Esas No
E. 2020/1819
Karar No
K. 2023/1651
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2020/1819

KARAR NO: 2023/1651

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2015/10
KARAR NO: 2019/757

KARAR TARİHİ 18/07/2019

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 22/11/2023

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, ... Mahallesi ... Caddesi No. ... Maltepe İstanbul adresinde kırtasiye işlettiğini, 28.09.2014 günü sabahın erken saatlerinde işyerinin kapalı olduğu sırada yangın çıktığını, yangın sonucu müvekkilin kiralık olan dükkânı içindeki tüm malzemelerin yanarak kullanılamaz hale geldiğini, aynı gün ... A.Ş.'ye haber verildiğini, davacının işyerinin ... Bankası A.Ş. Maltepe Şubesi (Acente) tarafından ... A.Ş. adına ... Sigorta Poliçesi ile 29.11.2011 tarihinde ... no.lu poliçe ile 60.000,00 TL sigortalandığını, 29.12.2012 tarihinde ... no.lu poliçe ile yenilendiği ancak davalı acentenin 29.11.2013 tarihinde bu poliçeyi yenilemediğini, davalı taraf, 29.11.2012 -29.11.2013 vadeli ... no.lu poliçe henüz devam ederken, 31.07.2013 - 31.07.2014 vadeli ... no.lu ve 20.000,00 TL bedelli poliçeyi düzenleyerek yürürlüğe koyduğunu, prim ödemelerini de banka hesabından otomatik kestiği ve bunun yanı sıra 25.11.2014 başlangıç tarihli ... no.lu poliçeyi düzenleyerek primlerini yine banka hesabından otomatik çekmeye devam ettiğini, davalı acentenin müvekkile hiç haber vermeden kendiliğinden süreleri dolmadan mevcut poliçeleri iptal edip, yeni poliçeler hazırladığını, yakın zamanda davacıya bankadan mesaj geldiği ve ... no.lu poliçenizin yenilemesi ile ilgili detayları ... Sigorta ile iletişime geçerek öğrenebilirsiniz dendiğini, müvekkili tarafından verilen numara arandığında 20.000,00 TL'lik sigorta poliçesinin devam ettiğini öğrendiğini, ancak 60.000,00 TL'lik poliçenin neden 20.000,00 TL'ye indiğini öğrenemediğini, davalı bankanın davacının ... no.lu iban hesabına eksi kredi tanımladığı, ödeme konusunda bir sıkıntı olmadığını, yangından sonra 5.000,00 TL ve 2.250,00 TL olmak üzere tazminat ödemesi altında kendisine dava açılmaması şartı ile ödeme yaptığını, sigorta poliçelerinden ve davacının uğradığı zararlar sebebiyle fazlaya dair talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile 12.500,00 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

Islah Dilekçesi: 08.03.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 38.041,50 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket nezdinde mevcut en son geçerli poliçesinin 31.07.2013-31.07.2014 vadeli 20.000,00 TL limitli işyerim paket sigorta poliçesi olduğunu, bu poliçenin vade bitiminden sonra davacının poliçe yenileme talebi ve veya ödenmiş primi olmadığını, sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için de TTK'nin 1282 ve l295 maddeleri uyarınca primin tamamının veya taksitle ödemenin kararlaştırıldığını, aynı yasanın1264/4. maddesi sigorta ettiren yararına aksi düzenleme yapmanın da mümkün olduğu kaydedildiğini, davacı sigortalı ile davalı sigortacı ve acentesinin arasındaki poliçede takside bağlanan primin ne peşinatının ne de takip eden taksitlerinin rizikonun gerçekleştiği tarihten 3 ay önce davalı sigorta şirketine ya da acentesine ödendiğinin kanıtlanamadığını, davacı yanın talep ettiği 12.500,00 TL'yi neye göre istediğinin belli olmadığını, bu talebin bu bina ve demirbaşa mı yoksa emtiaya mı ait olduğu hususunun açıklanması gerektiğini, eğer emtiaya ait ise envanter defterinin, demirbaşa ait ise bunların teminlerine ilişkin faturaların sunulması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesini özetle; ... no.lu poliçe kapsamında karşılıklı anlaşma üzerine sigortalı primleri, Davacının ... no.lu hesabından tahsil edildiği, 29.11.2012 tarihinde ... poliçe numarası ile yenilendiği ancak müvekkil banka tarafından düzenli yapılabilen prim tahsilatlarının 2013 yılı Haziran ayında hesapta mevcut bakiye bulunmaması sebebiyle sekteye uğradığını, kredili mevduat hesabı kullanımına ilişkin davacının imzasını taşıyan Ticari Hesap Sözleşmesi gereğince 26.07.2013 tarihinde kredili mevduat hesabının vadesinin dolduğunu, davacının maddi sıkıntıları nedeniyle kredili mevduat hesabının revizesi yapılamamış sigorta poliçesine ilişkin prim tahsilatları da Kredili Mevduat Hesabından gerçekleştirilemediğini, taraflar arasında imzalanmış Ticari Hesap Sözleşmesi'nin Kredili Mevduat Hesabıyla ilgili davacı yanın prim tahsilatlarının yapıldığı hesabın akıbetini belirleme yetkisini müvekkil bankaya verdiğini, davacının ödeme güçlüğüne düşmesi sebebi ile müvekkil bankanın davacıya 31.07.2013-31.07.2014 vadeli ... no.lu yeni bir poliçe tanzim edilmesi hususunda anlaştığını, davacının dilekçesinin aksine poliçelerin tanzimi, yenilenmesi ve tahsilatsızlık durumları hakkında davacının gereğince bilgilendirildiği ve bu bilgilendirmeler sonucu olan işlemlerin davacının onayı ile yapıldığını,31.01.2013-31.07.2014 vadeli ve ... no.lu ... Sigorta Poliçesi'nin vade bitiminde davacının nakit sıkıntısı içerisinde olduğunu belirterek bu poliçenin yenilenmemesini talep ettiği ve bu hususun bankanın sigorta poliçeleriyle ilgili sistemlerine işlendiğini, poliçenin sona ermesinin akabinde 28.09.2014 tarihinde davacının işyerinde yangın çıkması nedeniyle sigorta tazminatını talep etmesini, işyerinin mevcut bir poliçeyle sigorta güvencesi altında olmaması gerekçesiyle reddedildiği ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Somut olayda, yangın olayının gerçekleştiği tarih olan 28/09/2014 tarihinden itibaren, TTK‘nun 1427/2. fıkrası gereğince, rizikonun gerçekleşmesini müteakip rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve herhalde 1446. madddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olacağı anlaşılmaktadır.6100 sy. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesinin 2. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olup, usule ilişkin hükümlerin aksi kararlaştırılmadıkça derhal uygulanacağı ilkesi karşısında kısmi dava açılması mümkün hale geldiğinden, kısmi davada kısmen talep edilen bölüm yönünden davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı kesileceğinden, başka bir anlatımla ıslah veya ek dava yolu ile talep edilecek olan bakiye kısım yönünden davanın açıldığı tarihte zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmayacağı anlaşılmıştır. Islah, iyi niyetli tarafın, davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ve ardından gelen maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 176. maddesinde, taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve aynı davada tarafların Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def'inde bulunulabileceği kabul edilmektedir.Bu eksende somut olayda davacı tarafından kısmi davada fazlaya ilişkin saklı tutulan hak 12/03/2019 Tarihinde uyuşmazlık konusu yapıldığından ve davalıların fazlaya ilişkin açıklanan bedele yönelik zamanaşımı itirazlarının süresi içerisinde olması nedeni ile davalıların zamanaşımı defilerine yukarıda değinilen düzenlemeler kapsamında itibar edilerek davanın bu yöne müteaalik kısım yönünün reddi cihetine gidilmiştir.Ayrıca davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmemiş ise ıslah dilekçesinde davacı tarafından faiz talep edildiğinden davacının hüküm altına alınan kabule konu istemi için ıslah tarihinden itibaren faiz hüküm altına alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, mahkemece davanın, kısmi dava olarak kabul edilmesinin usule aykırı olduğu , zaman aşımı iddialarının yerinde olmadığı, yargılama gideri ücretinin kabul oranına göre belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Davalı .... A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin 6. maddesi uyarınca yenilenmelere ilişkin sigorta şirketinin bir yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının poliçe yenileme talebi bulunmadığı gibi yeni bir poliçeye de rastlanılmadığı, müterafik kusuru kabul edildiğinde ise kusur oranının da ayrıca belirlenmesi gerektiği ve işbu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; banka yönünden pasif husumet yokluğunun söz konusu olduğu, davacı ile yapılan poliçelerde sigorta primi bedelinin kredili mevduat hesabından karşılanacağına dair hüküm bulunmaması nedeniyle bankanın şahsi bir kusurunun bulunmadığı , hasar tarihi itibari ile var olmayan bir poliçe nedeniyle bankanın şahsi kusuruna gidilemeyeceği , bir an için kusurlu olmasının kabul edilmesi halinde ise kusur oranına göre hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigorta sözleşmesine dayalı olarak sigortalının 28.09.2014 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle oluştuğu iddia olunana maddi zararının, davalılardan tahsili istemidir.Somut davada, davalı sigorta acentesi banka aracılığıyla 29.11.2011 tarihinde ... numaralı 60.000,00 TL teminatlı poliçe düzenlenmiş, iş bu poliçe süresinin sonunda 29.11.2012 tarihinde ... no'lu poliçe ile yenilenmiş ve yenileme klozu konulmuş olmasına rağmen 29.11.2013 tarihinde yenilenmeyen poliçe nedeniyle 28.09.2014 tarihinde meydana gelen yangın hadisesi nedeniyle oluşan zararın giderilmediğinden bahisle istinafa konu iş bu dava açılmıştır. Ekspertiz raporunda özetle; kırtasiye mağazası olarak faaliyet gösteren işyerinde, 28.09.2014 tarihinde su sebilinin elektriksel kısa devre sonucunda çıkan yangının tüm işyerini sardığı, toplam hasar miktarının 45.291,50 TL olduğu ve poliçe özel şartı gereğince toplam ödenecek miktarın 20.000,00 TL olduğu belirtilmiştir.Mali müşavir ..., Av. ... ve Av. ... Tarafından düzenlenen 25.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ile davalılar arasındaki geçen süreç gereğince sigorta sözleşmesinin inikadından önce ve kurulmasından sonra, devamı müddetince muhatabın gerçekleşmesini da sağladığı sözleşmeden özel beklentilerinin olduğunu anlayan tarafın, diğerine gerçeği açıklamakla, durumun özelliklerini izah etmek ve gereken uyarıları yapmak ve muhatabın aldanmasına yol açabilecek tarzda ihmallerden kaçınmakla yükümlü olduğu, bunun sonucunda da sigortacının sigorta ettirenin amaçladığı sözleşme gerçekleşmiş olsaydı, ifa ile yükümlü olacağı edimi tazminat olarak ifa etmek zorunda olan davalıların, 31.07.2013 başlangıç ve 31.07.2014 bitiş tarihli ... numaralı 20.000,00 TL teminatı poliçenin tanziminden önceki ve sonraki süreç bakımından özellikle 5684 sayılı yasanın 11 ve 8. maddesi gereği Bilgilendirme Yönetmeliği çerçevesinde davacının özellikle bilgilendirildiğinin davalılar tarafından ispat edilemediğinden zarar hesabı çalışması çerçevesinde poliçe limitleri uyarınca tespit edilen zararın poliçe limiti olan 20.000,00 TL sinden mesul olduğu belirtilmiştir.

Bilirkişi heyeti düzenlenen 02.05.2016 tarihli ek raporda özetle; kök raporda belirtilen 20.000,00 TL tazminat bedelinden davalı tarafından yapılan 7.500,00 TL ödemenin tenzili ile kalan bakiye 12.500,00 TL yönünden davalıların sorumlu olduğu tespitinde bulunulmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu Hakemi ... ve ... (ayrık rapor düzenlemiştir) tarafından düzenlenen 06.02.2016 tarihli raporda özetle; davalı bankanın bir sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasındaki ... numaralı sigorta poliçesinin 31.07.2013 -2014 tarihleri arasında geçerli olup. vade bitiminde sonra erdiği, davalılardan sigorta şirketinin sigorta poliçesindeki özel şart gereğince poliçenin vade bitiminde aynı ödeme şekli ve ödeme planına göre poliçeyi yenilemesi gerekli olduğu, poliçenin yenilenmemesi durumunda bunun davacı sigortasını bildirmekle yükümlü olduğu ve sigorta şirketinin bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olması nedeniyle bilgilendirmeye ilişkin yönetmeliğin 7. maddesine göre uğranılan zararın tazminat olarak ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08.02.2017 tarihli ayrık raporda özetle ... ve ... numaralı her iki poliçenin de geçerli olduğu, otomatik olarak 29.11.2013 ve 31.07.2014 tarihlerinde yenilendiği ve poliçe primlerinin davacının ... hesabından otomatik tahsil yöntemini benimsedikleri /uyguladıkları, her iki poliçe yönünden de 1. Prim taksitlerinin banka hesabından ödendiği, hasar tarihi 28.09.2014 günü poliçe olmadığı yönündeki savunmalara katılmanın mümkün olmadığı, ... ve ... numaralı poliçelerin geçerli olduğu, ekspertiz raporunda hasar miktarının 45.291, 50 TL olarak belirlendiği ve bu bedelin kadri maruf olduğu görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12.04.2018 tarihli raporda özetle; Dosyaya sunulan muhasebe kayıtlarına göre olay tarihinde işletmenin stokunda 18.271,81 TL tutarında emtia olduğunun tespit edildiği, ekspertiz raporunda dekorasyon hasarı 4.950,00 TL, demirbaş hasarı 4.942,50 TL olarak tespit edilmiş ise de kanaat oluşturacak herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı ve bu yüzden demirbaş ve dekorasyon hasarı tutarlı tespit edilemediği belirtilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20.01.2019 tarihli raporda özetle; sigortalının ilgili kanun ve yönetmelikler uyarınca bilgilendirildiğinin ispatlanması gerektiği, davalı ... in şahsi kusuru, davalı sigorta şirketinin ise bilgilendirme yükümlülüğü nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, hasar tarihinde davacının iş yerinin toplam 80.000,00 TL limitle teminatlandırıldığı, davacının toplam zararının 45.291,50 TL olarak hesaplandığı ve davacıya toplam 7.250,00 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle ödenebilir tazminat tutarının 38.0541,50 TL olduğu, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği için bu yönde inceleme yapılmadığı belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve işbu karara yönelik taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı Mardin istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebepleri. Uyuşmazlığa Konu Poliçelerin incelenmesi:-... numaralı ... Sigorta Poliçesi'nin; 29.11.2012-2013 dönemlerini kapsadığı, ... Maltepe Şubesinin acente olarak belirtildiği, bina/muhteviyat yangın teminatının 60.000,00 TL olduğu ve iş bu poliçenin kanuni zorunluluk olmaması halinde vade bitiminde aynı ödeme şekli ve ödeme planına göre otomatik olarak yenileceği belirtilmiştir. İş bu poliçe kapsamına göre, poliçe primleri 29.12.2012 tarihinden başlayarak 8 taksitte ve her bir taksit tutarı 43,75 TL olarak ödenecektir. Bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerden anlaşılacağı üzere, poliçe primlerinin ilk 7 taksiti davacının ... hesabından otomatik olarak çekilmiş olup, 8. taksitin ödeme günü olan 29.06.2013 günü davacının ... hesabındaki bakiyenin (eksi) -1.593,96 TL olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nin 1434. maddesinde; "(1) 1431 inci maddeye uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren mütemerrit olur. (2) İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur.Yukarıda yer alan bilgiler ışığında inceleme yapıldığında, yenilenmiş poliçenin ilk prim taksitinin 29.11.2013 tarihinde davacının banka hesabının 805,52 TL eksi bakiyede olduğu ve 43,75 TL lik poliçe primini ödeyebileceği anlaşılmaktadır. Nitekim, 02.02.2013 tarihinde davacının hesabının 1.783,46 TL eksi bakiye ulaşmış olup, hesabın 805,52 TL eksi bakiye halinde prim ödemesi yapabileceği açıktır. Aynı zamanda, oluşan hasardan sonra 5.000,00 TL ve 2.250,00 TL olmak üzere toplam 7.250,00 TL hasar ödemesi davacıya yapılmıştır. Bu haliyle, davacının ... hesabından otomatik olarak prim tahsilatı yapmayan davalı temerrüde düşmüştür. -... numaralı ... Sigorta Poliçesi'nin; 31.07.2013-2014 dönemlerini kapsadığı, ... Maltepe Şubesinin acente olarak belirtildiği, bina/muhteviyat yangın teminatının 20.000 TL olduğu ve iş bu poliçenin kanuni zorunluluk olmaması halinde vade bitiminde aynı ödeme şekli ve ödeme planına göre otomatik olarak yenileceği belirtilmiştir. İş bu poliçe kapsamına göre, poliçe primleri 31.07.2013 tarihinden başlayarak 8 taksitte ve her bir taksit tutarı 22,50 TL olarak ödenecektir. Bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerden anlaşılacağı üzere, poliçe primlerinin ilk taksiti 31.07.2013 tarihinde, 2. taksitin ise 30.09.2013 tarihinde davacının banka hesaplarından otomatik olarak ödendiği, davacının poliçe prim tarihlerinin bazı dönemlerinde artı bakiye de bazı dönemlerinde ise eksi bakiyede olmakla birlikte, eksi bakiyede olunan dönemlerde dahi hesaba tanımlanmış kredinin 22,50 TL'lik poliçe primini ödeyebilecek miktarda olduğu tespit edildiğinden, bu halde yenilenmiş poliçenin ilk sigorta primi tahsilinde davalıları temerrüde düştüğü, iş bu poliçenin davalılar tarafından yenilememe hakkı kullanılmadığından otomatik olarak 31.07.2014 tarihinden sonraki dönem için yenilendiği anlaşılmaktadır. Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı itirazı:6100 sayılı Kanunun 107. maddesinin 1. fıkrasına göre, “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir”.6100 sayılı Kanunun 107. maddenin 2. fıkrasında, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceği hüküm altına alınmış, madde gerekçesinde de "karşı tarafın verdiği bilgiler ve sunduğu delillerle ya da delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemleri sonucu (örneğin bilirkişi ya da keşif incelemesi sonucu)" belirlenebilme hali açıklanmıştır. Ancak Yargıtay'ın yerleşik hale gelen emsal kararlarında dava dilekçesininde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça yazılı olması veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine dayanıldığının belirtilmesi gerekir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 18/02/2021 tarih 2019/4774 E. 2021/4322 K. Sayılı ilamında bu husus "alacağın belirsiz olduğunun dava dilekçesinde açıklanması bu noktada önemsizdir. Zira alacak belirsiz ise alacaklının kısmi dava veya belirsiz alacak davası açma hakkı vardır. Dava dilekçesinde "belirsiz alacak davası" açıldığı yazılı değilse veya Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesine dayanılmamışsa, dava konusu miktarların 50-100-1000 TL gibi gösterilmesi halinde davanın kısmi dava olarak açıldığı kabul edilmelidir. Sonradan alacaklı tarafın davayı belirsiz alacak davası olarak nitelemesi sonuca etkili değildir." şeklinde ifade edilmiş olup Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 21/01/2021 tarih 2019/2997 E. 2021 331 K. sayılı kararında aynı görüştedir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/485 E. 2021/971 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.Bu genel açıklamalar ışığında bakıldığında; davacı vekili dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının açıkça yazılı olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesine de dayanmadığı, davanın kısmi dava olarak açıldığı, nitekim 15.04.2019 tarihli talep arttırım dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmesinin sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmaktadır.İş bu nedenle, her ne kadar istinaf dilekçesinde davacı vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürmüş ise de; dava ve ıslah dilekçesinde bu yönde bir beyanda bulunmadığı, istisnai bir dava türü olan belirsiz alacak davasını açan kişinin bunu açıkça dile getirmesi gerektiği nazara alındığında, davacı vekilinin davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, davacının ıslah dilekçesi ile arttırdığı kısım yönünden zaman aşımı kesilmeyip devam ettiğinden, bu kısma ilişkin iki yıllık zaman aşımının gerçekleşmiş olması nedeniyle mahkemenin kararı doğru olmakla; davıcının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmesi gerekmiştir. Davalı bankaya husumet yöneltilemeyeceği yönündeki itiraz:Somut davada, davacı ile davalı banka acente sıfatıyla davalı sigorta şirketi adına sigorta poliçesi düzenlemiş olup, işyeri sigorta poliçesinin ihtiyari sigorta mahiyetinde olduğu açıktır. İhtiyari nitelikteki işyeri sigortası poliçesinin ilk prim taksidinin riziko tarihinden önce ödenmediği, davalı banka nezdinde prim ödemesi için yeterli mevcudun bulunduğu sabittir. 4721 sayılı TMK'nin 2. maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü ile hak ve borçların kullanımı ve ifasında da dürüstlük kurallarına uyulması gerektiğine işaret edilmiştir. Bu itibarla, sigorta poliçesinin, sigorta şirketince iptali hukuka aykırı olduğundan sigortacının sorumluluğu devam etmektedir. Ancak, davacı sigortalının da, rizikonun gerçekleştiği tarihe kadar primleri yatırmakla mükellef olduğu gözetildiğinde sigortalının sigortayı yeniletme ve primleri yatırma konusunda kendisine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmeyişi nedeniyle müterafik kusuru bulunduğundan sigorta bedeli üzerinden belirlenecek kusur oranının indirilmesi gerekmektedir. Öte yandan TTK 1431/3 fıkrasının "sigorta priminin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı hallerde, riziko gerçekleşince, ödenecek tazminata veya bedele ilişkin primlerin tümü muaccel olur" son fıkrasının "sigortacı, prim alacağını, 1480'inci madde hükmü saklı kalmak üzere ödenecek tazminattan veya bedelden düşebilir" hükümleri uyarınca, ödenmeyen tüm primlerin, sigorta teminat bedelinden düşülmesi gerekir. İş bu nedenle her iki poliçeninde ayakta olduğu nazara alındığında, her bir poliçe yönünden ödenmeyen primlerin tespit edilmesi gerekmektedir.Dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde; ... Numaralı 60.000,00 TL teminat bedelli poliçe yönünden işbu poliçe primlerinin ilk 7 taksitinin (43,75 TL) davacı hesabından otomatik olarak çekildiği, 8. taksit ödeme günü olan 29.06.2013 günü davacının ... hesabından bakiyesinin -1.593,96 TL olduğu ve sıhhatini koruyan bu poliçenin son taksitini ödendiğine dair herhangi bir tespitin yer almadığı, ... numaralı 20.000,00 TL teminat bedelli poliçe yönünden ise banka hesap kayıtlarına göre 31.07.2013 tarihinde 1. ve 30.09.2013 günü 2. taksiti banka hesaplarından otomatik ödeme yoluyla ödendiği, 3. taksit ile 8. taksit arasında toplam 6 taksitin (her biri 22,50 TL) priminin ödenmediği ve davalı bankanın, sigortalı davacıya Yönetmelik hükümleri gereği bilgi vermesi zorunlu olduğundan ve bu bilgilendirmenin yapıldığı da ispat edilmediğinden, husumet yöneltilebileceği ve davalı bankanın kusurlu olduğu açıktır. Düzenlenen her iki poliçenin mevcut/geçerli olduğu kabulü ile, poliçe düzenlenmeyen/yenilenmeyen yıllara ilişkin tarafların sorumluluklarının tespit edilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere poliçenin yenilenmesi hususunda esas sorumluluk sigortalıya aittir. Ancak davalı bankanın bildirim yükümlülüğü kapsamında müterafik kusuru bulunmakla tarafların kusur oranının belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca 178,75 TL prim bedelinin ve poliçe düzenlenmeyen sonraki yıllara ilişkin alınması gereken prim tutarı da belirlenerek hesaplanacak bedelden tenzil edilmelidir. Mahkemece, yukarıda açıklanan bu hususlar nazara alındığında, her iki davalı vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.a) Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, b) Davalılar tarafın isinaf başvurusunun KABULÜNE,2- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2015/10 E., 2019/757 K. sayılı ve 18/07/2019tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4- Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalılar tarafından ayrı ayrı yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,5- Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,6-Davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalılara İADESİNE,7- İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8- Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,9-Davalıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,10- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,11- Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun davacı yönünden 362/1.a maddesi gereğince, davalılar yönünden 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/11/2023

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun 5684 sayılı yasanın 11 ve 8. maddesi gereği Bilgilendirme Yönetmeliği çerçevesinde davacının özellikle bilgilendirildiğinin davalılar tarafından ispat edilemediğinden zarar hesabı çalışması çerçevesinde poliçe limitleri uyarınca tespit edilen zararın poliçe limiti olan 20.000,00 TL sinden mesul olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti düzenlenen 02.05.2016 tarihli ek raporda özetle; kök raporda belirtilen 20.000,00 TL tazminat bedelinden davalı tarafından yapılan 7.500,00 TL ödemenin tenzili ile kalan bakiye 12.500,00 TL yönünden davalıların sorumlu olduğu tespitinde bulunulmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu Hakemi ... ve ... (ayrık rapor düzenlemiştir) tarafından düzenlenen 06.02.2016 tarihli raporda özetle; davalı bankanın bir sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasındaki ... numaralı sigorta poliçesinin 31.07.2013 -2014 tarihleri arasında geçerli olup. vade bitiminde sonra erdiği, davalılardan sigorta şirketinin sigorta poliçesindeki özel şart gereğince poliçenin vade bitiminde aynı ödeme şekli ve ödeme planına göre poliçeyi yenilemesi gerekli olduğu, poliçenin yenilenmemesi durumunda bunun davacı sigortasını bildirmekle yükümlü olduğu ve sigorta şirketinin bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olması nedeniyle bilgilendirmeye ilişkin yönetmeliğin 7. maddesine göre uğranılan zararın tazminat olarak ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 08.02.2017 tarihli ayrık raporda özetle ... ve ... numaralı her iki poliçenin de geçerli olduğu, otomatik olarak 29.11.2013 ve 31.07.2014 tarihlerinde yenilendiği ve poliçe primlerinin davacının ... hesabından otomatik tahsil yöntemini benimsedikleri /uyguladıkları, her iki poliçe yönünden de 1. Prim taksitlerinin banka hesabından ödendiği, hasar tarihi 28.09.2014 günü poliçe olmadığı yönündeki savunmalara katılmanın mümkün olmadığı, ... ve ... numaralı poliçelerin geçerli olduğu, ekspertiz raporunda hasar miktarının 45.291, 50 TL olarak belirlendiği ve bu bedelin kadri maruf olduğu görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12.04.2018 tarihli raporda özetle; Dosyaya sunulan muhasebe kayıtlarına göre olay tarihinde işletmenin stokunda 18.271,81 TL tutarında emtia olduğunun tespit edildiği, ekspertiz raporunda dekorasyon hasarı 4.950,00 TL, demirbaş hasarı 4.942,50 TL olarak tespit edilmiş ise de kanaat oluşturacak herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı ve bu yüzden demirbaş ve dekorasyon hasarı tutarlı tespit edilemediği belirtilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20.01.2019 tarihli raporda özetle; sigortalının ilgili kanun ve yönetmelikler uyarınca bilgilendirildiğinin ispatlanması gerektiği, davalı ... in şahsi kusuru, davalı sigorta şirketinin ise bilgilendirme yükümlülüğü nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu, hasar tarihinde davacının iş yerinin toplam 80.000,00 TL limitle teminatlandırıldığı, davacının toplam zararının 45.291,50 TL olarak hesaplandığı ve davacıya toplam 7.250,00 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle ödenebilir tazminat tutarının 38.0541,50 TL olduğu, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği için bu yönde inceleme yapılmadığı belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve işbu karara yönelik taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı Mardin istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebepleri. Uyuşmazlığa Konu Poliçelerin incelenmesi:-... numaralı ... Sigorta Poliçesi'nin; 29.11.2012-2013 dönemlerini kapsadığı, ... Maltepe Şubesinin acente olarak belirtildiği, bina/muhteviyat yangın teminatının 60.000,00 TL olduğu ve iş bu poliçenin kanuni zorunluluk olmaması halinde vade bitiminde aynı ödeme şekli ve ödeme planına göre otomatik olarak yenileceği belirtilmiştir. İş bu poliçe kapsamına göre, poliçe primleri 29.12.2012 tarihinden başlayarak 8 taksitte ve her bir taksit tutarı 43,75 TL olarak ödenecektir. Bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerden anlaşılacağı üzere, poliçe primlerinin ilk 7 taksiti davacının ... hesabından otomatik olarak çekilmiş olup, 8. taksitin ödeme günü olan 29.06.2013 günü davacının ... hesabındaki bakiyenin (eksi) -1.593,96 TL olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nin 1434. maddesinde; "(1) 1431 inci maddeye uygun olarak istenilen sigorta primini ödemeyen sigorta ettiren mütemerrit olur. (2) İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir. Bu süre, vadeden başlar. Prim alacağının, muacceliyet gününden itibaren üç ay içinde dava veya takip yoluyla istenmemiş olması hâlinde, sözleşmeden cayılmış olunur.Yukarıda yer alan bilgiler ışığında inceleme yapıldığında, yenilenmiş poliçenin ilk prim taksitinin 29.11.2013 tarihinde davacının banka hesabının 805,52 TL eksi bakiyede olduğu ve 43,75 TL lik poliçe primini ödeyebileceği anlaşılmaktadır. Nitekim, 02.02.2013 tarihinde davacının hesabının 1.783,46 TL eksi bakiye ulaşmış olup, hesabın 805,52 TL eksi bakiye halinde prim ödemesi yapabileceği açıktır. Aynı zamanda, oluşan hasardan sonra 5.000,00 TL ve 2.250,00 TL olmak üzere toplam 7.250,00 TL hasar ödemesi davacıya yapılmıştır. Bu haliyle, davacının ... hesabından otomatik olarak prim tahsilatı yapmayan davalı temerrüde düşmüştür. -... numaralı ... Sigorta Poliçesi'nin; 31.07.2013-2014 dönemlerini kapsadığı, ... Maltepe Şubesinin acente olarak belirtildiği, bina/muhteviyat yangın teminatının 20.000 TL olduğu ve iş bu poliçenin kanuni zorunluluk olmaması halinde vade bitiminde aynı ödeme şekli ve ödeme planına göre otomatik olarak yenileceği belirtilmiştir. İş bu poliçe kapsamına göre, poliçe primleri 31.07.2013 tarihinden başlayarak 8 taksitte ve her bir taksit tutarı 22,50 TL olarak ödenecektir. Bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerden anlaşılacağı üzere, poliçe primlerinin ilk taksiti 31.07.2013 tarihinde, 2. taksitin ise 30.09.2013 tarihinde davacının banka hesaplarından otomatik olarak ödendiği, davacının poliçe prim tarihlerinin bazı dönemlerinde artı bakiye de bazı dönemlerinde ise eksi bakiyede olmakla birlikte, eksi bakiyede olunan dönemlerde dahi hesaba tanımlanmış kredinin 22,50 TL'lik poliçe primini ödeyebilecek miktarda olduğu tespit edildiğinden, bu halde yenilenmiş poliçenin ilk sigorta primi tahsilinde davalıları temerrüde düştüğü, iş bu poliçenin davalılar tarafından yenilememe hakkı kullanılmadığından otomatik olarak 31.07.2014 tarihinden sonraki dönem için yenilendiği anlaşılmaktadır. Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı itirazı:6100 sayılı Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, b) Davalılar tarafın isinaf başvurusunun KABULÜNE,2- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2015/10 E., 2019/757 K. sayılı ve 18/07/2019tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4- Harçlar Kanunu HMK md.353/1 K5684 md.8 K6100 md.1 TTK md.1434 K6100 md.6 TTK md.1282 K6100 md.353 K6100 md.107 HMK md.355 K4721 md.2 K6100 md.176 TTK md.1431/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog