12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2012/32796 E. , 2013/23867 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 14.07.2011
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal, Kasten yaralama, Hakaret
Hüküm : 1- Kasten yaralama suçundan; TCK'nın 86/2, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
2.Hakaret suçundan; TCK'nın 125/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
3.Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan; TCK'nın 134/2, 53/1-2. maddeleri gereğince mahkumiyet. Kasten yaralama, hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1.Kasten yaralama ve hakaret suçlarına ilişkin hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) adli para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla; 14.07.2011 tarihinde hakaret suçundan verilen 1800 TL ve kasten yaralama suçundan verilen 2400 TL'den ibaret mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2.Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, gayrı resmi yaşadığı eşi ile yaşadığı sorunlar nedeniyle, üvey kızı olan ve yaşı nedeniyle soruşturma evrakı ayrılarak Kadıköy Çocuk Mahkemesine dava açılan Gülşah Ayhan ile birlikte, bir süre katılanın evinde misafir olarak kaldığı, Gülşah'ın katılanın bilgisayarı ile oynadığı sırada, katılana ait çıplak fotoğrafları görüp bilgisayardan cep telefonuna aktardığı, daha sonra sanığın ve üvey kızının katılanla tartışması ve evden ayrılmak zorunda kalmaları üzerine, Gülşah'ın sanığa katılanın çıplak fotoğraflarını gösterdiği, katılana duydukları kızgınlık sonucu, ikisi birlikte fotoğrafçıya gidip fotoğrafları bastırarak, katılanın oturduğu apartmanın ortak kullanım alanlarına bıraktıkları, fotoğrafları gören apartman sakinlerinin ise katılanı durumdan haber etmeleri üzerine, katılanın sanıklar hakkında şikayette bulunması şeklinde gerçekleşen olayda, katılan mağdurenin çıplaklık gibi, ancak rızası kapsamında paylaşabileceği, fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntülerinin yayılmasına sebebiyet veren sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, bir süre evinde kaldığı katılanın kendisini evden kovmasının verdiği kızgınlıkla atılı suçu işlediğine, sabıkasının olmadığına, suçunu ikrar ettiğine, hafifletici sebeplerin, paraya çevirme ve ertelemeye ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden,
TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, (1) numaralı hükmün dördüncü (D bendi) paragrafının, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar;
TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde düzeltilmesi ve hükümlerdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.