4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2012/23698 E. , 2013/33242 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Anayasanın 40/2,
CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanık Lütfi Keskin’in yokluğunda verilen hükümde,
CMK’nın 232/6. maddesine aykırı olarak temyiz süresinin başlangıcının “bugünden itibaren” şeklinde yanıltıcı gösterilmesi ve gerekçeli kararın Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddelerinde öngörülen yönteme uyulmadan tebliğ edilmesi karşısında, sanık müdafiinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek, yerel mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz bu nedenle yerinde görüldüğünden red kararı kaldırılarak ve yerinde görülmeyen infazın durdurulması isteminin reddine karar verilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, Temel cezanın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun maddesinin “TCK’nın 106/2-c” yerine, “106/2-a” şeklinde yanlış gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, “hükmün temel cezanın belirlendiği kısmındaki “TCK’nın 106/2-a” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “TCK’nın 106/2-c” ibaresinin eklenmesi” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 23/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.