Esas No
E. 2013/7031
Karar No
K. 2013/26687
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/7031 E.  ,  2013/26687 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi

Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal etme

Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Katılanın maddi bir zararının belirlenmediği olayda, kayden sabıkasız sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verilirken gösterilen, “koşulları oluşmadığından ve takdiren” şeklindeki gerekçede, oluşa ve dosya kapsamına göre, isabetsizlik görülmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın açık ikrarı ile dosya içerisinde yer alan, 27.06.2009 tarihli görüntü izleme tutanağına göre, mağazada güvenlik görevlisi olarak çalışan sanığın cep telefonunda yapılan incelemede, katılanın davaya konu edilen soyunma kabinindeki görüntüleri ile birlikte, başka müşterilere ait görüntülerin de bulunduğu tespit edilmiş ise de, bu görüntülerin mağdurelerinin kimliklerinin ve beyanlarının tespit edilemediği, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olup diğer mağdureler açısından şikayet koşulu gerçekleşmediğinden, tebliğnamede yer alan “sanığın birden fazla mağdura yönelik olarak eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında ayrıca TCK'nın 43/2 maddesinin uygulanması” gerektiği gerekçesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mağazada güvenlik görevlisi olarak çalışan sanığın, deneme kabininde kıyafetini değiştirmekte olan mağdurenin çıplaklık gibi fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntülerini, onun rızası dışında, cep telefonuna kaydettiği sırada mağdure tarafından farkedilip, diğer müşteriler ve mağaza çalışanları tarafından yakalanarak telefonuna el konulması şeklinde gelişen olayda, sanığın eyleminin sabit olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın, eksik inceleme yapıldığına, uzlaşma işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığına, psikolojik hastalıkları nedeniyle atılı suçu işlediğine ve bu hususun araştırılması gerektiğine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin bütün; katılan vekilinin de sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1.Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde, TCK'’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanunun 3/1. maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 81. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki sanık lehine yaptırım öngören TCK'nın 134/1. maddesi gereğince, 1 yıl ile 2 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, temel cezanın alt sınır olan 1 yıl hapis cezası esas alınarak belirlenmesi suretiyle adalet ve hakkaniyete uygun olmayacak şekilde sanığa az ceza tayin edilmesi,

2.Mağaza güvenlik görevlisi olan ve mesleğinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak atılı suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında, hükmolunan temel cezada, 5237 sayılı TCK'nın 137/1-b maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle, sanığa eksik ceza tayin edilmesi,

3.Sanığın dosya kapsamına göre, atılı suç nedeniyle (1) gün gözaltında kaldığı süresinin cezasından mahsubuna karar verilmeyerek 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesine aykırı davranılması,

4.Adli Emanetin 2009/2971 sırasında kayıtlı olan ve suçta kullanılan sanığa ait cep telefonunun müsaderesi talep edildiği halde, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 232. ile 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesine aykırı davranılması,

5.Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 81. maddesi ile TCK'nın 134/1. maddesinde yapılan değişikliğe göre hapis cezasının üst sınırı itibariyle 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 11. maddesi uyarınca davaya bakma görevinin Asliye Ceza Mahkemesine ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.