Esas No
E. 2020/1927
Karar No
K. 2023/1423
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2020/1927 Esas

KARAR NO: 2023/1423

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 19/12/2019

NUMARASI: 2017/1044 E. - 2019/1236 K.

DAVANIN KONUSU: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, 31/07/2017 tarihli ... numaralı 11.167,00 TL bedelli çeki İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından takibe koyarak keşideciden tahsil ettiğini, dava konusu çekin müvekkili şirket yetkilisinin evinde yaşanan hırsızlık sonucu çalındığını, olay hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/169741 Hazırlık sayılı dosyası ile soruşturmaya başlanıldığını, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1352 Esas sayılı dosyası ile çek iptaline ilişkin dava açıldığını, söz konusu çekin son yetkili hamilinin müvekkili olduğunu, davalı şirketin basiretli davranmadığını belirterek; davalı tarafından çek bedeli olarak tahsil edilen 11.167,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çek bedelinin çekin keşidecisi tarafından ödendiğini, davacının icra takibinde taraf olmadığını, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin alacağının yasa ve yönetmeliklere uygun şekilde tevsik ettiğini, davacının müvekkilinin çeki iktisabından kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiğini, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, çekin ödemeden men kararı verilmeden önce temlik alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Somut olay bakımından; davacı vekili, davaya konu çekin hırsızlık sonucunda müvekkilinin elinden çıktığını iddia etmiş ve ticari defter kayıtlarından önceki cirantanın cari hesap borcuna istinaden çekin davacıya beyaz ciro yolu ile ciro edildiği anlaşılmıştır.

Davalı vekili ise davalı şirket yetkilisi ile müvekkili arasında düzenlenen faktoring sözleşmesi örneği ile ciranta şirket tarafından önceki ciranta adına düzenlenmiş fatura örneğini ibraz etmiştir. 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, 6102 sayılı T.T.K.'nun 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. Faktoring şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Faktoring şirketinin temlik aldığı çek ile ilgili banka nezdinde araştırma ve inceleme yükümlülüğünden söz edilemez. Davaya konu çek bedeli ile cirantalar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir fatura bedeli arasında fark olmasının dahi sonuca herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. (Yargıtay 19. HD 2016/10538 E. 2017/4836 K. Sayılı İlamı, Yargıtay 11. HD 2014/13735 E. 2014/19653 K. Sayılı İlamı) Mevcut delil durumu itibari ile davalı faktoring şirketinin kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı gibi ilgili mevzuat kapsamında, mümeyyiz davalıya yüklenen başkaca kontrol edimi de bulunmamaktadır. Bu durumda davalı hamilin ağır kusurundan söz edilmesi de mümkün değildir. Davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda davacı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığından,"dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun müvekkil şirketin yetkilisinin evinde meydana gelen kasa hırsızlığı sebebi ile rıza hilafına elden çıkan ... 31/01/2017 keşide tarihli, ... numaralı, 11.167,00TL bedelli çekinin davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından tahsil edilmesi sebebi ile, çekin son yetkili meşru hamili olarak çek bedelinin taraflarına ödenmesi talebi olduğunu, çeki davalı ... AŞ ye veren ve kredi kullanan ... isimli şahsın, yine müvekkilin elinden aynı hırsızlık olayı ile çıkan başkaca çeklerini ... AŞ.'ye vererek kredi kullanmak üzere görüştüğü esnada, ... AŞ yetkililerinin, müvekkil şirket yetkililerinden çeki sorması ve çalıntı olduğunun söylenmesi üzerine ...'in Gebze Emniyeti'nce suçüstü yakalandığına ilişkin delillerini dosyaya sunduklarını, davalının savunmasını müvekkili ... AŞ tarafından, dava konusu çalıntı çekin müşteri ile faktoring şirketi arasındaki sözleşme ve fatura veya alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş olduğunu tevsik eden benzeri belgeler ile ilişkilendirilmiş olduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini,

TTK 792 ve 6361 sayılı kanunun 9/2 maddesine göre inceleme yapılması gerektiğini, davalı faktoring şirketinin, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1352 Esas sayılı dosyasından 'ödeme yasağı' bilgisini öğrenmiş olmasına rağmen, basit bir araştırma ile ilgili dosyadan çeki kendisine vererek kredi kullanan müşterisi ... (... ve ... ) isimli şahsın ... kredi kullandığı esnada SUÇÜSTÜ yakalanarak tutuklanmış olduğunu öğrenebileceğini, araştırma yükümlülüğüne uyulmaksızın tahsilat yapan davalının iyi niyetli olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, takip neticesinde çek keşidecisi tarafından 10.02.2017 tarihinde çek bedelinin ödendiği görülmüştür. ... Ziverbey Şubesi'ne ait ... çek numaralı 31/01/2017 tarihli 11.167,00 TL bedelli çekin keşideci ... Ltd. Şti. tarafından lehtar ... Ltd. Şti. adına düzenlendiği, bu şirket tarafından çekin sırasıyla, ... Ltd. Şti, ... A.Ş, .. Ltd. Şti, ... ve davalı ... A.Ş'ye ciro edildiği anlaşılmıştır. Davacının dava konusu çekte ismi yer almamaktadır. Davacı dava dilekçesinde borçlulardan ... A.Ş.'nin de yetkilisi olduğunu, çekin evinden çalındığını, çekin hamili olduğunu, dava konusu çekin de içinde bulunduğu birden fazla çek hakkında İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2016/1352 E. sayılı dosyasında çek zayi nedeniyle iptali davası açıldığını, çeklerle ilgili verilen tedbir kararının İstanbul Ticaret Sicil Gazetesinde 23.12.2016 tarih, 30.12.2016 tarih ve 06.01.2017 tarihlerinde 3 kez ilan edildiğini, çalıntı çeklerden 7 adedinin ... Gebze şubesinde kredi kullanmak üzere başvuru yapan ...'in suçüstü yakalandığını, bu şahsın üzerinde dava konusu çek üzerinde cirosu bulunan ... Şirketi'ne ilişkin sahte kaşe ve faturalar bulunduğunu, müvekkilin en son yetkili hamil olduğunu belirterek icra dosyasından tahsil edilen çek bedelini davalıya ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı,14.06.2019 tarihli muhasebe bilirkişisine ait raporda davacı şirkete ait defter kayıtlarına göre dava konusu çekin 01.12.2016 tarihinde çek lehtarlarından ... şirketinin cari hesap borcuna mahsuben davacı şirket kayıtlarına alındığı ve çek bedelinin ... ait borç miktarından düşüldüğü, işbu çekin 03.12.2016 tarihinde hırsızlık sonucu elden çıktığı belirtilmiştir. Somut olayda davacının takibe konu çekte cirosunun bulunmadığı anlaşılıyorsa da, çekin hamili olduğunu, rızası dışında ciro edemeden elinden çıktığını ve davalı Faktoring Şirketinin üzerine düzen araştırma ve istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, 6361 Sayılı Yasa'nın 9/3 maddesi uyarınca bile bile borçlu zararına hareket ettiğinin ispatlanması halinde çekin/çek bedelinin istirdadını talep edebileceği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafın ticari defter kayıtlarından, çek lehtarı ...Şirketinin cari hesap borcuna mahsuben alınarak, borçtan düşüldüğü, 03/12/2016 tarihinde çekin hırsızlık sonucu çalınarak davacının rızası hilafına elinden çıktığı, davalı Faktöring Şirketinin finans kurumu olması nedeniyle araştırma ve özen yükümlülüğünün bulunduğu, dosya kapsamındaki delillerden bu yükümlülüğünü usulünce yerine getirdiğinin anlaşılamadığı, Factoring şirketine çeki veren ... hakkında ceza davasının bulunduğu, faturanın doğrudan factoring ilişkisinin tarafı olan şahıs firmasına ait olmadığı, 20/12/2016 tarihinde ödeme yasağı kararı verilerek Ticaret Sicil Gazetesinde çekin keşide tarihi olan 31/01/2017 tarihinden önce ilan edildiği, factoring şirketinin araştırma yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediği anlaşıldığından tahsil ettiği çek bedelini hamil olduğunu ispatlayan davacı tarafa iade ile yükümlü olduğu kabul edilmiştir.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına, İstirdat talebinin kabulü ile 11.167,00 TL' nin ödeme tarihi olan 10.02.2017'den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2019 tarih, 2017/1044 E., 2019/1236 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davacının istirdat talebinin kabulü ile 11.167,00 TL'nin ödeme tarihi olan 10.02.2017'den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 762,82 TL karar harcından peşin alınan 190,71 TL'nin mahsubu ile 572,11 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40 TL başvurma harcı, 190,71 TL peşin harç, 4,60 TL vekalet harcı, 750,00 TL bilirkişi ücreti, 123,70 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.100,41‬ TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 11.167,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 93,10 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 241,70 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davacının istirdat talebinin kabulü ile 11.167,00 TL'nin ödeme tarihi olan 10.02.2017'den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi, faktoring şirketlerine, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile temlike konu alacağın bir mal veya hizmet satışından doğduğunu fatura ile tevsik etme ve kambiyo senedi ile faturanın uyumlu olduğunu araştırma yükümlülüğünü yüklemiş, 6102 sayılı T.T.K.'nun 790. maddesi ise ciro silsilinde dış görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğünü yüklemiştir. Faktoring şirketlerine bunların dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Faktoring şirketinin temlik aldığı çek ile ilgili banka nezdinde araştırma ve inceleme yükümlülüğünden söz edilemez. Davaya konu çek bedeli ile cirantalar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir fatura bedeli arasında fark olmasının dahi sonuca herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. (Yargıtay 19. HD 2016/10538 E. 2017/4836 K. Sayılı İlamı, Yargıtay 11. HD 2014/13735 E. 2014/19653 K. Sayılı İlamı) Mevcut delil durumu itibari ile davalı faktoring şirketinin kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı gibi ilgili mevzuat kapsamında, mümeyyiz davalıya yüklenen başkaca kontrol edimi de bulunmamaktadır. Bu durumda davalı hamilin ağır kusurundan söz edilmesi de mümkün değildir. Davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda davacı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığından,"dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere Yasa ve Yargıtay İçtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun müvekkil şirketin yetkilisinin evinde meydana gelen kasa hırsızlığı sebebi ile rıza hilafına elden çıkan ... 31/01/2017 keşide tarihli, ... numaralı, 11.167,00TL bedelli çekinin davalı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından tahsil edilmesi sebebi ile, çekin son yetkili meşru hamili olarak çek bedelinin taraflarına ödenmesi talebi olduğunu, çeki davalı ... AŞ ye veren ve kredi kullanan ... isimli şahsın, yine müvekkilin elinden aynı hırsızlık olayı ile çıkan başkaca çeklerini ... AŞ.'ye vererek kredi kullanmak üzere görüştüğü esnada, ... AŞ yetkililerinin, müvekkil şirket yetkililerinden çeki sorması ve çalıntı olduğunun söylenmesi üzerine ...'in Gebze Emniyeti'nce suçüstü yakalandığına ilişkin delillerini dosyaya sunduklarını, davalının savunmasını müvekkili ... AŞ tarafından, dava konusu çalıntı çekin müşteri ile faktoring şirketi arasındaki sözleşme ve fatura veya alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş olduğunu tevsik eden benzeri belgeler ile ilişkilendirilmiş olduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, TTK 792 ve 6361 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.353/1 HMK md.333 İİK md.72 K6102 md.790 K6361 md.9/3 K492 md.333 K6361 md.9/2 TTK md.792 K6100 md.2 HMK md.362/1 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog