1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/14054 E. , 2023/7853 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2014/610 Esas, 2016/623 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2021/1782 Esas, 2021/3153 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
a)Sanığın üzerine atılı suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının istinabe yoluyla başka mahkemelerde aldırılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi,
b)Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması,
c)Mahkemece ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca tahrik hükümleri uygulanırken, asgarî oranda (1/4) indirim yapılması gerekirken, (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
d)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınması gerektiği, Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3.Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/339 Esas, 2021/1293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak; 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 2 yıl 1 ay hapis ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; delillerin hatalı değerlendirildiğine, meşru savunma ve sınırın aşılmasına, tahrikin derecesine, sanığın silah ve sabit izden sorumlu tutulamayacağına, fazla ceza tayin edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ve müşteki arasında olay günü ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde çıkan kavgada, sanığın cam şişe ile müştekiye vurarak yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunması, müştekinin beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3.... Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen adlî muayene raporu ile müştekinin yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek bozma gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE
Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezası üzerinden, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında, cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün olarak hatalı hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından ve cezanın kazanılmış hak nedeniyle 2 yıl 1 aya indirilmesi nedeniyle sonuca etkili de görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, müştekinin aşamalardaki beyanları ile uyumlu adlî rapor içeriği karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, şişe ile vurulması neticesinde sabit ize neden olduğundan söz konusu artırım maddelerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmınında da belirtildiği üzere ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanamayacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca, asgarî seviyede haksız tahrik indirimi uygulanmasının isabetli olduğu, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği anlaşıldığından, eleştiri ve düzeltme nedeni dışında sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Bozma sonrası kurulan hükümde 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilirken, sanık hakkında tayin edilen cezanın kazanılmış hakkı olan 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak infazına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/339 Esas, 2021/1293
Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının uygulanmasına ilişkin bölümünden "neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkartılarak yerine "sanığın cezasının 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.