12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/4279 E. , 2013/26772 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm :2863 Sayılı Kanunun 74/1, 74/1-2.Cümlesi, TCK'nın 62, 53/1, 58/6- 7, 54. maddeleri gereğince mahkûmiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anadolu Üniversitesinde arkeolog öğretim üyesi bilirkişi tarafından düzenlenen 13/07/2010 tarihli bilirkişi raporunda, kazı yapılan alanda antik döneme ait pişmiş toprak tuğla parçalarının ele geçmesi bu alanın arkeoloji açısından önemine işaret ettiğinin, bu nedenle de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamına girdiğinin belirtilmesi karşısında; sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesine temas eden suçu oluşturabileceği gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu 74.maddesinin 1.fıkrasının 2.cümlesi uygulanmak suretiyle sanığın cezasından indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından; kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma konusu yapılmamış; gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilen ... ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kültür varlıkları bulmak amacıyla, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan yerde, 4 metre genişliğinde, 8 metre uzunluğunda ve 2 metre derinliğinde çukur açmak suretiyle izinsiz kazı yaptıkları, bu nedenle mahkemece atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, sanıkta suç kastı bulunmadığına, TCK'nın 58. maddesinin uygulanma şartlarının bulunmadığına, sair nedenlere ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın TCK’nın 53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmek gerektiği gözetilmeden 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendinin 4. paragrafının hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (a, b, d ve e) bentlerinde belirtilen haklardan aynı yasanın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen haklardan ise, kendi alt soyu açısından aynı yasanın 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından 5237 sayılı TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.