Esas No
E. 2013/8857
Karar No
K. 2013/28279
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/8857 E.  ,  2013/28279 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmekveya yaymak

Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 62, 50, 52/4. maddelerigereğince mahkumiyet.

Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yayma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, delillerin mahkumiyete yeterli olmadığına, tanık ... ile aralarında husumet olup doğruyu söylemediğine ve atılı suçu işlemediğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi gerekmekte olup, suçun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir; ancak, herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler, yasal anlamda “kişisel veri” olarak değerlendirilemez, aksinin kabulü; anılan maddenin uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek, uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçlar doğurur, bu nedenle, bir kişisel bilginin, açıklanan anlamda “kişisel veri” kabul edilip edilmeyeceğine karar verilirken, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması, sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da ayrıca tespit edilmesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında; şikayetin kapsamına, iddianamedeki nitelendirmeye ve incelenen dosya içeriğine göre, sanık ile müştekinin suç tarihi öncesinde arkadaş olup aralarında geçen bir takım olaylar nedeniyle uzun süredir görüşmedikleri, sanığın arkadaşı olması nedeniyle daha önce bildiği, müştekiye ait mail adresinin internet şifresini hakkı bulunmadığı halde kullanmak suretiyle bilişim sistemindeki müştekiye ait özel kısma girdiği ve burada yer alan müştekinin arkadaşlarına elektronik posta adresine ileti gönderecek kadar süreyle hukuka aykırı olarak sistemde kalmaya devam ettiği, bu görüşmeler nedeniyle eşi ile arasında anlaşmazlıklar oluşmaya başlayan müştekinin, mail adresine girerek kendisiymiş gibi görüşmeler yapan kişilerden şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, mail adresine sanığın babası üzerine kayıtlı olan kendisinin kullandığı bilgisayardan girildiğinin tespit edilmesi şeklinde gerçekleşen olayda,

Sanığın, müştekinin kişisel verilerini ele geçirme, kaydetme, yayma, onun başkasıyla gerçekleştirdiği haberleşme içeriğini öğrenme, kaydetme veya ifşa etme, özel hayatının gizliliğine müdahalede bulunma, huzur ve sükûnunu bozma kastıyla hareket ettiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın sübut bulan bilişim sistemine girip müştekinin eski erkek arkadaşı ile konuşma yapacak kadar kalmasından ibaret eyleminin TCK'nın 243/1. maddesinde tanımlanan “Bilişim Sistemine Girme” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle, sanık hakkında TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de:

1.Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,

2.5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeksizin, katılanın maddi bir zararının tespit edilemediği olayla ilgili olarak yargılanan, geçmişinde adli sicil kaydı bulunmayan, kişilik özellikleri olumlu değerlendirilerek hakkında TCK'nın 50. ve 62. maddeleri uygulanan sanık hakkında, “sanığın geçmişteki hali, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alındığında tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl eylemediğinden” şeklindeki soyut gerekçe ile anılan düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.