Esas No
E. 2020/1178
Karar No
K. 2023/1429
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1178 Esas

KARAR NO: 2023/1429

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 09/10/2019

NUMARASI: 2017/716 Esas, 2019/1112 Karar

DAVA KAYIT KABUL

KARAR TARİHİ: 21/12/2023

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis ...

Tic. A.Ş.'nin Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/03/2019 gün 2008/493 esas sayılı dosyası ile iflasına karar verildiğini, iflas tasfiye işlemlerinin İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yürütüldüğünü, iflas idaresine ... ve ... kayıt numarası ile alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, 894 kayıt numarası ile yapılan 84.830,76 TL başvurunun, kayıtlı alacağın, 151. sıra alacakla mükerrer olduğu; ... kayıt numarası ile yapılan 10.274.952,64 TL başvurunun, kayıtlı alacağın, 151. sıra alacakla mükerrer olduğu; 886 kayıt numarası ile yapılan 20.063,86 TL başvurunun, kayıtlı alacağın, 151. sırada kayıtlı alacak güncellendiği ve 887 kayıt numarası ile yapılan 74.667,58 TL başvurunun, kayıtlı alacağın, 151. sırada kayıtlı alacak güncellendiği gerekçeleriyle reddedildiğini, 895 ve 855. sırada kayıtlı alacakların, sonradan oluşan alacaklar olup 151. sıra kaydı yapılan alacakla herhangi bir mükerrerlik bulunmadığını, zaten 151. sıra alacakla ilgili olarak İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/518 Esas sayılı dosyasından açılan davada, davanın kısmen kabulü ile 9.880.764,19 TL alacağın 3. sıra alacak olarak kayıt ve kabulüne karar verildiğini, iflas idaresince, 886. ve 887. sırada kayıtlı alacakların, vergi alacaklarının yapılandırılması neticesinde vergi borcunun kalmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de vergi borcunun yapılandırılmasının borcun bittiği anlamına gelmediğini, iflas eden şirketin, vergi alacaklarını yapılandırdığını ve bu yapılandırma neticesinde vergi borçlarının belli oranda düştüğünü, yapılandırmanın, sıra cetveline kaydedilen ve kabul edilen vergi borçlarının, sıra cetvelinden kaldırılmasını veya miktarının düşürülmesini sağlamadığını, iflas idaresince alınan kararın, dosyada büyük alacaklı olan kamunun oy hakkını etkilemeye yönelik ve kanun dışı olduğunu, iflas idaresinin vergi alacaklarının reddi yerine vergi mahkemelerinde dava açmasının gerektiği, çünkü kamu alacağının varlığına ve miktarına ilişkin uyuşmazlıkların vergi mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğini, iflas müdürlüğünün, vergi alacaklarını reddetme yetkisine sahip olmadan reddetmesi sebebiyle işbu davada incelenmesi gereken hususun, kaydı yapılan alacaklarının yalnızca vergi alacağı olup olmadığı yönünde olması gerektiğini belirterek iflas idaresinin red kararlarının iptaline, reddedilen alacakların masaya 3. sıra alacak olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; iflas öncesi vergi borçlarının sıra cetvelinde yer alması gereken borçlar olduğunu, iflas sonrası borçlara ise sıra cetvelinde yer verilmeyeceğini ancak pay cetvelinde gösterilmesi gerektiğini, sıra cetvelinde yer alan iflas öncesi borçların, vergi yapılandırması kapsamında imzalanan ödeme tablosu uyarınca sıra cetvelinde düzeltildiğini, dava konusu yapılan alacakların bir kısmının, müflis şirketin iflastan önce başlayıp iflası ile devam eden süreçte Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi tarafından tahakkuk ettirilen vergi alacakları olduğunu, bu vergi alacaklarının yine davacı tarafından dava konusu yapıldığını ve halen yargılaması devam eden ve davacının da 151. sırada olduğunu beyan ettiği İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/518 Esas sayılı dosyasında masaya kaydı talep edilen alacaklar olduğunu, bu davaya konu alacakların, müflis şirket tarafından da İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin 2016/1389 Esas (eski 2007/3249 Esas), 2012/1243 Karar ve İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 2016/1591 Esas, 2011/188 Karar sayılı dosyaları ile iptal davasına konu edildiğini, müflis tarafından Vergi Mahkemelerinde açılan iptal davalarının ise 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte müflisin dosyalara sunduğu feragat beyanı ile sonlandırıldığını, müflisin, gerek iflas öncesi ve gerekse iflas sonrası ihtilaflı ve ihtilafsız vergi alacak ve cezaları için 6736 sayılı yasa kapsamında Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne müracaat ederek taksitlendirme talebinde bulunduğunu, ancak 6736 sayılı yasadan yararlanabilmek için davalının, bahsi geçen yasanın 3. maddesinin 10. fıkrasında yer alan "Bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması şarttır." hükmü gereği müflisin feragat beyanı nedeniyle her iki Vergi Mahkemesinin de konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini, dolayısıyla müflisin af yasası kapsamında vergi borçlarını yapılandırma talebinin, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/518 Esas sayılı dosyası ile İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin 2016/1389 Esas ve İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 2016/1591 Esas sayılı dosyalarını kapsadığını, neticeten işbu davada alacak kaydı talebi yapılan vergilerin de, 6736 sayılı Kanun kapsamında müflis şirket tarafından Anadolu Kuramlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün hesabına ödenmekte olduğunu, müflis şirketin, Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yaptığı 24/10/2016 tarihli 68288 sayılı yapılandırma başvurusu neticesinde 18/11/2016 tarihli 19790 sayılı ödeme tablosu tanzim edildiğini, buna göre 30/01/2016-30/09/2019 dönemi için 18 ay taksitler halinde toplam ödenecek borcun 2.548.055,45 TL olarak tespit edildiğini, bu ödeme tablosunun eki niteliğindeki 24/10/2016 tarihli 17689 sayılı ödeme tablosu ile de, 30/01/2016-30/09/2019 dönemi için 18 ay taksitler halinde toplam ödenecek borcun 34.193,23 TL olarak tespit edildiğini, ödeme tablosunun hatalar içermesi sebebiyle müflis şirketin 24/11/2016 tarihli ... sayılı başvurusu ile vergi dairesinden, hesaplama ve ödeme tablosunun yeniden düzenlenmesini talep ettiğini, bunun üzerine vergi dairesince hazırlanan 30/03/2017 tarihli 4969 sayılı ödeme tablosu ile ödenmesi gereken tutarın 4.210.824,75 TL'ye çıkarıldığını, müflis şirket tarafından, her 3 ödeme tablosunun iptali istemiyle açılan İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 2017/583 Esas sayılı sırasında kayıtlı davanın yargılamasının devam ettiğini, öncelikle bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu arada, Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünce 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanuna göre hazırlanan 30.03.2017 tarihli 4969 sayılı ödeme tablosu gereğince müflis şirketin, aylık taksitlerini vergi dairesi hesabına ödemeye devam ettiğini, iflas sonrasına ilişkin vergi borçlarının ise, iflasta sıra cetveline kaydının yasa gereği mümkün olmadığını, müflis şirketin iflas sonrasına ilişkin vergi borçlarının da yapılandırılmış olup yapılandırma taksitlerinin düzeltilmesi amacıyla açılan İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 2017/583 Esas sayılı sırasında kayıtlı dava ile derdest olduğunu, 894. sıraya kaydı yapılan ve reddedilen 84.830,76 TL;

855.sıraya kaydı yapılan ve reddedilen 10.274.952,64 TL;

886.sıraya kaydı yapılan ve reddedilen 20.063,86 TL vergi alacağı ve 887. sıraya kaydı yapılan ve reddedilen 74.667,58 TL'nin iflas sonrası borç olduğunu ve iflas sonrası borçların sıra cetveline kaydının kanunen mümkün olmadığını, ancak pay defterine kaydedilmesi gerektiğini, bu sebeple davacının iddiasının yerinde olmayıp reddi gerektiğini, belirtilen iflas sonrası alacakların ise Vergi Dairesi ile yapılan uzlaşma kapsamında yapılandırıldığını ve ödeme tablosu gereğince iflas sonrası vergi borçlarının 6.591.230,55 TL ve 1.819,71 TI olduğunu, İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 2017/583 Esas sayılı dosyasının neticesine göre iflas sonrası borç tutarının da pay cetvelinde yer alacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:

İlk derece mahkemesince; davacı tarafça iflas masasına başvurularak masaya kaydı talep edilen dava konusu vergi alacakları 855., 886., 887. ve 894. sıraya kaydı yapılan alacaklar olup davacı kurumun, İstanbul Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü yazılarından da görüldüğü üzere müflis şirketin iflas tarihi olan 05/03/2019 tarihinden öncesine ait herhangi bir vergi borcunun olmadığı, halen borç olarak görünen 1.258.726,28 TL tutarındaki borcun, 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen vadesi gelmemiş ve müflis şirketin iflas tarihinden sonra doğup kesinleşen borçlar olduğu, müflis şirktein bu borçları, iflasın açılmasından sonra yaptığı borçlar olmakla iflas alacağı olmayıp iflas masasından istenemeyeceği, davacının dava konusu ettiği müflis şirketin iflas tarihi olan 05/03/2019 tarihi öncesine ait olan vergi borçlarının, kanuna uygun surette ilgili vergi dairesine ödendiği, bu tarih öncesine ait bir vergi borcunun kalmadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müflis şirketin, Anadolu Kurumlar Vergi Dairesine 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen vadesi gelmemiş 1.258.726,28 TL olmak üzere toplam 8.368.791,39 TL vergi borcu bulunmasına rağmen iflas idaresince düzenlenen sıra cetvelinde bu alacağın reddedildiğini, işbu dava ile, reddedilen bu alacakların iflas masasına kayıt ve kabulünün talep edildiğini, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kamu alacağının doğumu, miktarı, gerçekliği, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususundaki ihtilafların iflas idaresince tartışılmasının mümkün olmadığını, alacağın ödenip ödenmediği, mükerrer olup olmadığı hususlarının ise, iflas idaresince değerlendirilebileceğini, yerel Mahkeme tarafından, iflas idaresince reddedilen alacağın esasını inceleyerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, çünkü iflas idaresinin, söz konusu alacağın ödendiği veya mükerrer olduğundan bahisle reddine karar vermemiş olduğunu, bir kamu alacağının (vergi, tesim, harç ve bunlara ilişkin gecikme zammı vb.) iflas masasına alacak olarak kaydettirilmesi halinde iflas idaresi, alacağın doğumu, miktarı, gerçekliği, zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda tereddüt yahut bir itiraza sahipse kamu alacağını ihtilaflı olarak kaydetmesi ve Vergi Mahkemesinde ihtilafın giderilmesi için dava açması gerektiğini, buna göre yerel Mahkemece davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini, alacağın konusunu oluşturan vergi tarhiyatının doğru olup olmadığı, miktarı, tarhiyat usulünde hata bulunup bulunmadığı, kesilen cezaların doğru olup olmadığı konusunda Mahkemece bir inceleme ve yargılama yapılamayacağını, bilirkişi kök ve ek raporlarında vergi alacağının esastan incelendiğini, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dinlenmediğini, bilirkişi tarafından eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler sonucu düzenlenen raporlara dayalı hüküm kurulduğunu, müflis şirketin, Anadolu Kurumlar Vergi Dairesine 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen vadesi gelmemiş 1.258.726,28 TL olmak üzere toplam 8.368.791,39 TL vergi borcu bulunduğu sabit olup davanın, kabulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesinin kararın bozulmasını gerektirdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava,

İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.

İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.

İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası üzerinden verilen 20/07/2017 tarihli cevapta, Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/493 Esas sayılı dosyasından 05/03/2009 tarihinde iflasına karar verilen ... Tic. AŞ'nin tasfiye işlemlerinin Müdürlüğün ... iflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, İstanbul Muhakemat Müdürlüğünün 20.063,86 TL'nin kaydı için 886; 74.667,58 TL'nin kaydı için 887 ve 84.830,76 TL'nin kaydı için 894 kayıt numarası ile üç adet kaydının bulunduğu, alacak kayıt taleplerinin her birinin reddine karar verildiği, red kararına ilişkin ek sıra cetvelinin alacaklıya 23/06/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın tebliği için masraf yatırıldığı bildirilmiş olmakla davacı tarafından yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 28/06/2017 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 19/08/2019 tarihli raporda; davacının dava konusu ettiği, müflis şirketin iflas tarihi olan 05/03/2009 öncesine ait olan vergi borçlarının, kanuna uygun surette ilgili vergi dairesine ödendiği, bu tarih öncesine ait bir vergi borcunun kalmadığı bildirilmiştir.Somut olayda, davacı vekili, iflas idaresine ... kayıt numarası ile alacak kayıt talebinde bulunduğunu ileri sürmüş ise de, iflas idaresinin 20/07/2017 tarihli cevabi yazısında, davacının, ... numaralı alacak kayıt talebinde bulunduğu belirtilmiş olup ... kayıt numaralı bir başvurudan bahsedilmemiştir. İflas idaresi tarafından sunulan ek sıra cetvelinde, ... kayıt numaralı 10.274.952,64 TL tutarlı alacak kayıt talebi yer almakta ise de alacaklısı olarak Hazine görünmektedir. Ancak iflas idaresi vekili, davacının ... kayıt numaralı alacak kayıt talebinde bulunduğunu cevap dilekçesinde beyan ettiğinden bu hususta bir ihtilaf bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesi ile, ... ve ... kayıt numaralı alacaklarının, 151. sırada kaydı yapılan alacak ile bir mükerrerliğinin bulunmadığını ve sonradan oluştuğunu; 886 ve 887 kayıt numaralı alacakların ise, vergi borcunun yapılandırılması neticesinde doğan alacaklar olduğunu iddia etmiş olup buna karşılık davalı vekili ise cevap dilekçesi ile, dava konusu yapılan gerek iflas öncesi alacaklar için, düzeltilen sıra cetvelindeki tutarın ve gerekse iflas sonrası pay cetveline yazılacak olan borç tutarının İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 2017/583 Esas sayılı dosyasında iptal konusu yapıldığını belirtmiştir. Dava dilekçesinde ekinde sunulan belgelere göre, davacı tarafın ... ve ... kayıt numaralı alacak kayıt taleplerine konu tutarların iflas sıra cetvelinin 151. sırasına kayıt edildiği ve 151. sırada kayıtlı alacağın düzeltilerek yeniden kayıt yapıldığından bahisle ikinci kez kayıt talebi içeren talepler iflas idaresince reddedilmiş olup öte yandan Muhakemat Müdürlüğü vergi borçlarının sıra cetvelinin 151. sırasında kayıtlı alacağı, vergi uzlaşması nedeniyle güncellendiğinden bahisle davacı tarafın ... ve ... kayıt numaralı alacak kayıt taleplerinin de reddine karar verildiği görülmüştür. Müflis şirketin iflasına 05/03/2009 tarihinde karar verilmiş olup Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün, İstanbul Defterdarlığına yazdığı 03/04/2009 tarihli yazısından; müflis şirketin 03/04/2009 tarihi itibariyle toplam 34.038.621,07 TL vergi borcunun bulunduğu bildirilmiştir.

Davalı vekili 19/03/2019 tarihli beyan dilekçesinde, dava konusu yapılan vergi alacaklarının, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/518 Esas sayılı dosyası ile masaya kaydı talep edilen alacaklar olduğunu, bu alacakların ise müflis şirketin 2002-2003 yıllarına ilişkin vergi borçlarından doğduğunu, müflis şirketin, iflas öncesi tüm vergi borçlarını ödediğinden iflas öncesi vergi alacakları bakımından borcunun kalmadığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 2017/583 Esas sayılı dosyasında, ödeme planının iptaline karar verilmesi üzerine düzenlenen son ödeme tablosunun da hatalı olduğundan bahisle İstanbul 14. Vergi Mahkemesinin 2019/238 Esas sayılı dosyasında, iptali ve fazladan tahsil edilen 581.211,38 TL'nin yasal faizi ile iadesi istemiyle dava açıldığı belirtmiştir. Söz konusu beyan dilekçesi ekinde, Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğüne yazılan 13/02/2019 tarihli yazı sunulmuş olup söz konusu yazının içeriğinde, müflis şirketin, iflas tarihi olan 05/03/2009 tarihinden öncesine ait bir vergi borcunun bulunmadığı, bununla birlikte yazı tarihi itibariyle, iflas tarihinden sonra kesinleşen vadesi geçmiş gecikme zammı dahil 7.110.065,11 TL ve 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen vadesi gelmemiş 1.258.726,28 TL olmak üzere toplam 8.368.791,39 TL vergi borcu bulunduğu bildirilmiştir. 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin Kanundan yararlanmak için yapılan başvuru neticesinde 18/11/2016 tarihli 19790 sayılı ödeme tablosuna göre, 30/01/2016-30/09/2019 dönemi için 18 ay olarak taksitlendirilen toplam borç 2.548.055,45 TL olarak tespit edilmiştir. Bunun üzerine iflas idaresince 30/01/2017 tarihli karar ile, müflis şirketin alacaklılar sıra cetveline 151. sıradan kayıtlı vergi alacağının 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında Vergi Dairesi ile yapılan uzlaşma gereğince 2.548.055,45 TL olarak güncellenmesine, aynı alacaklının 152, 691 ve 703. sıradaki kayıtlarının da bu karar gereği olarak 0,00 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Bu kararın hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali ile iflas idaresinin görevden alınması talebi üzerine davacı İstanbul Muhakemat Müdürlüğü tarafından açılan davada İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/99 Esas 2019/811 Karar ve 17/09/2019 tarihli kararı ile, söz konusu iflas idaresi kararının iptaline, iflas idaresinin değiştirilmesi yönündeki talebin ise reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Daha sonra iflas idaresince, 18/11/2016 tarihli 19790 sayılı ödeme tablosu ile 2.548.055,45 TL olarak yapılandırılan hesaba itiraz edilerek yeniden düzenleme yapılması için yapılan başvuru üzerine, bu seferde 30/03/2017 tarihli 4969 sayılı ödeme tablosuna göre, 30/01/2016-30/09/2019 dönemi için 18 ay olarak taksitlendirilen toplam borç 4.210.824,75 TL'ye çıkarılmıştır.Somut olayda, davacı taraf, iflas sıra cetveline 22/11/2011 tarihinde ... sıra numarası ile 10.274.952,64 TL; 02/11/2015 tarihinde ... sıra numarası ile 20.063,86 TL; 30/12/2015 tarihinde ... sıra numarası ile 74.667,58 TL; 09/12/2015 tarihinde ... sıra numarası ile 84.830,76 TL'nin kaydını talep etmiştir. İflas idaresi ise, bu hususta müflis şirket yetkilisinin de beyanını alarak bir karar vermiştir. Buna göre müflis şirket yetkilisi, iflas idare kararı gereğince vergi affı kapsamında uzlaşma yapılması sebebiyle kayıtların buna göre düzeltilmesi gerektiği beyanında bulunmuş olup iflas idaresi ise, ... ve ... sıra numarası ile kayıtlı alacakların, sıra cetvelinin 151. sırasına kayıt edildiği ve 151. sırada kayıtlı alacağın da düzeltilerek yeniden kaydı yapıldığından ikinci kez kayıt kabul içeren taleplerin reddine; ... ve ... sıra numarası ile kayıtlı alacakların ise, sıra cetvelinin 151. sırasına kayıtlı vergi borçlarının, uzlaşma sebebiyle güncellendiğinden bahisle mükerrer olan alacak kayıt taleplerinin reddine karar verilmiştir. Sıra cetvelinin 151. sırasında kayıtlı alacak ile ilgili iflas idaresinin aldığı karar, bir üst paragrafta açıklanmış olup bu kararın iptaline dair açılan davada Mahkemece tesis edilen iptal hükmü henüz kesinleşmemiştir.Davacı tarafından 06/04/2009 tarihinde 151 sıra numaralı alacak kayıt talebi ile 34.038.621,07 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince ise, bunun 29.546,19 TL'sinin 3. sıraya kaydına, 34,009.074,88 TL'nin ise reddine karar verildiği, davacı tarafından 06/04/2009 tarihinde 152 sıra numaralı alacak kayıt talebi ile 18.657,83 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince ise, bu miktarın tamamının 3. sıraya kaydına karar verildiği, davacı tarafından 09/04/2009 tarihinde 691 sıra numaralı alacak kayıt talebi ile 32.531,83 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince ise, bu miktarın tamamının rüçhanlı alacak olarak kabulüne karar verildiği, davacı tarafından 17/04/2009 tarihinde 703 sıra numaralı alacak kayıt talebi ile 49,53 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince ise, bu miktarın tamamının 3. sıraya kaydına karar verildiği anlaşılmıştır. İşbu davanın davacısı tarafından aynı müflis şirket iflas idaresine karşı açılan kayıt kabul davasında, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2013 tarih ve 2013/518 Esas 2013/366 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, iflas tarihi itibariyle 9.880.764,19 TL davacı taraf alacağının 3. sıra alacak olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararına yansıyan davaya ilişkin dava dilekçesinde, davacı taraf, iflas tarihi itibariyle 34.038.021,07 TL alacağının bulunduğunu, bu alacağın 34.009.074,88 TL'lik kısmının iflas idaresince reddedildiğini (bir önceki paragrafta belirtilen 151 sıra numaralı kayıtlı alacak talebi ile ilgili reddedilen kısım), İstanbul 3. ve 4. Vergi Mahkemelerinde aleyhlerine davalar açıldığını, davalar açılmış olmasının alacağın masaya kaydına engel teşkil etmeyeceğini belirterek kayıt kabul talebinde bulunmuştur. Mahkemece tesis edilen karar Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/6312 Esas 2015/6689 Karar sayılı ilamı ile "Bu durumda, mahkemece, davacının iddia ettiği gibi, iflas idaresi kamu alacağına karşı idari yargı yoluna dava açmış ise, açtığı dava sonunda verilecek kararın iflas idaresince dikkate alınacağının tabiî bulunduğu gözetilerek, şayet dava açmamış ise idari yargı yoluna dava açma hakkı saklı kalmak üzere, her iki durumda da kamu alacağının kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, kamu alacağının esası hakkında inceleme yapıp yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır..." gerekçelerine istinaden bozulmuş olup aynı Dairenin 2016/2990 Esas 2019/175 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebi reddedilmiştir.Bahsi geçen İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin 2007/3249 Esas sayılı dosyasında, 2002 yılına ait vergi ceza ihbarnameleri ile tarh ve tebliğ edilen katma değer vergilerine; İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 2009/119 Esas sayılı dosyasında ise, 2003 yılına ait resen yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ve özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davaların her ikisinde de davanın kısmen kabulüne karar verildiği, temyiz üzerine Danıştay ilgili dairesi tarafından her iki kararın da, müflis şirket yararına bozulduğu, ancak daha sonra ise her iki dava bakımından da feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Müflis şirketin, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun ilgili hükümlerinden faydalanmak amacıyla davalardan feragat ettiği anlaşılmaktadır. 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma neticesinde hazırlanan 18/11/2016 tarih ve 19790 sayılı ödeme tablosu ve eki niteliğindeki 24/10/2016 tarih ve 17689 sayılı ödeme tablolarının hatalı olduğundan bahisle yeniden düzenlenmesi talep edilmiş olup bu sefer de itiraz üzerine düzenlenen 30/03/2017 tarih ve 4969 sayılı ödeme planının hukuka aykırı olduğundan bahisle müflis şirket iflas idaresince İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 2017/583 Esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile, ödeme planının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 25/06/2018 tarihli cevapta; dava konusu edilen vergi alacaklarının, 2002 ve 2003 takvim yılında tarh edilen vergi ziyaı cezalı KDV borçlarından oluştuğu, söz konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatların, mükellefin talebi üzerine 6736 sayılı Kanun kapsamında 18 taksit olarak yapılandırıldığı, ilk 8 taksitin nakden ödendiği, kalan 9 ile 18 arası taksitlerin ise 08/06/2018 tarihli iflas idaresi kararı üzerine İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğünün yazısına istinaden KDV iade alacağından mahsup edilerek borcun sonlandırıldığı bildirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/518 Esas sayılı dosyası ile masaya kaydı talep edilen alacaklar, müflis şirketin 2002 ve 2003 yılına ilişkin vergi borçlarından kaynaklanmaktadır. Müflis şirketin, söz konusu vergi borçlarının kaldırılması için İstanbul 3. ve 4. Vergi Mahkemelerinde davalar açılmış olup daha sonra ise her iki davadan da, 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak amacıyla feragat edilmiştir. İşbu davaya konu edilen vergi borçlarının da, söz konusu yıllara ilişkin olduğu hususu ve 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borcun sonlandırıldığı Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 25/06/2018 tarihli yazı cevabı ile sabittir. Bunun dışında, dosya kapsamında yer alan Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğüne yazılan 13/02/2019 tarihli yazı içeriğinde de, müflis şirketin, iflas tarihi olan 05/03/2009 tarihinden öncesine ait bir vergi borcunun bulunmadığı bildirilmiş olup yazı tarihi itibariyle, iflas tarihinden sonra kesinleşen vadesi geçmiş gecikme zammı dahil 7.110.065,11 TL ve 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen vadesi gelmemiş 1.258.726,28 TL olmak üzere toplam 8.368.791,39 TL vergi borcu bulunduğu bildirilmiştir. Ayrıca Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Mahkemece atanan bilirkişiyi muhatap alarak yazdığı 09/08/2019 tarihli yazı cevabında da, müflis şirketin iflas tarihi olan 05/03/2009 tarihinden öncesine ait herhangi bir vergi borcunun bulunmadığı, 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen vadesi gelmemiş 1.258.726,28 TL borcun, müflis şirketin iflas tarihinden sonra kesinleşen vergi borçlarının, Kanunun 2. maddesine istinaden tecil ve taksitlendirilen vergi borcu olduğu bildirilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda, müflis şirketin, iflas tarihi olan 05/03/2009 tarihinden önceki ve sonraki vergi borçlarını, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında davacı kurum ile yapılandırma yoluna gittiği, iflas tarihinden önceki vergi borçları bakımından ise 151, 152, 691 ve 703 sıra numaralı alacak kayıt talebi ile iflas masasına başvurulması neticesinde 152, 691 ve 703 sıra numaralı kayıt taleplerinin kabul edildiği, 151 sıra numaralı kayıt talebinin ise kısmen kabul edildiği, reddedilen 34.009.074,88 TL'lik kısmın masaya kaydı için İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/518 Esas sırasında kayıtlı davanın açıldığı, 151 sıra numaralı kayıt dilekçesinin dayanak belgesinden anlaşıldığı üzere, söz konusu alacağın, müflis şirketin 2002 ve 2003 yılına ilişkin vergi borçlarına ilişkin olduğu, işbu eldeki davaya konu kaydı talep edilen alacakların da, 2002 ve 2003 yılına ilişkin vergi borçlarından oluştuğu ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre ise müflis şirketin herhangi bir borcunun kalmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/716 Esas, 2019/1112 Karar ve 09/10/2019 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.21/12/2023

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ceza Hukuku 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen vadesi gelmemiş 1.258.726,28 TL olmak üzere toplam 8.368.791,39 TL vergi borcu bulunduğu bildirilmiştir. 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin Kanundan yararlanmak için yapılan başvuru neticesinde 18/11/2016 tarihli 19790 sayılı ödeme tablosuna göre, 30/01/2016-30/09/2019 dönemi için 18 ay olarak taksitlendirilen toplam borç 2.548.055,45 TL olarak tespit edilmiştir. Bunun üzerine iflas idaresince 30/01/2017 tarihli karar ile, müflis şirketin alacaklılar sıra cetveline 151. sıradan kayıtlı vergi alacağının 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında Vergi Dairesi ile yapılan uzlaşma gereğince 2.548.055,45 TL olarak güncellenmesine, aynı alacaklının 152, 691 ve 703. sıradaki kayıtlarının da bu karar gereği olarak 0,00 TL olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Bu kararın hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali ile iflas idaresinin görevden alınması talebi üzerine davacı İstanbul Muhakemat Müdürlüğü tarafından açılan davada İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/99 Esas 2019/811 Karar ve 17/09/2019 tarihli kararı ile, söz konusu iflas idaresi kararının iptaline, iflas idaresinin değiştirilmesi yönündeki talebin ise reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Daha sonra iflas idaresince, 18/11/2016 tarihli 19790 sayılı ödeme tablosu ile 2.548.055,45 TL olarak yapılandırılan hesaba itiraz edilerek yeniden düzenleme yapılması için yapılan başvuru üzerine, bu seferde 30/03/2017 tarihli 4969 sayılı ödeme tablosuna göre, 30/01/2016-30/09/2019 dönemi için 18 ay olarak taksitlendirilen toplam borç 4.210.824,75 TL'ye çıkarılmıştır.Somut olayda, davacı taraf, iflas sıra cetveline 22/11/2011 tarihinde ... sıra numarası ile 10.274.952,64 TL; 02/11/2015 tarihinde ... sıra numarası ile 20.063,86 TL; 30/12/2015 tarihinde ... sıra numarası ile 74.667,58 TL; 09/12/2015 tarihinde ... sıra numarası ile 84.830,76 TL'nin kaydını talep etmiştir. İflas idaresi ise, bu hususta müflis şirket yetkilisinin de beyanını alarak bir karar vermiştir. Buna göre müflis şirket yetkilisi, iflas idare kararı gereğince vergi affı kapsamında uzlaşma yapılması sebebiyle kayıtların buna göre düzeltilmesi gerektiği beyanında bulunmuş olup iflas idaresi ise, ... ve ... sıra numarası ile kayıtlı alacakların, sıra cetvelinin 151. sırasına kayıt edildiği ve 151. sırada kayıtlı alacağın da düzeltilerek yeniden kaydı yapıldığından ikinci kez kayıt kabul içeren taleplerin reddine; ... ve ... sıra numarası ile kayıtlı alacakların ise, sıra cetvelinin 151. sırasına kayıtlı vergi borçlarının, uzlaşma sebebiyle güncellendiğinden bahisle mükerrer olan alacak kayıt taleplerinin reddine karar verilmiştir. Sıra cetvelinin 151. sırasında kayıtlı alacak ile ilgili iflas idaresinin aldığı karar, bir üst paragrafta açıklanmış olup bu kararın iptaline dair açılan davada Mahkemece tesis edilen iptal hükmü henüz kesinleşmemiştir.Davacı tarafından 06/04/2009 tarihinde 151 sıra numaralı alacak kayıt talebi ile 34.038.621,07 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince ise, bunun 29.546,19 TL'sinin 3. sıraya kaydına, 34,009.074,88 TL'nin ise reddine karar verildiği, davacı tarafından 06/04/2009 tarihinde 152 sıra numaralı alacak kayıt talebi ile 18.657,83 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince ise, bu miktarın tamamının 3. sıraya kaydına karar verildiği, davacı tarafından 09/04/2009 tarihinde 691 sıra numaralı alacak kayıt talebi ile 32.531,83 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince ise, bu miktarın tamamının rüçhanlı alacak olarak kabulüne karar verildiği, davacı tarafından 17/04/2009 tarihinde 703 sıra numaralı alacak kayıt talebi ile 49,53 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince ise, bu miktarın tamamının 3. sıraya kaydına karar verildiği anlaşılmıştır. İşbu davanın davacısı tarafından aynı müflis şirket iflas idaresine karşı açılan kayıt kabul davasında, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/11/2013 tarih ve 2013/518 Esas 2013/366 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, iflas tarihi itibariyle 9.880.764,19 TL davacı taraf alacağının 3. sıra alacak olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararına yansıyan davaya ilişkin dava dilekçesinde, davacı taraf, iflas tarihi itibariyle 34.038.021,07 TL alacağının bulunduğunu, bu alacağın 34.009.074,88 TL'lik kısmının iflas idaresince reddedildiğini (bir önceki paragrafta belirtilen 151 sıra numaralı kayıtlı alacak talebi ile ilgili reddedilen kısım), İstanbul 3. ve 4. Vergi Mahkemelerinde aleyhlerine davalar açıldığını, davalar açılmış olmasının alacağın masaya kaydına engel teşkil etmeyeceğini belirterek kayıt kabul talebinde bulunmuştur. Mahkemece tesis edilen karar Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/6312 Esas 2015/6689 Karar sayılı ilamı ile "Bu durumda, mahkemece, davacının iddia ettiği gibi, iflas idaresi kamu alacağına karşı idari yargı yoluna dava açmış ise, açtığı dava sonunda verilecek kararın iflas idaresince dikkate alınacağının tabiî bulunduğu gözetilerek, şayet dava açmamış ise idari yargı yoluna dava açma hakkı saklı kalmak üzere, her iki durumda da kamu alacağının kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, kamu alacağının esası hakkında inceleme yapıp yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır..." gerekçelerine istinaden bozulmuş olup aynı Dairenin 2016/2990 Esas 2019/175 Karar sayılı ilamı ile karar düzeltme talebi reddedilmiştir.Bahsi geçen İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin 2007/3249 Esas sayılı dosyasında, 2002 yılına ait vergi ceza ihbarnameleri ile tarh ve tebliğ edilen katma değer vergilerine; İstanbul 4. Vergi Mahkemesinin 2009/119 Esas sayılı dosyasında ise, 2003 yılına ait resen yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ve özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davaların her ikisinde de davanın kısmen kabulüne karar verildiği, temyiz üzerine Danıştay ilgili dairesi tarafından her iki kararın da, müflis şirket yararına bozulduğu, ancak daha sonra ise her iki dava bakımından da feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Müflis şirketin, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan yapılandırma neticesinde hazırlanan 18/11/2016 tarih ve 19790 sayılı ödeme tablosu ve eki niteliğindeki 24/10/2016 tarih ve 17689 sayılı ödeme tablolarının hatalı olduğundan bahisle yeniden düzenlenmesi talep edilmiş olup bu sefer de itiraz üzerine düzenlenen 30/03/2017 tarih ve 4969 sayılı ödeme planının hukuka aykırı olduğundan bahisle müflis şirket iflas idaresince İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin 2017/583 Esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile, ödeme planının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 25/06/2018 tarihli cevapta; dava konusu edilen vergi alacaklarının, 2002 ve 2003 takvim yılında tarh edilen vergi ziyaı cezalı KDV borçlarından oluştuğu, söz konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatların, mükellefin talebi üzerine 6736 sayılı Kanun kapsamında 18 taksit olarak yapılandırıldığı, ilk 8 taksitin nakden ödendiği, kalan 9 ile 18 arası taksitlerin ise 08/06/2018 tarihli iflas idaresi kararı üzerine İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğünün yazısına istinaden KDV iade alacağından mahsup edilerek borcun sonlandırıldığı bildirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/518 Esas sayılı dosyası ile masaya kaydı talep edilen alacaklar, müflis şirketin 2002 ve 2003 yılına ilişkin vergi borçlarından kaynaklanmaktadır. Müflis şirketin, söz konusu vergi borçlarının kaldırılması için İstanbul 3. ve 4. Vergi Mahkemelerinde davalar açılmış olup daha sonra ise her iki davadan da, 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak amacıyla feragat edilmiştir. İşbu davaya konu edilen vergi borçlarının da, söz konusu yıllara ilişkin olduğu hususu ve 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borcun sonlandırıldığı Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün 25/06/2018 tarihli yazı cevabı ile sabittir. Bunun dışında, dosya kapsamında yer alan Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğüne yazılan 13/02/2019 tarihli yazı içeriğinde de, müflis şirketin, iflas tarihi olan 05/03/2009 tarihinden öncesine ait bir vergi borcunun bulunmadığı bildirilmiş olup yazı tarihi itibariyle, iflas tarihinden sonra kesinleşen vadesi geçmiş gecikme zammı dahil 7.110.065,11 TL ve 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen vadesi gelmemiş 1.258.726,28 TL olmak üzere toplam 8.368.791,39 TL vergi borcu bulunduğu bildirilmiştir. Ayrıca Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Mahkemece atanan bilirkişiyi muhatap alarak yazdığı 09/08/2019 tarihli yazı cevabında da, müflis şirketin iflas tarihi olan 05/03/2009 tarihinden öncesine ait herhangi bir vergi borcunun bulunmadığı, 6736 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirilen vadesi gelmemiş 1.258.726,28 TL borcun, müflis şirketin iflas tarihinden sonra kesinleşen vergi borçlarının, Kanunu 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunu K6100 md.353 K6736 md.3 İİK md.166 K6736 md.2 İİK md.235 İİK md.223
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog