Esas No
E. 2013/10715
Karar No
K. 2013/18696
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/10715 E.  ,  2013/18696 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat

Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 22 TL maddi, 1.600 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davalı hazine vekilinin 08/02/2012 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçmesi nedeniyle davacı vekilinin temyiz istemine hasren yapılan incelemede;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminatın hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;

Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacıların haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği ve davacılar hakkında verilen takipsizlik kararı üzerinden 11 yıldan fazla süre geçtikten sonra davanın açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, davacıların bu uzun süre içerisinde haklarındaki kararın kesinleştiğini bilmediğinden söz etmenin yaşamın olağan akışına uymadığı, bu halde davanın süresinde açıldığı kabulünün mümkün olamayacağı gözetilmeden, yasal süresinde açılmayan davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile davacılar lehine tazminata hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.