Esas No
E. 2023/8857
Karar No
K. 2023/6156
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/8857 E.  ,  2023/6156 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/457 E., 2023/303 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2022/367 Esas, 2022/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı

Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.04.2023 tarihli ve 2023/457 Esas, 2023/303 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun "1-Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün, 2. paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine; "Sanığın geçmişi ile suçtan sonra ve yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları ile adli sicil kaydının bulunmaması lehine indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK’nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına", 2-Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün, 4. paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine; "Sanığın geçmişi ile suçtan sonra ve yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları ile adli sicil kaydının bulunmaması lehine indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK’nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına", 3-Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, yargılama giderlerinin belirlendiği paragrafından sonra gelmek üzere, katılanların kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, CMK'nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddeleri gereğince 10.250,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara ödenmesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasınnı (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında indirim yapılmadan en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdurenin ifadelerinin çelişkili olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Suç tarihi itibariyle on iki yaşını tamamlamamış çocuk olan mağdurenin olay günü gündüz vakti arkadaşlarıyla sokakta oynadığı esnada, sanığın cinsel ... ve isteklerini tatmin kast ve iradesi ile hareket ederek mağdureyi zorla kolundan tutarak çekmek suretiyle kendi ikametine götürdüğü, burada sanığın mağdureyi iterek sırtüstü yatırdığı, yanağından öpmeye başladığı o esnada mağdurenin dudağından öpmemesi için kendi eli ile ağzını kapattığı bu nedenle sanığın mağdureyi dudağından öpemediği, mağdurenin alt kısmında bulunan pijamasını sanığın çıkarmaya çalıştığı ancak mağdurenin pijamasını tutması sebebiyle çıkaramadığı, sanığın bu eylemleri devam ettiği sırada mağdurenin arkadaşı olan ve mağdurenin sanık tarafından zorla götürüldüğünü gören tanık ... 'in koşarak olayı kendi annesine anlatması ve ...'in annesi olan tanık ...'nin de sokağa çıktığında tesadüfen oradan geçmekte olan mağdurenin annesi ...'u görerek olayı anlatması ve katılan ...'un sanığın evine gidip sanığın evinin kapısını açmaya çalıştığı sırada, mağdurenin olay yerine geldiğini ikametin penceresinden gördüğü annesini kastederek sanığa “anneme söylersem seni döver” dedikten sonra sanığın odada bulunan pencereden dışarıya bakıp “annene bir şey söylersen seni döverim” diyerek mağdureyi evin içerisinden gönderdiği, mağdurenin evin kapısını zorlanarak açıp dışarıya çıktığı, daha sonra mağdurenin ağlayarak ve korku içinde olanları annesine anlattığının sabit olduğu, mağdure ve tanıkların beyanları, ayrıca kamera görüntülerinde mağdurenin kolundan tutarak çekiştirilmek suretiyle götürüldüğünün anlaşılması karşısında eylemin mağdure tarafından karşı konulmayacak derecede cebir ile gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi gerektiği, tanıkların, katılan ...’un ve mağdurenin beyanları birlikte değerlendirildiğinde eylemin anlık ve kesintisiz olarak gerçekleştiği ve katılan ...’un sanık ile mağdurenin bulunduğu binanın önüne gelmesi ile eylemin sonlandırıldığı anlaşıldığından, eylemin ani, kısa süreli oluşuna göre mevcut delillere istinaden vasfının değiştiği ve on iki yaşından küçük çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, düzelteme nedenleri haricinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

1.Suç tarihi itibariyle on iki yaşını tamamlamamış çocuk olan mağdurenin olay günü gündüz vakti arkadaşlarıyla sokakta oynadığı esnada, mağdurenin direnmesine rağmen zorla kolundan tutarak çekmek suretiyle kendi ikametine götürdüğü, burada sanığın mağdureyi iterek sırtüstü yatırdığı, yanağından öpmeye başladığı o esnada mağdurenin dudağından öpmemesi için kendi eli ile ağzını kapattığı olayda, sanığın eyleminin sarkıntılık için kabul edilen "ani" "kesintili" olma ölçütlerini aştığı, mağdureyi kolundan çekip tutmak suretiyle zorla evine görtürdükten sonra eylemini gerçekleştirmiş olması nedeniyle sanığın eyleminin sarkıntılığı aştığının anlaşılması karşısında, istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetildiğinde olumsuz kişiliğine yahut davranışına dair dosyaya yansıyan bir tespitte bulunmayan sanık hakkında, Kanun metninde sanık lehine örnekseme kabilinde yer alan kavramlara yanlış anlam yüklenerek anılan kurumun niteliği ile bağlantısı kurulmayan içerik ve maksadı objektif belirlilik taşımayan soyut ifadelere dayanılarak yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinin Kanuna aykırı olduğundan bahisle sanık hakkında takdiri indirime hükmedilmesine dair yapılan değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu hususlarla ilgili değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçede açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.04.2023 tarihli ve 2023/457 Esas, 2023/303 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog