Esas No
E. 2022/2902
Karar No
K. 2023/4052
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/2902 E.  ,  2023/4052 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1080 E., 2022/493 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/1298 E., 2021/288 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin miras bırakanı olan ... oğlu ...'nın 1/20 oranında pay sahibi olduğu 325 ada 302 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki mülkiyetlerinin yolsuz bir şekilde Hasanbeyli Tapu Sicil Müdürlüğünün 25.11.2015 tarih ve 892 yevmiye numaralı işlemi ile davalı ...'e satış gösterilmek suretiyle tescil edildiğini ve Hasanbeyli Tapu Sicil Müdürlüğünün 10.12.2015 tarih ve 923 yevmiye numaralı işlemi ile davalı Ziraat Bankası lehine 1.000.000,00 TL bedelli, yıllık %16 faizli, birinci sıradan ipotek konulduğunu, davacının miras bırakanı ve miras bırakanın akrabaları adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın maliklerinin en az 50 yıldır ölü olmasına rağmen yolsuz bir şekilde davalı ... adına tescil edildiğini beyanla Hasanbeyli Tapu Sicil Müdürlüğünün 10.12.2015 tarih ve 923 yevmiye numaralı işlemi ile davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... arasında imzalanan 29.12.2015 tarihli genel kredi sözleşmesindeki borcun davalı ... tarafından ifa edilmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattıklarını, takibin kesinleştiğini, Tapu Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesi sonrasında taşınmazın ... adına kayıtlı olduğunun tespitinin yapılması sonrası taşınmaza banka tarafından ipotek konulduğunu, yapılan işlemlerin usule uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki tescilin yolsuz olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosyamıza celbedilen tapu kayıtlarının incelenmesinde davaya konu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazın önceki malikleri ....... kızı ... tarafından 25/11/2015 tarihli 892 yevmiye numaralı satış işlemi ile davalı adına tescil işleminin yapıldığı, davacının murisi ... oğlu ...'nın satış işlemi yapıldığı tarihte ölü olduğu, satışın elektronik sicilde oluştuğu, tapu kütüğünde halen taşınmazın 1/20 payının davacıların murisi adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerine davalı ... tarafından 10/12/2015 tarih ve 923 yevmiye numaralı işlem ile davalı Ziraat Bankası lehine 1.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, TKGM müfettiş raporunda da bahsedildiği üzere ipotek tesisine ilişkin işlemin resmi senetsiz yapıldığı, bu işlemin de sadece elektronik sicilde yapıldığı, kütükte yazım yapılmadığı, işleme ilişkin herhangi ıslak imzalı belgenin bulunmadığı, elektronik sicilde de taranmış vaziyette herhangi bir belgenin olmadığı, taşınmazların kütükte davacılar murisi adına ipoteksiz olarak kayıtlı olduğu, elektronik sicilde ise hala davalı adına ve davalı Ziraat Bankası lehine ipotekli olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasında görülen Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/1295 Esas-2020/521 Karar sayılı dosyasında davanın yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne davaya konu Osmaniye İli Hasanbeyli İlçesi 325 ada 302 parsel sayılı taşınmazda yer alan ... adına kayıtlı tapunun 1/20 hissesinin iptali ile Muris ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve kararın 05/02/2021 tarihinde kesinleştiği, tapuda davalıya yapılan tescil işlemin yolsuz olduğunun kesinleşmiş mahkeme ilamıyla tespit edildiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazlar tapuda kayıtlıdır ve hiç kimse tapu kütüğündeki bir durumu bilmediğini ileri süremeyeceği gibi ileri sürmesi de TMK. 2 vd. maddelerindeki iyi niyet ilkeleriyle bağdaşmaz. Aksi bir durumun kabulü TMK.nın 1020. maddesini anlamsız kılar. Tapu kütüğündeki bilgi ve belgelerden gerekli dikkat ve özeni göstererek malikin kim olduğunun anlaşılabileceği bir durumda kütükteki malikin bilinmediğinin iddia edilmesi mümkün değildir. Davalı Ziraat Bankası da tapu kütüğüne bakıp malikin kim olduğunu araştırmış olsaydı kütük ile elektronik sicil arasındaki uyumsuzluğu çok basit olarak çözebileceğinin aşikardır. Ayrıca TTK. 18/3'e göre basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan davalı Ziraat Bankasının bu araştırmayı yapmadan 1.000.000,00 TL gibi meblağlı bir ipotek tesisi ve kredi kullandırımı yapması onu iyi niyetli kişi haline getirmez. Ziraat Bankası'nın tapudaki tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişi niteliğine sahip olması nedeniyle iyi niyet iddiasının dinlenilmesi mümkün değildir. Davalıların tapudaki ayni hak kazanımlarının ve ipotek tesisinin yolsuz tescile dayandığı, TMK madde 1024 "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz." hükmü gereğince iyiniyetli olmayan davalıların yolsuz tescile dayalı olarak hak iddia edemeyecekleri kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulü ile; Osmaniye İli Hasanbeyli İlçesi 325 ada 302 parsel sayılı taşınmazda ... oğlu ... adına kayıtlı 1/20 hisse üzerinde davalı Ziraat Bankası lehine 10/12/2015 tarih ve 923 yevmiye numarası ile tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı T.C.

Ziraat Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde;

1.Bankalarınca verilen krediye teminat olarak alınan davaya konu ipoteğin, bankaların uygulama esas ve usullerine, Türk Medeni Kanunu'na ve diğer ilgili mevzuatlara uygun olarak tespiti yapılıp, teyidi alındıktan sonra (TAKBİS sorgusu yapılmak suretiyle) ipoteğin kabulünün gerçekleştirildiğini, banka personeli ile ilgili yapılan soruşturmada suç yahut haksız fiil teşkil edecek davranışlarına rastlanmadığını, mevzuata uygun olarak kredi verildiği ve ipotek tesis edildiğini,

2.Diğer davalı ve bankalarının borçlusu ... tarafından tapu kayıtları dahil söz konusu bütün belgelerin onaylanmış suretleri ile birlikte ilgili kurumlardan temin edilip bankaya ibraz edilerek kredinin kullanıldığını,

3.İlgili personellerince Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından tutulan sistem (TAKBİS) ile entegrasyonu bulunan bankalar sisteminden de araştırma yapılarak kaydın doğruluğunun teyit edildiğini, müvekkili bankanın iyi niyetli olduğunu, davaya konu işlemin, davacının dava dilekçesinde de bahsettiği üzere Tapu Sicil Müdürlünün usulsüz işlemlerinden kaynaklandığını, müvekkili T.C. Ziraat Bankası yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Osmaniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/1295 Es. 2020/521 Karar sayılı ilamı incelenmiş, davacılar; ..., ..., ... ve ..., davalının ise ... olduğu, davanın konusunun Hasanbeyli ilçesi Merkez Mahallesi 325 ada 302 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yolsuz tescil yapıldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açıldığı, yapılan yargılama sonuna; dava dışı bir kısım kişiler yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, açılan davanın Muris ... oğlu ... yönünden kabulü ile 325 ada 302 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı tapunun 1/20 hissesinin iptali ile Muris ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın 05/02/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Osmaniye 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Es. 2018/376 Karar sayılı ilamı incelenmiş, davacı ..., davalılar; T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Ve ... olduğu, dava konusunun; dava konusu parselde (325 ada 302 parsel) kütük üzerinde herhangi bir usulsüz yazım/çizim bulunmamasına rağmen sadece elektronik sicil üzerinde yolsuz tesciller oluşturulduğu, taraflara ulaşılamadığı için dava açmak zorunda kaldıklarını, davanın kabulü ile yolsuz olarak elektronik sicilde davalılar üzerine kayıtlı ve ipotekli Osmaniye İli Hasanbeyli İlçesi 325 ada 302 parsel sayılı mezkur taşınmazın tapu kaydının iptaline, yolsuz olarak davalılar adına tescil edilen tapu kaydının iptali ile, Osmaniye İli Hasanbeyli İlçesi 325 ada 302 parsel sayılı taşınmazın kütükte kayıtlı şahıslar adına yolsuz tescilden önceki hali ile tapuya malikleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile, Dava konusu Osmaniye ili, Hasanbeyli ilçesi, Merkez mahallesi, 325 ada, 302 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın yolsuz tescilden önceki malikleri olan ....0), ... ... kızı (1/20) adlarına tapuya kayıt ve tesciline, -Davalı taşınmazın tapu kaydındaki davalı Ziraat Bankası Adana/Yavuzlar Şubesi lehine 10/12/2015 tarih ve 923 yevmiye numarası ile tesis edilen ipoteğin kaldırılmasına, yönelik karar verilmiştir.

Karar davalı T.C Ziraat Bankası vekili tarafından istinafa taşınmıştır. Dairemizin 2019/242 Es. 2019/334 Karar sayılı ilamı ile; "- Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/10/2018 tarih ve 2017/104 Esas, 2018/376 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1- b-1 maddesi uyarınca esastan reddine," yönelik karar verilmiştir.

Dairemizin 2019/242 Es. 2019/334 Karar sayılı ilamı davalı T.C Ziraat Bankası vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 2019/3719 Esas, 2020/6453 Karar sayılı ilamı ile; davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddine. somut olayda, elektronik sicil kaydında kayıt maliki olan davalı ... adına olan kaydın iptali ile tapu kütüğünde kayıt maliki olarak yer alan .... ... (1/20), ..., ... (1/20) adlarına olan tapu kaydının düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken tapu kaydının iptali ile yeniden tescil hükmü kurulması doğru değildir.

Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; ilk derece mahkemesine ait hükmün 2. bendinin hüküm kısmından çıkartılarak yerine “... adına olan elektronik tapu sicilindeki kaydın iptaline, 325 ada 302 parsel sayılı taşınmazın tapu kütüğüne uygun olarak düzeltilmesine” cümlesinin yazılmasına, - Davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazının bu yönden ve re’sen yapılan inceleme sonucu kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekliyle düzeltilerek onanmasına, yönelik karar verilmiş, verilen karar 03/12/2020 tarihinde kesinleşmiştir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Esas, 2018/376 Karar sayılı ilamının incelenmesi neticesinde aynı parselle (325 ada 302 parsel) ilgili olarak ...'nün açmış olduğu tapu iptali ve tescil ile TC. Ziraat Bankası lehine tesis edilen ipoteğin fekk'nin talep edildiği, davanın kabulüne karar verildiği ve işbu kararın istinaf incelemesinden ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla, davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan dava konusuz kalmıştır. Konusuz kalan dava nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir. Ancak bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen ve dairemizce resen düzeltilebilecek hususlardandır. 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzeltilerek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir.

Bu durumda, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin hususlar dava tarihindeki haklılık durumuna göre değerlendirilecektir. Dosya kapsamı itibariyle, dava konusu taşınmaz üzerine tesis edilen ipotek yolsuz olarak tescil edilen bir kayıt üzerine konulmuş olması, davalı Ziraat Bankasının gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK. nun 353/1-b-2 bendi uyarınca, kabul edilerek kararın kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak;

Davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/03/2021 tarih ve 2016/1298 Esas, 2021/288 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yerine konusuz kalan dava nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Bankaca verilen krediye teminat olarak alınan davaya konu ipoteğin bankacılık usul ve esaslarına uygun olduğunu,

2.Müvekkil banka Teftiş Kurulu Başkanlığınca ilgili belge ve kayıtlar tetkik edilerek ve ilgililerin bilgilerine başvurularak teftiş yapıldığını ve personellerin suç yahut haksız fiil teşkil edecek davranışlarına rastlanmadığını,

3.Diğer davalı ve banka borçlusu olan ...'in tapu kayıtları dahil söz konusu bütün belgeleri (onaylanmış suretleri ile birlikte) ilgili kurumlardan temin ederek bankaya sunduğunu,

4.Banka personeli tarafında tapu siciline güven ilkesine uygun bir şekilde hareket edilmiş olduğunu,

5.Uyuşmazlığın ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü ile diğer davalı ... ve adına tescil istenilen Kurumu ilgilendirmekte olduğunu, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle Banka yönünden reddi gerektiğini,

6.Mahkemece Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/757 soruşturma sayılı dosyasının sonucu beklenmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,

7.Son olarak istinaf Mahkemesince; aynı dava konusu hakkında Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/104 Esas, 2018/376 Karar sayılı dosyasından karar verilmiş olması ve verilen kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2019/3719 Esas, 2020/6453 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesi nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönü ile hükme bağlandığını; ancak müvekkil bankanın mükerrer şekilde ilâm vekâlet ücretinden ve diğer yargılama giderlerinden de sorumlu tutulduğunu, oysa ki aynı dava konusu hakkında farklı davacılarca birden fazla açılmış olması ya da aynı dava konusu hakkında açılmış birden fazla dava hakkında birleştirme kararı verilmemiş olmasının sorumlusunun banka olmadığını; şu hâlde aynı dava konusu hakkında açılmış iki ayrı davadan sonradan hükme bağlanmış olan işbu davadan mütevellit ikinci kez müvekkil bankanın vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu kılınmasının yasal bir yanı bulunmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.