12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2012/27558 E. , 2013/19328 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/2-son, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Dosya içeriğine göre, sanığın, mağdureyle cinsel ilişkiye girdikleri sırada, kamera sistemi çalışır taşınabilir telefonuyla çekim yapıp, elde ettiği mağdurenin sevişme görüntülerini, mağdureden habersiz ve onun rızası olmaksızın, porno içerikli internet sitelerine koymak suretiyle mağdurenin özel hayatına ilişkin görüntülerinin yayılmasına sebebiyet verdiği iddiasına konu olayda, gerek sanık savunması, gerek mağdure beyanlarına göre, şikayete konu görüntülerin taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği sırada yayılmış olması, sanık tarafından, söz konusu görüntülerin cep telefonundan gizlice ele geçirilerek kendisine şantaj yapıldığı iddiasıyla, daha önce, 25.03.2005 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulması, mağdurenin, şikayet tarihinden önce, sanığa gönderdiği elektronik iletide, iddiaya konu görüntülerin ilgili internet sitelerinden halen kaldırılmadığını belirterek, bu konuda sanıktan daha fazla çaba harcamasını istemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi için; bahse konu görüntülerin yer aldığı internet sitelerine bu görüntülerin konulduğu bilgisayarın internet servis sağlayıcısı ve internet servis sağlayıcısı tarafından verilen IP adresinin tespit edilmesi, tespit edilen IP adresinin belirtilen tarih ve saatte hangi abone tarafından kullanıldığının ve o abonenin kimlik ve açık adres bilgilerinin belirlenmesi, IP adresini kullanan abonenin sanıkla bağlantısı araştırılıp, gerektiğinde sanığın iş yerinde ve evinde kullandığı bilgisayarlar üzerinde bilişim uzmanı üç kişilik bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de:
1.Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, 01 Haziran 2005 tarihinden önce yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'da suç olarak tanımlanmadığı gözetilmeden, sanığın 25.03.2005 tarihinde işlediği sabit görülen eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Adli emanete alınan kapalı zarf içerisindeki 2 adet CD hakkında bir karar verilmemesi,
3.5237 sayılı TCK'nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup, mağdurenin, temyiz aşamasında, 08.01.2010 hakim havale tarihli dilekçeyle sanığa yönelik şikayetinden vazgeçtiğini ifade etmiş olması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 73/6. maddesi gereğince, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine dair beyanı alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
4.5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerinin ifşası halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüş, fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, cezanın yarı oranında arttırılacağı düzenlenmiş iken, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 81. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde yapılan değişiklikle, temel ceza miktarı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş ve ifşanın basın ve yayın yoluyla gerçekleşmesi halinde de aynı cezaya hükmolunacağının belirtilmiş olması nedeniyle; ayrıca, 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde öngörülen ceza miktarına göre, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.