12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/10488 E. , 2023/5323 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 17.09.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının kasten adam öldürme suçlamasıyla 31/01/2007 tarihinde gözaltına alındığı, aynı gün tutuklandığı, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2012 tarih 2012/293 sayılı kararı ile maktul Coşkun’a karşı kasten öldürme suçuna yardım etmekten 8 yıl 4 ay hapis cezası, maktul Beytullah’a karşı olası kastla öldürme suçuna yardım etmekten 6 yıl 8 ay hapis cezası, mağdur Ömer’e karşı kasten adam öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etmekten 5 yıl hapis cezası, Mağdur Kenan’a karşı kasten adam öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etmekten 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz incelemesinde Yargıtay 1. CD.’nin 12/05/2014 tarih, 2014/3009 karar sayılı ilamı ile maktul Coşkun yönünden kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına diğer hükümlerin bozulmasına karar verildiği, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesince Yargıtay’ın bozma ilanına uyularak verilen 20/09/2018 tarih ve 2018/330 karar sayılı kararında davacının maktul Coşkun’a karşı olan eylemi hariç diğer eylemleri yönünden beraat ettiği ve kararın kesinleştiği, neticede davacının almış olduğu kesinleşen toplam ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olduğu ancak dosyanın Yargıtay’a tutuklu gitmiş olması nedeniyle davacının tutuklu kaldığı 7 yıl 3 ay 12 günlük sürenin almış olduğu 8 yıl 4 ay hapis cezasının infaz yasası gereği infaz edeceği 4 yıl 6 ay dan fazla olduğunu bu sebeple 3 yıl 10 ay fazla tutuklu kaldığını iddia ederek 500.000,00 TL manevi ve 100.000,00 TL maddi tazminat talep etmiştir.
2.Davalı vekili 18.10.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre,yetki itirazları ile tazminat koşullarının davacı yönünden oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddini, öne sürmüştür.
3.Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2019 tarihli ve 2019/877 Esas, 2019/1087 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/19 Esas, 2020/908 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; İstinaf mercinin tazminat taleplerinin reddine dair kararının hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin normal şartlarda şartla tahliye tarihinin 31.07.2011 olduğunu, suç tarihi itibariyle uygulanan infaz kanununa göre ceza evinde kalması gereken süre 4 yıl 6 ay olması gerekirken yargılamanın uzun sürmesi ve buna bağlı olarak hakkında verilen hükmün 12.05.2014 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle muhtemel şartla tahliye tarihine kadar olan hükümlülük süresinden fazla süre ile ceza evinde kaldığı ve kanunun infazda öngördüğü indirimden yararlanmadığını müvekkilinin fazladan ceza evinde kalması nedeniyle tazminata hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/144 Esas, 2012/293 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kasten öldürmeye yardım etme suçundan yargılandığı, yapılan yargılama üzerine 8 yıl 4 ay hapis cezasının onanması neticesinde davacının 8 yıl 4 ay hapis cezasının 12.05.2014 tarihinde kesinleştiği, davacının 28.01.2007 - 12.05.2014 tarihleri arasında hükümlü kaldığı ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının f bendinde tutuklulukta geçirdikleri süreleri hükümlülük süresinden fazla olan kişilerin tazminat isteme hakkı olduğunu, iş bu durumda somut olayımızda davacının hükümlülük süresinin 8 yıl 4 ay hapis cezası olduğu tutuklulukta geçirdiği toplam sürenin ise 7 yıl 3 ay 14 gün olduğu hesaba katıldığında davacının tutuklulukta geçirdiği sürenin hükümlülük süresinden fazla olmadığının anlaşıldığı bu sebeple davacının tazminat isteminde bulunma hakkı olmadığından davanın reddine, karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/144 Esas, 2012/293 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının kasten öldürmeye yardım etme suçundan yargılandığı, yapılan yargılama üzerine 8 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedildiği, hükmün 12.05.2014 tarihinde kesinleştiği, davacının 28.01.2007 - 12.05.2014 tarihleri arasında 2661 gün tutuklu ve hükümlü kaldığı ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/144 Esas, 2012/293 Karar sayılı ilamı ile davacı (sanık) hakkında 08.01.2007 - 12.05.2014 tarihleri arasında 2661 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 8 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilip, kararın kesinleştiği, davacının 28.01.2007 tarihinde cezaevine girdiği, davacının 12.05.2014 tarihinde tahliye olduğu, bu haliyle davacı hakkında infaz edilen sürenin mahkumiyet hükmünün bihakkın tahliye tarihinden fazla olmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2020/19 Esas, 2020/908 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.