6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının kaldırma kararı sonrasında yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından kaldırma kararı öncesinde sunulan dava dilekçesinde özetle; Sigortalı ... Sanayi A,Ş.'ye ait muhtelif emtianın, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı Abonman Sigorta Poliçesi ile 31.12.2016/2017 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirket sigortalısı ile davalı arasında sigortalı muhtelif emtianın Kütahya- İstanbul arasında taşınması hususunda taşıma akdi gerçekleştirildiğini, ancak davalının taşıma işini gerçekleştirdiği esnada, müvekkil şirkete şoförünün istirahate çekilmesi ile dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları neticesinde hırsızlık suretiyle çalındığı, sigortalı şirketin çalınan miktar kadar zarara uğradığını, söz konusu olay ile ilgili olarak, ... Polis Merkezi tarafından sürücü ...'nın ifadesi alındığı, bağımsız ve uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, hasar nedeniyle meydana gelen 10.873,61-TL tutarındaki hasar tazminatı müvekkil şirket tarafından 08.03.2018 tarihinde ödendiğini, davalıdan talebin ... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi çerçevesinde ödenen 10.873,61-TL hasar tazminatının 08.03.2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber tahsilinden ibaret olduğu, Î.Î.K.
257.maddesine göre ihtiyati haciz talep eden müvekkil şirketten teminat alınmamasını talep ettikleri, açıklanan ve yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle, sigorta şirketi borcunun kamu teminatı altında bulunması sebebiyle teminatsız olarak ihtiyati haciz talebinin kabulün, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 10.973,61 TL tazminatın 08/03/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından kaldırma kararı öncesinde sunulan cevap dilekçesinde özetle; Hakkında açılan davayı kabul etmediğini, mahkemenin iş bu davayı görme konusunda yetkili olmadığı, yerleşim yeri olan Kütahya Mahkemeleri olduğu, Kütahya İlinden İstanbul İline, ... ait porselen eşyaları taşımakta olduğu, İstanbul İlinde .... Yeni Bosna’da bulunan kendisine ait bölge deposuna saat yaklaşık 03.00 sularında gittiğini, görevlinin kapıyı açması sonucu buradaki deponun bahçesine girdiğini, güvenlik görevlisinin aracı park ettiği alanda istirahat edebileceğini söylediğini, sabah malların depo tarafından teslim alınacağı, aracın ve kendisinin emniyette olduğunu düşündüğü ve yolculuk sebebi ile de yorulmuş olmasından dolayı aracın içerisinde uyuduğunu, bu sırada kimliklerini bilmediği şahıslar tarafından araçtaki malların hırsızlanarak çalındığını, Polisi aradığını ve ... Polis Merkezinde ifade verdiğini, Polisin karşı depo olan ... halının güvenlik kamerası kayıtlarını da aldığını, meydana gelen olayda hiçbir kusurunun olmadığı, olayın ... hakimiyet alanı olan bahçesinde meydana geldiği, ... bahçesine kapılar güvenlik görevlileri tarafından açılarak alındığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile açılmış olan hasar dosyasını da kabul etmediğini, belirlenen miktar fahiş derecede yüksek olduğu, hırsızlanan malların bedeli daha düşük olduğunu, davacı ödeme tarihi olarak belirttiği değil, dava açma tarihinden itibaren faiz talep etmesi gerektiğini, ayrıca davacının talep etmiş olduğu avans faiz de yasal olmayıp, yasal faiz talep etmesi gerektiği, hırsızlanma olayının ...’in deposunun bahçe kısmında olması, bahçe kısmına alan güvenlik görevlilerinin olması, aracı terk etmemesi, ....Polis Merkezine şikayetçi olma hususları dikkate alındığında iş bu hırsızlanma olayının olmasında şahsına isnat edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, belirtilen ve resen göz önüne alınacak nedenlerle; açılmış olan hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli olarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesi için iş bu beyanlarda bulunmamız gerektiğini, açıkladığı ve resen göz önüne alınacak nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun, kötü niyetli açılmış olan davanın reddine, yargılama ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkememizce 29/04/2019 tarih ve ...-... E-K sayılı kararı ile, davalı araç sürücüsünün hırsızlığın önlenmesi için, binanın bahçesi içine park ederek tedbirleri aldığından üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, hırsızlık olayında davalının kusurunun bulunmadığı, TTK m.876 maddesi gereğince davalı taşıyıcının üzerine düşen tüm özeni göstermesine karşın meydana gelen zararı engellemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kaldırma kararı öncesi yargılama sonunda verilen 29/04/2019 tarih ve ...-... E-K sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen karar İstanbul BAM .... HD'nin 15/12/2022 tarih ve ...-... E-K sayılı ilamı ile "Her ne kadar bilirkişi raporunda davalı araç sürücüsünün aracı yüklü şekilde indireceği deponun önüne binanın bahçesinin içine park ederek hırsızlığın önlenmesi için gerekli tedbirleri aldığı, hırsızların bahçenin dışından içeriye müdahale ederek gerçekleştirdikleri eylem nedeniyle davalının kusuru bulunmadığı belirtilmiş ise de ekspertiz raporunda belirtildiği üzere hırsızlığın depo binası içerisinde gerçekleşmediği, aracın park edildiği yeri dışarıdan ayıran bir engel bulunmadığı, aracın bırakıldığı yerde gece bekçisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı taşıyıcının aracı üçüncü kişiler tarafından dışarıdan yapılabilecek müdahalelere karşı yükü nezaretsiz bıraktığı, bu nedenle somut olayda en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir hal bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ancak meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, dolayısıyla sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olup olmadığı hususları sigorta poliçesi özel şartları ve davaya konu taşımaya ilişkin spesifik poliçenin dosyada bulunmaması nedeniyle anlaşılamamaktadır. Dosyada davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalıdan alınan ibraname veya temlik belgesi ibraz edilmemiştir. Bahsi geçen husus davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyetini kazanıp kazanmadığı bakımından önem arz etmekte olup bu husus re'sen dikkate alınmalıdır.Olay tarihinde geçerli olan poliçeye ilişkin özel şartlar ve taşımaya ilişkin spesifik sözleşme de getirtilip, varsa temlikname veya ibranamenin ibrazı sağlanıp, davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyetinin kazanıp kazanmadığı araştırılmalıdır. Bunun dışında davalının araç içerisinde uyuduğu, araçtan ayrılmadığı, bu nedenle pervasızca hareket etmediği ve ağır kusurlu kabul edilemeyeceği anlaşıldığından taşıyanın sınırlı sorumluluğuna ilişkin TTK m.882 vd. hükümleri de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; davacı vekilinin yerinde görülen istinaf başvurusu ve aktif husumet bakımından re'sen tespit edilen hususlar nedeniyle kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesiyle kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmiştir.
Kaldırma kararı sonrasında bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle, İstinaf kararı sonrası dosyaya spesifik Nakliyat Emtea Abonman Sözleşmesinin kazandırıldığı, ancak dava dışı sigortalı ... A.Ş. ile imzalanan taşıma sözleşmesinin, sigorta tazminatının ödenmesi sonrası dava dışı sigortalıdan alınan temlikname ve/ veya ibranamenin ise dosya kapsamında görülemediği, davaya konu hırsızlık olayının, davacı sigortacı ile dava dışı ... A.Ş. Arasında akdedilen sigorta Ssözleşmesinin Özel Şartlar 12. maddesi gereği, “teminat dışında” değerlendirilebileceği, ancak davacı sigortacının meydana gelen ve Ekspertiz Raporuyla belirlenen sigorta tazminatını, 25.07.2018 tarihinde sigortalısı dava dışı ... A.Ş. ye 10.873, 61 TL olarak ödemiş olduğu, yapılan bu ödemenin, gerçekleşen rizikonun Poliçe Özel Şartlarında “teminat dışı” olarak gösterilmiş olması sebebiyle bir “ex gratia (lütuf) ödemesi” olarak değerlendirilebileceği, hal böyleyse, sigortacının yaptığı tazminat ödemesini davalıya rücu edemeyebileceği, mahkememizin sigortacının yaptığı ödemeyi davalı taşıyıcıya rücu edebileceğiyi kurması halinde, TTK m. 882 vd. ında belirlenen davalı taşıyıcın sorumluluk sınırlarının tespiti için getirilen ölçütün çalınan emtianın ağırlığı olduğu, ancak çalınan emtianın ağırlığı hakkında bilginin dosya kapsamında tespit edilememesi sebebiyle anılan Kanun maddesi bağlamında sorumluluk sınırı hesabının yapılamadığı, bununla birlikte, Ekspertiz Raporunda tespit olunan ve toplamda 13.968,85 TL tutarlı zararın % 0,5 tenzili muafiyet ve 96 20 koasürans sonrası kalan 10.819,34 TL nin Poliçe kapsamında hasar bedeli olarak değerlendirilebileceği, davalı sürücünün, aracını güvenlikli ve/ veya bekçili olmayan, sürekli gözetim ve/ veya emniyetli olmayan lokasyonda konaklamak amacıyla park etmiş olmasına rağmen aracının içinde uyuduğu, aracın yanından ayrılmadığı ve düşüncesizce hareket etmediği kanaatiyle ağır kusurlu olarak değerlendirilemeyeceği, mesleği taşımacılık olan davalının işini icra ederken bu tarz olaylara karşı herhangi bir sorumluluk sigortasının bulunup bulunmadığının dosya kapsamında belirlenemediği yönünde görüş bildirilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Dava , taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında, taşınan emtianın hasar görmesi nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususunda 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. 6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
Somut olayda davacı taşıyan, 13/11/2017 tarihinde sigortalının Kütahya'daki adresinden aldığı yükü, yine aynı firmanın Yenibosna/İstanbul adresine taşımayı üstlendiği, 14/11/2017 günü saat 03:30 sıralarında sigortalı firmaya ait varış yerindeki depo binası önünde sigortalı firma çalışanı yardımıyla park ettiği, davacının uyumak için aracın içine geçmesinden sonra araç içindeki bir kısım emtianın çalındığı anlaşılmıştır. Davaya konu uyuşmazılığın hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, dolayısıyla sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı sigortacı ile dava dışı ... A.Ş. Arasında akdedilen sigorta sözleşmesinin Özel Şartlar 12. Maddesinede özetle, taşıma aracının güvenlikli olmayan yere parketmesi nedeniyle hırsızlık meydana gelmesi halinde ziya ve hasarın teminat harici olduğu belirtilmiş olup davalının emtiaların içinde bulunduğu aracı sigortalıya ait bina içine park etmiş olması sebebiyle gerçekleşen rizikonun Poliçe Özel Şartlarında “teminat dışı” olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı sigortacının meydana gelen ve Ekspertiz Raporuyla belirlenen ve sigortalıya ödenen 10.873, 61 TL sigorta tazminatının sigortalıya bir “ex gratia (lütuf) ödemesi” olduğu, bu nedenle davacı tarafça sigortalıya yapılan tazminat ödemesinin davalıya rücu edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın Reddine
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 185,70.-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 84,15 TL harcın davacıdan tahsili ile haziye gelir kaydına
3.a)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b)Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
4.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Karar tarihi itibarıyla miktar yönünden kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)