12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2012/27592 E. , 2013/18235 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 52/1-2, 53/1-3, 58/7, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın bildirmiş olduğu ...adlı kişinin dinlenmesi, sonuca etkili görülmediğinden, tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde, sanığın işletmiş olduğu çay ocağında yapılan aramada, suça konu eserlerin ele geçirildiği, hükme esas alınan, 04.03.2010 havale tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, sanık ...'den ele geçirilen, 12 adet sikkenin 2863 sayılı kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi müzelik değerde taşınır kültür varlıkları oldukları, bir adet bronz objeye ait 2 adet kırık parçanın dönemsel nitelik taşımayıp, kanun kapsamı dışında olduğu, temyize gelmeyen sanık ...'den ele geçirilen eşyaların 2863 sayılı kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi müzelik değerde taşınır kültür varlıkları olduklarının bildirildiği, sanığın, suça konu eserleri ...adlı kişinin kendisine getirdiğine ilişkin aksi ispatlanamayan savunması karşısında, eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesine temas eden “kültür varlığını bulundurma” suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, aynı Kanunun 67/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1.Hükmün gerekçesinde, sanık ile temyize gelmeyen sanığın, tarihi eser ticareti yaptıklarına ilişkin delil bulunmadığı, eylemlerinin “tarihi eser bulundurma” suçunu oluşturduğunun belirtilmesine rağmen, gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulacak şekilde, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde düzenlenen, kültür varlığı ticareti suçundan hüküm tesis edilmesi,
2.5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.