Esas No
E. 2022/8680
Karar No
K. 2023/9098
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2022/8680 E.  ,  2023/9098 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2015/652 E., 2018/90 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği noksan tespit edilen hususların ikmali için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildikten, noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gönderilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı asil 11.04.2007 havale tarihli, adli yardım talepli dava dilekçesinde özetle; davalıya ait işyerinde çalışmaktayken 15.11.2006 tarihinde işverenin kusuru sebebiyle iş kazası geçirdiğini, balık çekme makinesiyle balık çekerken demirin kopması sonucu sağ elinin sakatlandığını, iki ay boyunca tedavi masraflarının tamamının kendisince karşılandığını, Ordu Devlet Hastanesi’nden alınan rapora göre %40 vücut fonksiyon kaybının meydana geldiğini, bu sebeple kaza tarihinden itibaren fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 250,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.11.20106 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili bozmadan sonra verdiği 28.11.2017 tarihli dava dilekçesiyle maddi tazminat istemini 184.559,97TL'ye artırmıştır. II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin işçisi olmayıp aralarında hizmet sözleşmesi bulunmadığını, ava ortaklık sözleşmesi ile davacının teknede bulunduğunu, tekne ve balıkçılık işinde teamülün böyle olduğunu, davacının geçirmiş olduğu kazanın sonrasında davalının yanına personel de vererek hemen hastaneye götürdüklerini, tedavisi ile ilgilenildiğini, davacıya 3.000 TL ödeme yapıldığını, dosyaya sunulmuş bir takım evrakı ve raporlar içeriklerini kabul etmediklerini, davanın reddi gerekeceğini savunmuştur.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle usulden reddini taleple, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, davacının sigortalı işçi sıfatıyla değil, ava ortaklık sözleşmesi ile çalıştığını, davanın esastan da reddi gerekeceğini beyan etmiştir.

III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARLARI A)

Mahkemenin İlk Kararı Mahkemenin 31.12.2008 tarih ve 2007/68-2008/528 Karar sayılı ilamıyla davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir B) İlk Bozma Kararı

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 10.11.2009 tarih ve 2009/15088 Esas- 2009/14506 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece, davacının vesayet altına alınmasına dair davanın, asıl görülmekte olan tazminat davasının sona erme tarihinden önce davacı tarafından vasi tayinine ilişkin hastane raporu ibraz edilmek suretiyle mahkemeye bildirilmesine ve Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.09.2008 tarih ve 2007/568-2008/874 Esas - Karar sayılı kararıyla davacının vesayet altına alınmasına rağmen, mahkemece vasi davadan tebligat yapılarak haberdar edilmeden üç aylık süre içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR

Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; davanın kısmen kabulü ile 100,00 TL maddi tazminatın, dava tarihi 15.11.2006 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle, 184.459,37 TL maddi tazminatın ıslah tarihi 28.11.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle,10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi 15.11.2006 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle: maddi tazminatın tamamına kaza tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştr. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı ve davacının usulüne uygun temsil edilip edilemediğine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun temyiz incelemesi ile ilgili 427 ilâ 444 üncü maddeleri, vekâletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması hakkında 6100 sayılı HMK'nun, 54, 77 nci maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 462/8 inci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanun'un 332.maddesi ile tazminatın belirlenmesi ile ilgili 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri ile 6101 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince davaya uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 ve 420 nci maddeleri, 22.06.1996 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3.Değerlendirme

1.6100 sayılı HMK'nun 77 nci maddesinin 1 ve 2 nci fıkralarına göre; "Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir."

2.Somut olayda Dairemizin 13.03.2021 tarih ve 2021/764 E- 2021/3754 K sayılı geri çevirme kararında da belirtildiği üzere davacı vekili olarak görev yapan Av. ...'ın vekaletnamesinin ikmal edilmesi, aksi durumda davacı asil vasisine kararın tebliğinin talep edildiği, vekaletin ikmali için yapılan muhtıranın 19.04.2021 tarihinde muhtıra tebliğ edilmesine karşın vekaletin ibraz edilemediği gibi, vasi olarak 20.08.2021 tebliğ yapılan ...r'ın da vekil tarafından yapılan işlemlere icazet verdiğini beyan etmediği, dosyanın Dairemize gönderilmesi ile Uyap sisteminden yapılan kontrolde davacı vasisinin Perşembe Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.08.2021 tarih 2019/483 E- 2020/206 K sayılı ilamıyla değiştirilerek vasi olarak ... olarak görevlendirildiğinin anlaşıldığı bu kapsamda Dairemizin 01.03.2022 tarih ve 2021/13258 E- 2022/2737 K sayılı ilamıyla iş bu vasiye tebliğ yapılması yönünden dosyanın geri çevrildiği ve iş bu vasinin de vekaletnamesini ibraz edemeyen davacı vekili tarafından yapılan temyize icazet verdiğine dair beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır.

3.O halde yargılamaya davacı vekili olarak katılan Av. ... tarafından davacı vasisinin yokluğunda yapmış olduğu işlemlerin geçerli sayılıp sayılamayacağının tespiti açısından davacıyı temsille görevli olan vasi tespit edilip, anılan vasi dosyadan haberdar kılınarak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun 462/8 inci bendi kapsamında vesayet makamından husumete izin verilmesine ilişkin noksan da ikmal edilerek, davacı vekili olarak işlem yürütmüş olan avukatın yokluğunda yapmış olduğu işlemlere icazet verip vermediği hususunda HMK 77/1-son cümlesi kapsamında usulüne uygun ihtarlı çağrı kağıdı tebliğ edilmesi, aynı zamanda ilgili vekil hakkında da HMK'nun 77/2 nci maddesi kapsamında yargılama giderleriyle ilgili olarak işlem yapılarak sonucuna göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, kanunun emredici hükmüne aykırı olacak şekilde yargılama yürütülerek hüküm tesisi hatalı olmuştur.

4.O halde, kanunun açık hükmüne aykırı görülen bu husus re'sen gözetilerek, bozma sebebine göre davalı TTK Genel Müdürlüğü vekilinin bu aşamada temyiz itirazları incelenmeksizin, stinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararını kaldıran Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

5.Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

6.O halde, HUMK'nun 428/1 inci bendi gereğince yukarıda belirtilen ve emredici mahiyetteki kanun hükümlerine aykırı görülen sebepler gözetilerek, bu aşamada davacı vekili tarafından sunulan temyiz itirazları incelenmeksizin mahkeme hükmü bozulmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.HUMK'nun 428/1 inci bendi gereğince davacı vekilinin bu aşamada temyiz itirazları incelenmeksizin;

2.Temyiz olunan, Mahkeme kararının usulden BOZULMASINA,

3.Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog