3. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2023
NUMARASI: 2022/474 E
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinin işyerindeki ... nolu tesisat ilgili aralık ayında ; abonelik Sözleşmesi yapılırken alınan güvence bedeline ilaveten 62.000,00 TL ek güvence bedeli talep edilmesi üzerine; Serbest Tüketici olan müvekkilinin , ek güvence talep etmeyen Avrupa Elektrik firması ile 05.01.2022 tarihinde elektrik enerjisi satış sözleşmesi yaparak, elektrik tüketimleri bu firma üzerinden yapmaya başladığını,davalı şirketin , 3 gün içinde müvekkilinin sayacını gelip mühürlemesi gerekirken, mühürleme yapmadığı gibi, mühürsüz sayaçtan enerji kullandığı gerekçesi ile 22.01.2022 tarihli 2022/01 dönemi için 139.909,53 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirdiğini,müvekkilinin bu tutarı enerji kesme tehdidi altında ticari faaliyetine devam edebilmek ve sayacın mühürlenmesi için 04.02.2022 tarihinde ödediğini,davacının 04.02.2022 tarihinden bu yana şubat- mart aylarında tükettiği enerji bedelini, Avrupa Elektrik firmasına, 61.833,27 TL olarak 14.04.2022 tarihinde ödediğini, davacının aboneliğinin , hiçbir yasal gerekçe olmadan davalı şirket tarafından hiçbir bildirim ve tebliğ yapılmadan 20.04.2022 tarihinde iptal edildiğini, davalı şirketin , yüksek tüketimli müşterilerin diğer firmalara geçmesini engellemek için fiili olarak Yönetmeliğe aykırı olarak kaçak elektrik bedeli tahakkuk ederek amacına ulaşmaya çalıştığını, davalı şirketçe, müvekkil hakkında, sözleşmesiz enerji kullandığı gerekçesi ile nisan ayında 28.04.2022 son ödeme tarihli 149.067,59 TL kaçak elektrik bedeli tahakkuk edildiğini,davacının sözleşmeli olarak elektrik kullandığı tüm tüketimlerinin kuruma kayıtlı sayaç ile kayıt altına alındığını,ticari faaliyeti gereği işyerinde tespit güç gereği gerçek tüketim bedeli olan - HMK. M.107/1 göre gerçek borç bilirkişi raporu ile tespit edilmesi halinde talebi artırmak şartı ile 61.633,27 TL dışında kalan 87.434,32TL oranında borçlu olmadıklarının tespiti ile, davacı firmanın ticari faaliyetine devam edebilmesi için öncelikle söz konusu fatura bedelini, Avrupa Elektrik firmasına ödenmiş olması ve faturanın yasal tahsil süreci devam ettiğinden öncelikle teminatsız olarak veya uygun görülecek bir teminat karşılığında dava konusu faturalarla ilgili hiçbir bildirim yapılmadan derhal enerji kesme işlemi yapılması nedeniyle müvekkili firmanın ticari faaliyetine devam edebilmesi yönünden , dava konusu faturalara dayalı olarak yapılacak elektriğin kesme işleminin dava sonucuna kadar durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, davanın; faturanın 87.434,32-TL'lik değeri üzerinden açıldığı, davalı tarafın işlemlere devam etmesi halinde elektriklerin kesileceği, davacı tarafın işletmesi açısından HMK 389/1 maddesinde belirtilen ciddi bir zararın doğma ihtimalinin olması ve sunulan beyan ve belgelerin HMK'nun 390/3 maddesinde belirtilen yaklaşık ispat için yeterli olduğu gerekçesi ile; "1-Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, HMK.389. maddesi gereğince davacının bulunduğu adresindeki işyerine ait Fatura Seri No: ... olan, Fatura Tarihi/Dönemi :18-04-2022/04-2022 olan, Hesap numarası:... olan 149.067.59 TL bedelli dava konusu faturaya ilişkin ve bu fatura ile sınırlı olamak üzere tahakkuk ettirilen fatura bedeli olan 149.067.59 TL'lik tahakkuk yönünden (bu bedel üzerinden %15 teminatın yatırılması koşuluyla ) dava sonuna kadar tedbiren elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, 2-Kararın tensip ile birlikte davalı vekiline tebliğine, davacı vekiline teminatın yatırılması halinde tebliğine" dair 23/05/2022 tarihinde itirazı kabil olmak üzere karar vermiştir. Davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının ve teminatın süresinde yatırılmadığına, tedbirin kalkmış sayılacağına karar verilmesi talebinin mahkemece, tedbire dosya üzerinde karar verildiği, teminatın 01/09/2022 tarihinde yatırıldığı, bu tarihe kadar tedbir kararının davacı tarafa tebliğ edilmediği, ara kararın tarafların yokluğunda verilmiş olması sebebiyle tefhimin de söz konusu olmadığı, teminatın yatırılmasından bir gün sonra 02/09/2022 tarihinde mahkeme kalemine başvurularak tedbir kararının davalı şirkete tebliğinin talebi üzerine müzekkere yazıldığı, bu nedenle bir haftalık uygulama süresi başladıktan bir gün sonra uygulama işlemine geçildiği bu hali ile; davacı tarafça ihtiyati tedbir kararının süresinde uygulanmasının istenildiği ve tedbirin geçerliliğini koruduğu gerekçesi ile; "Davalı vekilinin, ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığının tespitine yönelik talebinin reddine"09/09/2022 tarihinde dosya üzerinde karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararına yönelik teminatın süresinde yatırılmadığını ve tedbirin uygulanmasının süresinde talep edilmediğini,HMK 393.madde kapsamında tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağını,ayrıca davacının kaçak elektrik kullanımının dosya içinde mevcut tutanak ve dosyadaki bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığını, "yaklaşık ispat"ın yerine getirilmediğini, tedbir kararının sonuçları- nın gözetilmediğini, verilen tedbir kararı ile kamu zararının önlenmesinin önüne geçildiğini, müvek- kili şirketin Anayasal haklarının ihlal edildiğini,ayrıca % 15 oranında teminat ile tedbire hükmedil- mesinin doğru olmadığını, itirazları üzerine tedbirin kaldırılması gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak itirazın reddedildiğini beyanla tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. Dairemizin 09/03/2023 tarih, 2023/663 Esas, 2023/712 Karar sayılı ilamıyla; " davalı tarafın itirazı duruşmasız olarak dosya üzerinden yapılan inceleme ile karara bağlanmış olup HMK 394/4 md deki inceleme usulüne uyulmadığı" gerekçesiyle, davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-a-4 md gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirlenen eksiklik yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Dosya, dairemizden verilen kaldırma kararı sonrası dosya ele alınarak, 24/03/2023 tarihli ara karar ile;
1.Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, HMK.389. maddesi gereğince davacının bulunduğu adresindeki işyerine ait Fatura Seri No:... olan, Fatura Tarihi/Dönemi :18-04-2022/04-2022 olan, Hesap numarası:... olan 149.067.59 TL bedelli dava konusu faturaya ilişkin ve bu fatura ile sınırlı olamak üzere tahakkuk ettirilen fatura bedeli olan 149.067.59 TL'lik tahakkuk yönünden (bu bedel üzerinden daha evvel takdir edilen %15 teminatın yatırılmış olması gözetilerek ) TEMİNATSIZ OLARAK dava sonuna kadar TEDBİREN ELEKTRİĞİN KESİLMEMESİ, kesilmiş ise yeniden açılması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına,"karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının duruşmalı incelenmesi sonucunda 14/06/2023 tarihli ara kararı ile; ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir. Sözkonusu ara kararı davalı vekili istinaf etmiş olup dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartlar gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulu da somut olayda gerçekleşmediği, tedbirin %15 teminat mukabilinde verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, verilen ihtiyati tedbir kararı, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiği, İhtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların Mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediği, davalı şirketin Anayasal haklarına aykırılık oluştuğu, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davalı şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Davada asıl talep İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır.Davacı dava dilekçesinde dava konusu kaçak elektrik faturaları nedeniyle elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin kabulüne % 15 oranında teminat alınmasına karar verilmiş, takdir olunan teminat miktarı süresi içinde mahkeme veznesine yatırılmıştır. Davalı vekili; elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediğini, tedbir şartlarının oluşmadığını beyanla tedbirin kaldırılmasını, mah- kemenin aksi kanaatte olması halinde ise % 100 oranında teminat alınmasını taleple karara itiraz etmiş mahkemece bu yöndeki itirazı reddedilmiş olmakla aynı nedenlerle istinafa başvurmaktadır.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava ko- nusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektri- ğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu iki adet fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece takdir olunan % 15 oranındaki teminat miktarının yeterli ve somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/01/2024