Esas No
E. 2012/32611
Karar No
K. 2013/22509
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2012/32611 E.  ,  2013/22509 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi

Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması

Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 133/1, 62/2, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 133/1. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun oluşabilmesi için; iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce, ilgilisinin rızası olmaksızın, elverişli bir aletle (sesli bir açıklamayı kuvvetlendirerek veya naklederek onu ses alanının dışına çıkartıp doğrudan doğruya algılanabilir hale getirmeye yarayan her türlü düzenekle) dinlenmesi veya akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesi gerekmekte olup; belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; başka kişi veya kişiler tarafından kaydedilmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2. cümlesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği, konuşmada, kişiler arasında vasıta bulunmaksızın iletişim gerçekleştiği halde, haberleşmede, elverişli bir ... sayesinde kişilerin iletişime geçtikleri; bu açıklamalar ışığında, incelenen dosya içeriğine göre, aralarındaki boşanma davası sonuçlanmış, ancak henüz temyiz aşamasında olan sanık ... ile katılan arasında, Kayseri mahkemelerinde devam etmekte olan başka davaların da bulunduğu, katılanın olay tarihinde, sanık ...'in kardeşi olan ve aynı suçtan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... ile telefonda konuştuğu sırada, sanık ...'nın katılanın sesini hoparlöre verdiği, sanık ...'un da katılanın konuşmalarını kendi cep telefonu ile kaydedip, aralarında tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından Kayseri 4. Sulh Ceza Mahkemesine açılan 2010/1115 esas sayılı dosyasına delil olarak ibraz ettiğinin iddia edilmesi karşısında, kanıtlanması halinde eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2. cümlesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı; anılan maddede, suç tarihi de gözönüne alındığında 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunun 79. maddesi ile yapılan değişiklikten önce dahi "bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası" öngörülmüş olup, hapis cezasının üst sınırı itibariyle, gerek anılan değişiklikten önce gerekse de değişiklik sonrası davaya bakma görevinin 5235 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule ve uygulamaya göre de;

1.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

2.Adli sicil kaydına göre, Kayseri 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.01.2010 tarih ve 2010/94 Esas, 2010/74 sayılı kararı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suçtan mahkumiyetine karar verildiği halde, gereği için mahkemesine ihbarda bulunulmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesine aykırı hareket edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 5235 sayılı Kanun 5237 sayılı TCK'nın 133/1. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun oluşabilmesi için; iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce, ilgilisinin rızası olmaksızın, elverişli bir aletle (sesli bir açıklamayı kuvvetlendirerek veya naklederek onu ses alanının dışına çıkartıp doğrudan doğruya algılanabilir hale getirmeye yarayan her türlü düzenekle) dinlenmesi veya akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesi gerekmekte olup; belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; başka kişi veya kişiler tarafından kaydedilmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2. cümlesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği, konuşmada, kişiler arasında vasıta bulunmaksızın iletişim gerçekleştiği halde, haberleşmede, elverişli bir ... sayesinde kişilerin iletişime geçtikleri; bu açıklamalar ışığında, incelenen dosya içeriğine göre, aralarındaki boşanma davası sonuçlanmış, ancak henüz temyiz aşamasında olan sanık ... ile katılan arasında, Kayseri mahkemelerinde devam etmekte olan başka davaların da bulunduğu, katılanın olay tarihinde, sanık ...'in kardeşi olan ve aynı suçtan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... ile telefonda konuştuğu sırada, sanık ...'nın katılanın sesini hoparlöre verdiği, sanık ...'un da katılanın konuşmalarını kendi cep telefonu ile kaydedip, aralarında tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından Kayseri 4. Sulh Ceza Mahkemesine açılan 2010/1115 esas sayılı dosyasına delil olarak ibraz ettiğinin iddia edilmesi karşısında, kanıtlanması halinde eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2. cümlesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı; anılan maddede, suç tarihi de gözönüne alındığında 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5235 md.11 K5271 md.232/6 TCK md.133/1 K5271 md.231/11 TCK md.51/3 CMK md.232/6 CMK md.231/11 K5237 md.133/1 K5237 md.51/3 K5320 md.8 K5237 md.79 K5237 md.3 K1412 md.321 TCK md.132/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog