6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesini özetle; davacı şirketin müdürü olarak davalının 10 yıl süreyle görev yaptığını, seçildiği süreden itibaren müdürlük görevi sona erene kadar şirkete hiç para kazandırmadığını, büyük çapta zararlara sebep olduğunu, ortaklar kurulu kararı ile 02/05/2016 tarihinde ....... ve .....'In şirket müdürü olarak seçildiğini, şirketin zararının önüne geçmek için çok kıymetli arsasını şirkete devrederek, satarak kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle inşaat yapılmasını sağladığını, müdür ...'ın bilgisi olmadan şirket müdürü olduğu için yeni daireyi satarak paraları kendi hesabına aldığını, cüzi bir rakamı ...... ve tarafına gönderdiğini, haberleri olmadan ...'ın ..... İnş. Ve Yapı Malzemeleri San. Tic. A.Ş'den 18 adet bağımsız bölüm aldığını, dairelerin bugünkü rayiç bedelleri ile birlikte ticari faizde eklenerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesini özetle;
Davalı vekili, arabulucuya başvurma şartının sağlanmadığını, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı şirketin şu anda yetkili müdürü olan .......’un davacı şirketin inşaata başlaması için kendi taşınmazını bedeli karşılığunda şirkete sattığını, bedelini de aldığını, o dönemde davacı şirketin müdürü olan müvekkilinin inşaatı tamamlanan daire ve dükkanları davacı şirket adına satışını yaparak bedellerini şirket hesabına yatırdığını, 18 adet daireyi ise kendi kazancı ile aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İş bu dava, TTK md. 644 atfına istinaden TTK 553 uyarınca şirket yöneticisinin sorumluluğunun tespiti ve tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda davacı ..... Müşavirlik Emlak İnşaat Müh. Sanayi Ticaret Limited Şirketinin bir dönem şirket müdürlüğünün yapan davalının, şirket adına yapmış olduğu işlemlerden dolayı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı ve bundan dolayı davalının sorumlu tutulup tutulmayacağı uyuşmazlık konusudur. Limited şirketlerde müdürlerin sorumluluğu TTK md. 644 atfına istinaden TTK md. 553 vd. Düzenlenmektedir. TTK m. 553 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davası açma yetkisi şirkete ve her bir pay sahibine verilmiştir. Somut olayda davacı taraf, bizzat zarar gördüğünü iddia eden şirket olduğu için davacı sıfatı mevcuttur.
TTK yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna tabi olacak kimseleri belirlediği 553. maddesinde "kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları" ifadesini kullanmıştır. Limited şirketlerde şirket müdürleri şirketin idare ve temsile yetkili organı sıfatıyla sorumluluk hükümlerine tabidirler. Dolayısıyla davacı şirketin bir dönem müdürü olan davalıya husumet yöneltilmesi ve sorumluluk davası açılması mümkündür.
Anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise müdürler şirketin, ortakların veya alacaklıların malvarlığını korumaya yönelik bir şirketler hukuku normunu veya diğer bir hukuk normunu ihlal etmek suretiyle bu kimselerin mal varlığında bir azalmaya sebep olabilir. Yönetim kurulu üyelerinin veya müdürlerin davranışları nedeniyle doğrudan zarar gören kimse, aslında çoğunlukla şirketin kendisidir. Yönetim kurulu üyelerinin veya kurucuların kanun veya esas sözleşmeye aykırı davranışları kural olarak en başta şirketin doğrudan zararına sebebiyet verir. Şirketin doğrudan zararı çoğunlukla ortaklar ve alacaklıların dolayısıyla zararı neden olur. Şirket uğradığı zararı kendisi talep edebileceği gibi ortaklar ve alacaklılar da uğradıkları dolayısıyla zarara istinaden dava hakkına sahiptirler ((6102 s. TTK md. 555, 556) Akdağ Güney, Necla Anonim Şirket Yönetim Kurulu, İstanbul 2016, 2. Bası, s. 295 vd).
Yönetim kurulu üyelerinin veya limited şirketlerde müdürlerin sorumluluğu ile amaçlanan, zarar verene isnat edilebilecek ve onun hukuk düzenince onaylanmayan bir davranışından kaynaklanan zararın giderilmesidir. Sorumluluğu düzenleyen TTK’nın 553. maddesine göre yönetim kurulu üyeleri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Bu açıdan bakıldığında gerek anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin gerekse limited şirket müdürlerinin sorumluluğu esas itibarıyla tazminat hakkı doğuran diğer hukuki düzenlemelerden bir farklılık göstermemektedir. Zira burada da mantık aynıdır. Zarar veren kimse, zarar görene belirli bir miktar ödemek veya bir kısım mal varlığı haklarını devretmek suretiyle zararı denkleştirmelidir. Hukuk düzeni anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu halinde de her türlü zarara tazminat sonucu bağlamamaktadır. Aksine burada da bir tazminatın söz konusu olabilmesi yasada öngörülen bazı koşullarının gerçekleşmesine bağlıdır.
Bu genel hükümler çerçevesinde TBK md. 49 ve 114/2 maddeleri uyarınca davalı yöneticinin hukuki sorumluluğunun doğması için dört şartın gerçekleşmesi gerekir. Bunlar, zarar, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağıdır. Yönetim kurulu üyelerinin veya limited şirketlerde müdürlerin sorumluluğu ile amaçlanan, zarar verene isnat edilebilecek ve onun hukuk düzenince onaylanmayan bir davranışından kaynaklanan zararın giderilmesidir. Sorumluluğu düzenleyen TTK'mn 553. maddesine göre yönetim kurulu üyeleri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Bu hüküm uyarınca yönetim kurulu üyelerinin TTK'na istinaden hukuki sorumluluklarına hükmedilebilmesi için zarar, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılık, kusur ve illiyet bağı koşullannın gerçekleşmiş olması gerekir. İş bu sorumluluk davalarında zararı ispat yükü genel hükümler uyarınca davacıdadır. Bu tespitler ışığında somut olayda davalının sorumluluğunun tespiti şirket kayıt ve belgeleri üzerinde teknik incelemeyi gerektirdiğinden bilirkişiler eliyle incelemeler yaptırılarak, sunulan 08.03.2023 tarihli kök ve 04.09.2023 tarihli ek rapor denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunmuştur.
Bilirkişiler Ticaret ve Borçlar Hukuk bilirkişisi ....., Mali Müşavir ...... ve G.menkul Değerleme Uzmanı ..... 'ın hazırlamış olduğu kök ve ek raporlarda özetle; davacı şirketin ticari defter kayıtlarında, 2015-2016-2017 yıllarında gayrimenkul satışlarından kaynaklı toplam 2.762.987,14 TL satış hasılatı kayıtlı olduğu, sektörel değerlendirmede ise gayrimenkullere ilk satış tarihleri itibariyle toplamda 2,824,367 TL kıymet takdir edildiği, mali ve sektörel inceleme sonucunda, her hangi bir somut zarar tespit edilemediğinden zarar iddialarının ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların sunduğu deliller ile mahkemece celp edilen kayıtlar ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; şirketin kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalı tarafından şirkete verilmiş herhangi bir zararın tespit edilemediği, davacı şirketin iddialarına ilişkin olarak somut delil dosyaya sunamadığı, iddia konusu İstanbul ili Esenyurt ilçesi, ..... Köyü, .... ada .... parsel sayılı 400 m2 yüzölçümlü Altı katlı betonarme bina ve arsası vasıflı taşınmazdaki dükkanlara ilişkin yapılan değerleme neticesinde elde edilen hasılatın piyasa koşullarına uygun olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut olayda her hangi bir somut zarar tespit edilemediğinden koşulları oluşmayan iş bu davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 170,78-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 99,07-TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin ve davacı şirket ortağı ve müdürünün yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/10/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)