Esas No
E. 2023/15134
Karar No
K. 2023/24125
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2023/15134 E.  ,  2023/24125 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/100 E., 2014/185 K.
SUÇ: Fuhuş
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, onama

...'nın, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamına giren bir suçtan dolayı yapılan yargılamada anılan Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, gerekli görmesi halinde kamu davasına katılma hakkı bulunduğu ancak yargılamayı yürüten Mahkemenin anılan Kurumu davadan haberdar etme zorunluluğunun olmaması ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı, bu nedenle aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

2.Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 23.05.2019 tarihli ve 2017/5081 Esas, 2019/9600 Karar sayılı kararı ile şikayetçi ...'na kararın tebliğ edilmediği, bu eksikliğin tamamlanması için karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek dosyanın mahalline gönderildiği anlaşılmıştır.

3.Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 13.10.2020 tarihli, 2020/18441 Esas, 2020/11415 Karar sayılı ilamı ile;

Suçtan zarar gören müşteki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın CMK'nın 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nın mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2020 tarihli 2020/22539 sayılı yazısı ile dairemizin bozma kararına; 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağına ilişkin yasal düzenleme sonucunda, Sanık ... hakkında Alaplı Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasına Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yetkililerince,

CMK 237/2 maddesi kapsamında sanıklar koğuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar ilk derece mahkemesine bir dilekçe vermek veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesi suretiyle kamu davasına katılma olanağına sahip olduğu halde, hüküm verilinceye kadar yönteme uygun kamu davasına katılmadığı veya katılma yönünde hiç bir irade beyanında bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı C.M.K'nun 237/2 maddesi kapsamında temyiz yetkisi bulunmadığından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının temyiz talebinin reddine karar verilmesi yerine temyiz yetkisi bulunduğu kabul edilerek bozma kararı verilmesine hukuka aykırı niteliktedir. Şeklinde gerekçeyle itiraz etmiştir.

5.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.06.2023 tarihli ve 2021/106 Esas, 2023/346 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilip Dairemizin yukarıda bahsedilen bozma kararı kaldırılarak dosya temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteğinin; mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, hükmün bozulmasına ilişkin olduğu belirlenmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan mağdurun kaldığı yurttan kaçtığı, yurttan tanıştığı temyiz dışı sanık ... M. ile birlikte ...'un arkadaşı olan sanığın evine geldiği, bu kişilerin para kazanması için ikna etmeleri üzerine bu evde sanığın aracılığıyla tanıştığı kişilerle ilişkiye girdiği, müşteriden paraları sanık ... temyiz dışı sanığın aldığı, mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamına giren bir suçtan dolayı yapılan yargılamada anılan Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, gerekli görmesi halinde kamu davasına katılma hakkı bulunduğu ancak yargılamayı yürüten Mahkemenin anılan Kurumu davadan haberdar etme zorunluluğunun olmaması ve 5271 sayılı Kanun'un 237 inci maddesini ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı belirlenmiştir.

B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden

Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,

Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdurun birden fazla fuhuş yapmasına aracılık etmesi şeklindeki eyleminde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

A. ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, ... vekilinin tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog