tarafından icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından yapılan harici ödemeye rağmen yargılamanın ilerleyen aşamalarında menfi tespit talebi yinelenerek ayrıca davalı kuruma ödenen bedelin istirdatı talep edilmemiştir. Davacı borçlu tarafından icra dosyasına yapılan bir ödemenin olmaması ve davacının yargılamanın tüm aşamalarındaki talebinin menfi tespit yönünde olması nedenleriyle taleple bağlılık ilkesi gereği huzurda görülen davaya istirdat davası olarak devam edilebilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle borcun davalı ile anlaşılarak ödendiği anlaşılmakla ödeme nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. (Aynı yönde karar için bknz: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/1766, K. 2023/427 sayılı kararı) Yine davacı tarafından yargılama sırasında takibe konu borç ödendiğinden ve dava başındaki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
1.AÇILAN DAVANIN 9.015,53 TL'lik kısmının feragat nedeni ile REDDİNE; 39.678,91 TL'lik kısmının ise konusuz kalması nedeniyle bu kısım bakımından davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Davacının şartları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
3.Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 950,86 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 561,72 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/10/2023 Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim ... ☪e-imzalıdır.☪