2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ile davalı şirketin talebi üzerine ... Plaka numaralı araç ile 15.04.2021 tarihinde ... Maden Limited Şirketi'ne 3800 TL + KDV karşılığında mal gönderdiğini, müvekkili nakledilecek malları ilgili şirkete ulaştırmış ancak davalı şirketçe nakliye bedeli müvekkile ödenmediğini, müvekkilinin, alacağının ödenmesi amacıyla 26.08.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurduğunu, uzlaşma sağlanamayınca işbu davanın açılması hususu zorunlu olduğunu, ödenmemiş 4.484-TL nakliye bedelinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; zamanaşımı itirazımızı öne sürdüklerini,müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmamadığını, şayet aksi kanat hasıl olacak ise söz konusu alacak zamanaşımına uğradığını,
TTK 855 gereği zamanaşımı süresi 1 yıl olduğunu, müvekkilinin işbu davada taraf sıfatı bulunmadığını, bu nedenle işbu davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıya karşı böyle bir borcu bulunmadığını, nakliye ücretindden sorumlu olan müvekkili olmadığını, bu husus sözleşme ile hüküm altına alındığını, davacı tarafından sunulan Yargıtay kararı hatalı sunulmduğunu, söz konusu karar lehlerine olduğunu, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğundan yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla öncelikle işbu davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir.
Davalı tanığı dinlanmiş olup, tanık ...' ün Mahkememizde alınan beyınında; "Ben davalı şirket yetkilisiyim, nakliye alıcıya aittir, anlaşmamız o şekilde yapılmıştır, davacı tarafından daha önce yaptığımız işlerden kaynaklı tarafımıza kesilen tüm faturalar ödendi, satılan malların fatura bedeli alıcı tarafından bize ödendi, nakliye sorumluluğu bizde değildir, davacı tarafa nakliyenin alıcıya ait olduğunu söyledik, biz sözleşme yaptığımız da alıcıya ait olduğu yazılıdır, ayırca sözlü olarak da kendisine bildirme yaparız" şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava, ödenmeyen nakliye bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 855/1. maddesinde; bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem haklarının on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı; ikinci fıkrasında bu sürenin, eşya taşımasında eşyanın gönderilene teslimi, yolcu taşımasında yolcunun varma yerine ulaşması, eşyanın tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış olması halinde ise eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Hükmün beşinci fıkrasında ise eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımına def'i ileri sürülmüş olup TTK'nın 855. maddesinde, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda 1 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğü ve bu sürenin eşyanın gönderilene teslimiyle başlayacağı, sevkiyatın 15/04/2021 tarihinde yapıldığı, davanın ise 27/02/2023 yılında açıldığı gözetilerek zamanaşımı süresi içerisinde açılmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Açılan davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2.Alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,95-TL'nin davacıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca taktir olunan 4.484,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6.Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair,davacı ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibarı ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2023
Katip
Hakim