Esas No
E. 2013/15000
Karar No
K. 2013/23307
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/15000 E.  ,  2013/23307 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi

Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken ... kullanmak ve taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/l,2-d,3-b, 179/3, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.740,00 ve 500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/10/2012 tarihli ve 2010/1845 esas, 2012/3235 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre;

1.Sanığın olay tarihinde alkollü şekilde kullandığı aracıyla kaza yapması sonucu bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve taksirle bir kişinin yaralanması suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/12/2007 tarihli ve 2007/17304 esas, 2007/16116 sayılı ilâmı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04/06/2007 tarihli ve 2007/5515 esas, 2007/4897 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek olan kişinin ... kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayımızda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, bir suçtan dolayı sanığın bir kez cezalandırılabileceği, aynı eylem nedeniyle bir de trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın aleyhine olacak şekilde ikinci kez cezalandırılamayacağı, keza 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesinde alkollü ... kullanma eyleminin düzenlendiği ve bu kabahatten dolayı idarece idarî para cezasının tayin edilebileceğinin gözetilmemesinde,

2.5237 sayılı Kanun'un 89. maddesindeki taksirle yaralama suçunun nitelikli hâllerinin birden fazla olması durumunda bir kez artırım yapılacağı, her bir nitelikli hâl için ayrı ayrı artırım yapılamayacağı cihetle, mahkemece, müştekinin meydana gelen olayda yüzünde sabit iz oluştuğu ve organlarından birinin işlevini yitirdiğinden bahisle aynı Kanun'un 89. maddesinin 2-d ve 3-b. fıkraları kapsamında iki kez artırım yapılmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 02/05/2013 gün ve 94660652-105-34-2502-2013/7136/28750 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2013 gün ve 2013/165214 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

İncelenen dosya içeriğine göre; kazadan sonra yapılan ölçümde 1,93 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, olay tarihinde sevk ve idaresindeki aracıyla kaza yapması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğinden bahisle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ve taksirle yaralama suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, TCK'nın "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek olan kişinin ... kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, bir suçtan dolayı sanığın bir kez cezalandırabileceği, taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûm edilmesinin yanında aynı eylem nedeniyle bir de trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın aleyhine olacak şekilde ikinci kez cezalandırılamayacağı halde her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesinde;

Ayrıca, katılanın olay nedeniyle, yüzde sabit ize neden olacak ve sağ gözdeki tam görme kaybı nedeniyle organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralanmış olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesi ile, yaralanmanın niteliği de gözetilerek, temel ceza tayin edilip, aynı maddenin 3-b fıkrası ile cezanın bir kez arttırılması gerekirken, katılanın yüzünün sürekli değiştiğine ilişkin bir rapor da bulunmadığı halde, uygulama imkanı bulunmayan TCK'nın 89/3-d maddesi uyarınca temel cezada 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra, bir kez de TCK'nın 89/3-b maddesi uyarınca temel cezada bir kat artırıma gidilip, sanığın TCK'nın 89/3-d ve 89/3-b maddeleri uyarınca cezada ayrı ayrı artırım yapılarak, yazılı şekilde sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden,

Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma istekleri incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bakırköy 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/10/2012 tarihli ve 2010/1845 esas, 2012/3235 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre işlem yapılarak, öncelikle “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün tamamının hüküm fıkrasından çıkartılarak, bu suç ile ilgili olarak sanık hakkında, “HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA”; Taksirle yaralama suçundan kurulan hüküm ile ilgili olarak, bozma nedenine göre uygulama yapılıp, hükmün 2, 3, 4 ve 5. paragrafları hükümden çıkarılarak, yerine; “Sanığın eylemi sonucunda katılanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralanmasına neden olması nedeniyle TCK'nın 89/3-b maddesi gereğince cezasında bir kat arttırım yapılarak 180 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın cezasında TCK'nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 150 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığa verilen 150 gün adli para cezasının sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL’den hesaplanarak sanığın neticeten 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibarelerinin eklenmesi ve sair hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün bu şekilde düzeltilmesine, diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.