Esas No
E. 2013/17060
Karar No
K. 2013/23765
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/17060 E.  ,  2013/23765 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi

Hüküm : Davacılar bakımından: 55,86 TL maddi, 1100 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Davacıların tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararında 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacıların haberdar olmasının aranması gerektiği şeklindedir. Ancak adı geçen kararda tazminat davasının ne zamana kadar açılması gerektiğine dair bir açıklama yoktur. Borçlar Kanununun 60. maddesinde tazminat davasının, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı kabul edilmiştir. Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimseler bakımından, devletin yaptığı yakalama veya tutuklama haksız fiili ceza davasının kesinleşmesi ile netleştiğinden bu tarih olayın vuku tarihi olup, bu tarihten itibaren 10 yıl dolduktan sonra 466 sayılı Kanuna göre tazminat istenemeyeceği ve davacılar hakkında verilen beraat kararı üzerinden 13 yıldan fazla süre geçtikten sonra davanın açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, davacıların bu uzun süre içerisinde haklarındaki beraat kararının kesinleştiğini bilmediklerinden söz etmenin yaşamın olağan akışına uymadığı, bu halde davanın süresinde açıldığının kabulünün mümkün olamayacağı gözetilmeden, yasal süresinde açılmayan davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile tazminata hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog