Esas No
E. 2013/8896
Karar No
K. 2013/28287
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2013/8896 E.  ,  2013/28287 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Suç : Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmekveya yayma

Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 62/1, 50/1-a, 52/4.maddeleri gereğincemahkumiyet. Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yayma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eski eşinin ablası olan müştekinin, sanığın kardeşinden olaylı olarak ayrıldığı, bu nedenle kendisine ait resimleri “facebook” adlı internet sitesinden temin ederek telefon numaraları ile birlikte uygunsuz bazı ifadelerle bazı arkadaşlık sitelerinde yayınladığı iddiasıyla sanıktan şikayetçi olması üzerine açılan davada, mahkemece, yaptırılan IP araştırmalarına göre, müştekinin resimlerinin sanığın ikamet ettiği yere yakın bilgisayarlar üzerinden yayınlandığı ve müştekinin beyanına göre, kendisine ait bilgilerin sanıktan başka birisinin bilinmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, kişisel verileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yayma suçunu işlediği sabit görülerek, sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmaktadır.

Ancak, dosya içerisinde, sanığın, müştekinin resimlerini temin ederek telefon numarası ile birlikte bir takım cinsel içerikli ve arkadaşlık sitelerinde yayınladığı konusunda, hukuka uygun, gerçekçi, akılcı, olayı temsil edici, kanıtlayıcı, mutlak surette her türlü kuşkuyu gidermeye yeter düzeyde delil bulunmamaktadır.

Dosyadaki deliller incelendiğinde; sanık aşamalarda hakkında ileri sürülen iddiaları kabul etmediğini, müştekinin kişisel bilgilerini internette paylaşıma açmadığını, olayın kendisi ile uzaktan ve yakından hiçbir alakasının bulunmadığını, müştekinin kendisinin veya yakınlarının telefon numaralarını internette yayınlamadığını, bu numaraları kendisinden başka da bilenlerin olduğunu, müştekinin kişisel verilerini uygunsuz sitelerde yayınlandığı sırada kullanılan bilgisayarların tespitini talep etmiş; yargılama sırasında sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçen müşteki ise, soruşturma aşamasında, kendisinin ve yakınlarının kişisel bilgilerinin sadece sanık tarafından bilindiği için atılı eylemi sanığın yaptığından emin olduğunu söylemiştir. Soruşturma aşamasında, aldırılan bilirkişi raporunda, müştekinin fotoğrafı ile birlikte telefonun numarasının yayınlandığı internet sitesinde, müştekinin cinsel içerikli mesajlar yayınlamış gibi gösterildiği, bu işlemlerin yapıldığı bilgisayarların IP numaralarının tespiti sonucunda şüpheli veya şüphelilerin belirlenebileceği mütalaa edilmiştir. Bunun üzerine Microsoft şirketi ile yapılan yazışma sonucunda, müştekinin resimlerinin ve telefon numaralarının yayınlandığı site ile bağlantı kuran bilgisayarların IP numaralarının temini edilmiş; Telekominikasyon İletişim Başkanlığı tarafından da, bu bilgisayarların kullanıcı bilgileri soruşturma dosyasına gönderilmiştir. Cumhuriyet Savcılınca, tespit edilen bilgisayarların kullanıcılarının beyanı tespit edilmeden, adresleri itibariyle İstanbul ili Maltepe ilçesinde oturdukları, sanığın da ikamet adresinin Kartal ilçesinde olması nedeniyle atılı suçu sanığın işlediği kabulü ile sanık hakkında dava açılmış, mahkemece de aynı gerekçelerle sanığın mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.

Görüldüğü üzere, mevcut deliller, sanığın, iddiaya konu eylemi gerçekleştirdiğini, açık ve net olarak orataya koymamaktadır. Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” temel hukuk prensibi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılması için, suçun tereddüte yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesi gerekir. Oluş şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı mahkum etmek, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına gelir. O halde, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasından sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34 ve 230. maddelerine aykırı olarak, olayın oluş şekli ile sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi gösterilmemek suretiyle, “sanığın müştekiye ait resimleri kopyalayıp farklı sitelere koyduğu ve resimlerin altına uygunsuz ibareler yazıp müştekiye ait telefon numarasını verdiği, bu işlemlerin sanığın ikamet adresine yakın yerde bulunan internet kafelerdeki bilgisayarlardan yapıldığı, müştekinin beyanı dikkate alındığında bahse konu özel bilgilerin sanıktan başkaları tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma suçunu işlediği açık ve kesin olarak sübuta erdiğine kanaat getirilmiştir.” şeklinde, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de:

Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 232/6. ve sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/3. maddelerine aykırı hareket edilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog