12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/7086 E. , 2023/5337 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kendisine 19.06.2019 tarihinde tebliğinin ardından 19.06.2019 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 28.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; " müvekkilinin imam olarak görev yapmakta iken 12.06.2017 tarihinde açığa alındığını, 24.12.2017 tarihinde 695-696 KHK ile ihraç olduğunu, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu nedeniyle 19.11.2017 tarihinde gözaltına alındığını, adli kontrol şartıyla 20.11.2017 tarihinde serbest bırakıldığını, müvekkilinin önce açığa alınıp sonra ihraç edilmesi nedeniyle gelir kaybına uğradığını, borçlarını ödeyememesi nedeniyle kredi çektiğini, açığa alındığında maaşının 1/3 ünü aldığını, ihraç edildiği tarihten itibaren maaşını alamadığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek tutuklu kaldığı süre için 78,000 TL maddi 50,000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 13.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; " davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/329 Esas 2019/101 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/795 Esas 2019/880 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.10.2021 tarihli davalı vekilinin temyiz isteminin hükme konu toplam tazminat miktarına göre davalı yönünden kararın kesin olması nedeniyle temyizi mümkün bulunmadığından reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Davacının maaşını alamaması nedeniyle kredi çekmek zorunda kaldığını bu nedenle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğuna
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ,İlişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Manevi tazminat talebinin reddi gerektiği
2.Maddi tazminat talebinin reddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince; davacı (şüpheli) ...'in fetö soruşturması kapsamında 2017/90096 soruşturma sayılı dosyası üzerinden çıkarılan yakalama kararına istinaden 19.11.2017 tarihinde saat 22:20 sıralarında Gölbaşı ilçesinde yol kontrolleri sırasında yakalanıp gözaltına alındığı, ifadesinin alınmasına müteakip 20.11.2017 tarihinde adli kontrol ile serbest bırakıldığı, şüpheli hakkında 28.02.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 03.04.2018 tarihinde şüpheliye tebliği edildiği, yasal süre içerisinde karara herhangi bir itirazın yapılmadığı, kararın bu şekilde kesinleştiği, davacı ... tazminat dilekçesinde her ne kadar 78.000 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; 06.02.2019 tarihli bilirkişi raporunun içeriği ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek davacı lehine 500 TL maddi ve 500 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28.05.2018 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının memur olup tazminata esas alınan gözaltına alındığı tarihte görevinden çıkarılmayıp açığa alındığı, maaşının 2/3'ünü aldığı, eksik aldığı kısmı davalı idareden talep edebileceği dikkate alındığında maddi tazminata esas alınabilecek bir zararından söz edilemeyecek olması karşısında maddi tazminat talebinin reddi yerine yazılı olduğu şekilde maddi tazminata hükmedilmiş olması ve manevi tazminat miktarı miktarının fazla tayininin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün 1. fıkrasının maddi tazminata ilişkin ilk bendinin tümden hükümden çıkarılıp yerine ''Davacının maddi tazminat talebinin reddine'' cümlesinin yazılması, aynı fıkranın manevi tazminata ilişkin 2. bendinde yer alan ''500 TL'' ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ''250 TL'' ibaresinin yazılması sureti ile hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/90096 sayılı soruşturma dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19.11.2017-20.11.2017 tarihleri arasında 1 gün gözaltında kaldığı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, yürütülen soruştuma sonunda davacı hakkında 28.02.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 03.04.2018 tarihinde davacıya tebliğ üzerine itiraz edilmemesiyle kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, süresinde açıldığı kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinin ardından süresinde verdiği dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki davalı yönünden temyiz isteminin reddi gerektiğine yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Davacının ihraç nedeniyle gelir kaybına uğraması ve mevcut borçlarını ödeyememesi nedeniyle kredi çekmesinden kaynaklanan zarara ilişkin talebin 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinde talep edilebilecek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplerin maddi tazminat olarak ödenmemesi hukuka uygun bulunmuştur.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından; 1 gün göz altında kalan davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza soruşturma dosyasında davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının manevi tazminat talebinin reddi gerektiğine dair temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2019/795 Esas 2019/880 Karar sayılı kararında davacı vekili ile davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.