13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
Davalının davacı şirketin ----sözleşme nolu abonesi olduğunu, davalının ---- adresinde sağlanan enerji bedeline karşılık olan 27.07.2001, 28.08.2001, 26.09.2001, 18.10.2001 son ödeme tarihli fatura bedellerini günü geçmiş olmasına rağmen ödemediğini, tüketim faturalarını ödemeyen davalı hakkında----- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ederek durduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahminilen karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
17.05.2001 yılında ---- pastane açtığını, 04.10.2001 yılında dükkanı devir ettiğini, devir alan kişilerin elektrik faturalarını ödemediğini, 14 ay boyunca davacının elektriği kesmediğini, 12 yıl boyunca faiz işletildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
---- İcra Müdürlüğünün ----Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda; taraflar arasında elektrik satış sözleşmesi imzalandığı, davacı şirket tarafından -----sözleşme nolu abonelik üzerinden davalının----adresinde elektrik enerjisi temin edildiği, dava konusu 27.07.2001, 28.08.2001, 26.09.2001, 18.10.2001 son ödeme tarihli fatura bedellerinin ödenmediği iddiasıyla davaya konu icra takibinin davalı aleyhine başlatıldığı, takibe itiraz üzerine huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davalıya ait aboneliğe bağlı sayaçtan takip dayanağı yapılan fatura dönemlerinde elektrik enerjisi kullanıldığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere 27.07.2001, 28.08.2001, 26.09.2001, 18.10.2001 tarihlerinde tahakkuk eden ve takip ve dava konusu yapılan borçlardan davalı tarafın sorumluolduğu, her ne kadar davalı taraf 04.10.2001 yılında dükkanı devrettiğini beyan etmiş ise de aboneliğini iptal ettirmediğinden mevzuat gereği abonelik iptal edilmedikçe tüketilen elektrik enerjisi bedellerinden abone sahibi olan davacı taraf da sorumludur.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24. Maddesinde; tüketicinin elektrik enerjisi tüketimine ilişkin ödemelerini son ödeme tarihine kadar yapmaması durumunda tedarikçi tarafından tüketiciye yazılı olarak en az beş iş günü süreyi içeren İkinci bildirimde bulunulur. Söz konusu bildirimde ödeme lülüğünün belirtilen sürede yerine getirilmemesi halinde elektrik enerjisinin kesileceği belirtilir. Tüketicinin, ödemeleri, ikinci bildirimde belirtilen süre içerisinde de yapmaması halinde, bildirim tarihinden itibaren en geç beş iş günü içerisinde elektriği kesilir. Tebligat süreleri de dikkate alındığında abonenin son ödeme tarihlerinden itibaren en geç 30 gün içinde elektriğinin kesilmesi gerekmektedir. ---- BAM ----HD'nin ----Karar sayılı ilamında; "...Olayda, davalı davacının elektrik abonesidir. Davalı aboneliği iptal ettirmedikçe abonelik üzerinden tüketilen normal veya kaçak enerji bedelinden davacıya karşı sorumludur.
Davacının uzun bir süre elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davacının beraatını gerektirmeyeceği gibi (tüketim bedeli olan ana borçtan) hukukî sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz ve müterafik kusur nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirimi gerektirmez. Olsa olsa davacının elektriği kesmemesi dolayısıyla davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı açısından normal tüketim bedeli dışında gecikme zammından indirim sağlar. Davacının müterafik kusuru nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirim davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açar ki, bu da yukarıda bahsedilen usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil eder. Mahkemeler bir davadan başka bir dava üreten kurumlar olmadığı gibi hukukî uyuşmazlıkları nihaî olarak sona erdiren yargı mercileridir. Alacaklı elektrik şirketi, elektriği zamanında kesmeyerek sözleşmede kararlaştırılan yasal faizin üzerinde bulunan gecikme cezasını talep etmektedir.
Yönetmeliğin açık hükmüne aykırı davranarak zararın artmasına -(yasal faizin üzerinde olan gecikme cezası miktarının artmasına)- kendi müterafik kusuru ile yol açan idarenin bu davranışının sonucuna katlanması gerekir. Ancak ceza miktarı indirilirken de yasa tarafından maktu olarak hiçbir ispata gerek olmaksızın varlığı kabul edilen yasal faiz oranının da dikkate alınması gerekir. Bu yapılacak indirim sonucu istenebilecek oranın yasal faiz oranından aşağı olamayacağı göz önünde bulundurularak sonuca gidilmelidir.
Hal böyle olunca; mahkemece, davalının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bununda ancak davacı için gecikme zammından indirim sağlayacağı, bu indirimin de en fazla yasal faize kadar olacağı nazara alınarak bir karar verilmesi usul ve yasaya uygundur."Huzurdaki davada; davacı şirketin dava konusu fatura bedellerinin süresinde ödenmemesi nedeniyle yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereği elektrik enerjisini kesmesi gerektiği ancak kesmediği, davacı şirket tarafından elektrik enerjisi kesilse idi gecikme zammı ve KDV nedeniyle davalı tarafın elektrik borcunun artmayacağı bu haliyle davacı şirketin asıl alaca dışındaki gecikme zammının oluşmasında müterafik kusurlu olduğu, davacının sorumlu olduğu asıl alacak ve yasal faize kadar olan işlemiş faiz alacağı toplamının 1799,19 TL olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın 788,80 TL üzerinden kabulüne ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KABULÜ ile Davalı borçlunun ----- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasındaki takibe itirazının 788,80 TL asıl alacak, 856,26 TL gecikme faizi ve 154,13 TL gecikme faizi KDV'si olmak üzere toplam 1799,19 TL üzerinden İPTALİNE ve işbu miktarlar üzerinden takibin DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 1799,19 TL'nin %20 si olan 359,83 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 54,40 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 215,45 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç ile yargılama gideri olarak yapılan 1.346,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 788,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, tarafların yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİ 6100 sayılı HMK'nn 304.maddesinde 'Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.” düzenlemesi vardır. İnfazda tereddüt oluşturmaması amacıyla mahkememizin ---- Esas -----Karar sayılı ilamının hüküm kısmının 1. Fıkrasının;
1.Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ----- İcra Müdürlüğü ----Esas sayılı dosyasındaki takibe itirazının 788,80 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE ve işbu miktar üzerinden takibin DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 788,00 TL'nin % 20 si olan 157,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde tashihine hükmün devamının aynı şekilde teselsül ettirilmesine karar verildi. Dair taraf vekillerinin yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere karar verildi.