Esas No
E. 2020/2218
Karar No
K. 2023/1636
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO 2020/2218

KARAR NO: 2023/1636

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 17/02/2020

NUMARASI: 2015/1068 (E) - 2020/113 (K)

DAVANIN KONUSU Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 05/12/2023

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 17/04/2015 tarihinde, davacıların oğlu olan ..., davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine kaza sonrasında yapılan başvuru üzerine müvekkillerine yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, bu kapsamda eksik kalan maddi tazminat istemleri bakımından işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuş; 28/02/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini davacılardan ... için 22.022,20 TL, ... için 20.975,70 TL olmak üzere toplam 42.997,90 TL'ye artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından davacılara 25.170 TL ödeme yapıldığını, davacıların gerçek zararlarının karşılandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 20.975,70 TL, davacı ... için 21.697,35 TL olmak üzere toplam 42.673,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ... yönünden fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili; mahkemece hükme esas alınan 18/07/2019 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan alınan kusur raporunda davalıya sigortalı aracın sürücüsü ile destek sürücü ...'in %50 oranında eşit kusurlu olduğunun tespit edildiğini, oysa 26/10/2016 tarihli bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, destek sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, iki rapor arasında çelişki bulunmasına ve bu konuda itirazda bulunmalarına rağmen mahkemece her iki sürücü eşit kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, 17/04/2015 tarihinde, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı dava dışı ... idaresindeki ... plakalı kamyon ile davacıların desteği (oğlu) ...'in idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların desteği ...'in vefat ettiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince alınan 26/10/2016 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsü ... %75, otomobil sürücüsü ... %25 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiştir.Ceza yargılamasının yapıldığı Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/147 Esas-2015/312 Karar sayılı dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22/07/2015 tarihli raporda sanık sürücü ... ve müteveffa sürücü ... eşit derecede kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahkemece sanık ... hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, Uyap'tan yapılan sorgulamada Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/3358 Esas, 2019/12291 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin sanığın ölen sürücü ile eş kusurlu olduğuna ilişkin kabulü yerinde görülerek kararın onandığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince alınan 26/10/2016 tarihli kusur durumuna ilişkin rapor ile ceza mahkemesinden alınan rapor arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu bünyesinde oluşturulan genişletilmiş uzmanlar komisyonu tarafından düzenlenen 18/07/2019 tarihli tarihli raporla giderildiği, olayda karşı araç sürücüsü ... % 50, davacıların desteği ... %50 oranında kusur izafe edildiği, 18/07/2019 tarihli kusur raporunun oluşa ve dosya içeriğine uygun olmasına göre istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Kaldı ki davacıların talebi ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyecektir.(HGK'nın 15/06/2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22/02/2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar sayılı ve benzer ilamları) Bu durumda davacıların zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan zarar giderim talebi nedeniyle, davacıların desteğinin kazadaki kusuru davacılara yansıtılamayacaktır.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2023

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog