12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/13643 E. , 2013/27719 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : 1.957,31 TL maddi ve 5.500 TL manevi tazminatındavalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacının 09.07.2009 tarihli dilekçesi ile 10.11.2000 tarihi ile 28.03.2002 tarihleri arasında 503 süreyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davalı vekilinin tazminat miktarına, davanın süresinde açılmadığına ve kendileri lehine dilekçe yazma ücretine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının, dava dilekçesinin içeriğini açıkladığı, 09.12.2009 tarihli celsede 30,00 TL manevi tazminat talebinde bulunması karşısında, HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen "taleple bağlılık" kuralı uyarınca talep edilen miktarı geçmeyecek şekilde manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, talepten fazla olacak şekilde 5.500 TL manevi tazminata hükmedilmesi,
Kabule göre de;
1.Koruma tedbirleri nedeniyle hükmedilecek tazminatların olay tarihinde geçerli olan para birimine göre hesaplaması yapılarak sonucun bulunması gerekirken 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve Türk Lirasından 6 sıfır atılmasını öngören 5083 sayılı Kanun’a göre hesaplama yapılarak yanlışlıklara sebebiyet verilmesi,
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacının ve davalı vekilinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, ilişkin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 03.12.2013 tarihinde bir nolu bozma sebebinde oyçokluğuyla, diğer bozma sebeplerinde ise oybirliğiyle karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ:
Davcı, dava dilekçesinde miktar belirtmeden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dilekçesini 09.12.2009 tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesinde açıklarken verdiği beyanında 60.000 lira maddi tazminat talebiyle beraber 30 lira manevi tazminat talep ettiği yazılmıştır. 30 lira manevi tazminat miktarının, 30.000 lira olduğu ve katip yazım hatası olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim de mahkemenin kabulu de bu yöndedir. Bundan dolayı sayın çoğunluğun manevi tazminat miktarını 30 lira olarak kabul eden bozma düşüncesi yerinde değildir.
Dairemiz uygulamalarına göre 2013 yılı itibarıyla bir yıl gibi tutuklu kalanlara 10.000 ile 15.000 arası manevi tazminat verilmektedir. Davacı 16 ay gibi uzun süre tutuklu kalmıştır. Mahkemenin faiz uygulanmayan 5.500 lira manevi tazminat miktarı az iken bunun 30 lira olarak düşünülmesi adaletli bir yorum ve uygulama değildir. Kısaca istenen manevi tazminat miktarı 30 lira değil, 30.000 liradır ve faizde işletilmeyen 1 yıl 4 aylık bir tutukluluk için verilen 5.500 lira manevi tazminat da az bir orandır. Bu sebeplerden dolayı sayın çoğunluğun bir nolu bozma düşüncesine katılmıyorum.