7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalının yönetim kurulu üyesi oldukları ... şirketinin vergi borçlarından müteselsil sorumlu olduklarını, bu kapsamda davalının vergi borcuna ilişkin olarak vergi dairesine ödeme yapan davacıya kendi payına düşen bedeli ödemesi gerektiğini, davacı ... nezdinde ilgili dönemlerde yönetim kurulu üyeliği görevini yürüttüğünden müteselsil sorumluluk gereği, vergi dairesine borcun ilk etapta 181.000,00 TL'lik kısmı ödediğini, vergi dairesinin ödeme emrinden anlaşılacağı üzere ilgili vergi borçlarının asıl amme borçlusu ... iken davacı ve davalı ise ...'ın ilgili vergi borçlarının tahakkuk ettiği zamanlarda veya vade zamanında kanuni temsilcileri olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin tarihlerde ...'ın yönetim kurulunda davacı ve davalı dışında dava dışı üçüncü bir kişi olan ... de bulunduğunu, sonuç olarak ilgili vergi borçlarından sorumlu olan yönetim kurulu 3 kişiden oluştuğunu, somut uyuşmazlıkta müteselsil sorumluların iç ilişkileri için ön görülen farklı bir düzenleme bulunmadığından 3 adet müteselsil borçlu olduğu gözetildiğini, her bir müteselsil sorumlunun üstlendiği yükümlülük 1/3 oranında olduğunu, bu sebeple davacı tarafından ödenen toplam 181.000 TL değerindeki borçtan davalının sorumluluğu 1/3 oranına tekabül eden 60.333,00 TL olduğunu, davacı davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası nezdinde icra takibine girdiğini, davalı ödeme emrine haksız bir şekilde itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini...” talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının dava dışı ... şirketinin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını ve görevde olduğu sürede ise dava dışı şirketin borcu da bulunmadığını, davalının vergi borcundan sorumlu olması hukuken mümkün olmadığını, davacının dava açmasında hukuki yarar olmadığını, vergi dairesi tarafından davacıya ödeme emri tebliğ edilmiş ise de davacı tarafından borcun ödenmesinde bir zorunluluk olmadığını, davacı taraf keyfi bir tutum ile ödeme yaptığını, davacının davalıya karşı dava açması yerinde olmadığını, davacının taraf sıfatı olmadığı için davalıya karşı dava açamayacağını, davalının imza yetkisi olmadığını, davalının ... şirketinin toplam %10 hisse sahibi olması sebebi ile ancak bu oran üzerinden davalının borçtan sorumluluğu bulunduğunu, dava dışı ... şirketinin vergi dairesine olan borcunu ödemeye yetecek kadar maddi tarafından borcun ödenmesi mümkün iken davacı tarafından ödemenin hangi amaçla yapıldığını anlamadıklarını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
(Kapatılan)Küçükçekmece ... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
(Kapatılan)Küçükçekmece ... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 60.333,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi Mali Müşavir ...
28/08/2023 tarihli raporunda; Dava konusunun, davacının muhtelif dönemlerde yönetim kurulu üyesi olduğu dava dışı ... A.Ş.'nin vergi borcunu ödemesi üzerine davalının yönetim kurulu üyeliğinden ötürü payına düşen tutarın davalı ... rücuen tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı ... tarafından Mahkemeye sunulan - 09.05.2023 - tarihli beyan dilekçesinde, davacının uhdesinde bulunan veya erişim sağlayabileceği, inceleme gününde hazır edilmesi mümkün olan herhangi bir ticari defter ve evrak mevcut olmadığını, tarafların şirket ortağı olduğunu, defter tutmadıklarını, şeklinde ifade etmiş olup herhangi bir ticari defter ve belge sunulmadığı, davalı ... 31.05.2023 günü saat ... 'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, dava konusu somut uyuşmazlık nezdinde yapılan tetkiklerde, dava dışı ... Hizmetleri A.Ş.'de davacı ... 'ün 07.01.2015 - 30.11.2018 tarihleri arasında, davalı ... 'in de 07.01.2015 - 08.04.2019 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi oldukları, ayrıca ilgili dönemlerde dava dışı ...'nin de yönetim kurulu üyesi olduğu, davacı ... tarafından dava dışı şirketin vergi borçları kapsamında toplamda 181.000,00 TL ödeme yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, davalının cevap dilekçesinde belirttiği hususlar bakımından hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemenize ait olacağı kanaati ile davacı ... davasında haklı görülmesi halinde, davacı ... tarafından yapılan ödeme nezdinde davalı ... 1/3 oranında sorumlu olacağı, buna göre davacının ödediği 181.000,00 TL tutardan kaynaklı takip tarihi (03.10.2022) itibariyle davalı ... (181.000 / 3 -) 60.333,33 TL rücuen alacaklı olacağı kanaatine varıldığını bildirmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 329/2. maddesine göre, Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur. Dolayısıyla anonim şirket ortaklarının şirketin borç ve yükümlülükleri nedeniyle şahsi sorumlulukları bulunmamaktadır. Buna karşılık 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun(AATUHK)'un Mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından tahsil edileceği ve bunlarında ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilecekleri düzenlenmiştir.
Tüzel kişi mükelleflerin kamu alacaklarından kaynaklanan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinden, kanuni temsilcileri sorumlu tutulmuştur, temsilcilerin, sadece görevde bulundukları dönemde tahakkuk eden kamu alacaklarından sorumlu olacakları, diğer bir deyişle anonim şirketlerde ve kooperatiflerde yöneticilikten usulünce ayrıldıkları tarihten sonraki kamu alacağından sorumlu olmayacakları tabiidir. Temsilcinin bu şekilde ödediği vergi için asıl mükellefe rücu etme hakkı bulunmaktadır (213 sayılı VUK. M.10). Dolayısıyla tüzel kişi temsilcileri, ödedikleri kamu alacağının “tamamını” öncelikle asıl mükelleften rücuen talep edebilirler.
Kanuni temsilcilerin asıl mükellef dışındaki diğer sorumlulardan talepte bulunabilmesi için öncelikle bu kamu alacağının asıl yükümlüden tahsilinin mümkün olmaması gereklidir. Zira asıl yükümlüsünden tahsili mümkün olduğu halde bu alacağı kamu idaresine ödeyen kanuni temsilcilerin, asıl yükümlü dışındaki diğer sorumlulardan rücuen talepte bulunmaları mümkün değildir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; Somut uyuşmazlıkta, dava dışı ... Hizmetleri A.Ş.'de davacı ...'ün 07.01.2015 - 30.11.2018 tarihleri arasında, davalı ... 'in de 07.01.2015 - 08.04.2019 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi oldukları, ayrıca ilgili dönemlerde dava dışı ...'nin de yönetim kurulu üyesi olduğu, davacı tarafça dava dışı şirketin vergi borçları kapsamında toplamda 181.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmektedir.
Davacı, ödediğini iddia ettiği şirket vergi borcu tutarının davalıdan rücuen tahsilini talep etmektedir, şirketin 07.04.2022 tarihinde iflas ettiği ve davalı tarafça da bu durumun aksi ve şirketin takip konusu borcu ödeyecek malvarlığı bulunduğu hususu iddia edilmemiştir. Buna göre, kamu idaresine ödenen vergi borcunun asıl mükellef şirketten tahsili mümkün olmadığından, kamu idaresine karşı vergi borcundan sorumlu olan diğer kişilere rücu mümkündür.
Borçlunun yönetici olması, şirkette 3 yöneticinin olması nedeniyle 1/3 sorumluluk esasına göre takip başlatılmış, yöneticiler arasında sorumluluk esasına ilişkin bir sözleşme dosyaya sunulmuş değildir. Bu halde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 167/1. Maddesi uyarınca, yöneticilerden her biri, kamu idaresine yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Davacı ... tarafından yapılan ödeme nezdinde davalı yanın 1/3 oranında sorumlu olacağı, buna göre davacının ödediği 181.000,00 TL tutardan kaynaklı takip tarihi (03.10.2022) itibariyle davalı ... (181.000 / 3 -) 60.333,33 TL rücuen alacaklı olacağı kanaatine varılmakla, davanın kabulüne ile davalının itirazının iptaline, alacağın belirlenebilir ve dolayısıyla likit olması dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmüş, takibin başlatılmasında davacının haklı olduğu kanaati ile taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın kabulü ile Küçükçekmece ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına,
2.Alacağın %20 si oranında hesap edilen 12.066,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3.Alınması gerekli 4.121,14 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 728,67 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.392,47TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 728,67 TL peşin harç olmak üzere toplam 809,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 6.058,00 TL yargılama yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı ve davalı vekillerinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı.. 16/10/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)