Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/936
Karar No
K. 2023/872
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/936
KARAR NO: 2023/872
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/12/2020
KARAR TARİHİ: 07/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;D

Davacı yanın, davalının renk atölyesi olarak faaliyet gösterdiğini, taraflar arasındaki niza sebebiyle bayiliğin sonlandığını, davacı yanım elinde kalan davalı yana ait malların, davalı yana iade edildiğini ve malların davalı yan tarafından kabul edildiğini, taraflar arası ticari ilişkinin sonlanmasıyla davacı yan alacağının davalı yan tarafından ödenmediğini, kaldı ki, taraflar arasındaki anlaşmanın sonlanmasını ve kendisine iade edilen malları ihtirazi kayıtsız olarak kabul eden davalının sıra müvekkiline ödemeye yapmaya geldiğinde dayanaksız bir biçimde daha önce ödediği masraf destek primini mahsup ettiğini ileri sürerek iyi niyet ile bağdaşmayan hukuki olarak kabul edilemeyecek çelişkili tutum içerisinde bulunduğunu, davalı yan tarafından davacı yana haksız olarak fatura düzenlendiğini, davacı yanın ise bu faturaları noter kanalıyla iade ettiğini, akabinde davalı yan tarafından cevabi ihtarnamede “taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam edeceği umuduyla ----- adı altında nakit havale yaptığını, taraflar arasındaki ilişki sonlanmakla, destek pirimin haksız ve iadesi lazım geldiğini iddia ile bu nedenle müvekkilce iade edilen e-faturaları iade ettiğini; e-fatura sonrasında taraflar arasındaki cari hesap bakiyesinin böylece sıfır “0” olduğunun ” savunulduğunu bildirdiğinden bahisle şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı yanın davalinin bayisi olduğunu, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi gereğince davacının işyerinde ----- renk atölyesinin kurulduğunu, davacı yanın, yalnızca davalıya ait ----ürünleri satın aldığını ve müşterilerine ulaştırdığını, davalı yan tarafından ticari ilişkinin devam edileceği düşüncesiyle davacı yana her ay 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 55,000,00 TL masraf destek primi adı altırda ödemenin yapıldığını ve faturaların düzenlendiğini, ödemelerin üzerinden 1 ay geçmeden davacı yanın bayilik ilişkisini sona erdirdiğini, davacı yan tarafından davalıdan alınan ürünlerin, davaliya iade edildiğini, yapılan masraf destek ödemelerinin davalı yanım cari hesabından mahsup edildiğini ve bakiyenin - sıfırlandığını, davacı yana yapılan masraf destek ödemelerinin davacının davalı ile bayilik ilişkisini devam ettireceğine inanılarak yapıldığını, davalı yan tarafından toplam 55.000,00 TL ödemenin -----primi olarak ödendiğinin davacının kabulünde olduğunu, davacı yanın, davalı yan ile olan ticari ilişkisini bitirmek istemesine rağmen bu hususu davalı yana bildirmediğini ve masraf destek ödemelerini almaya deva ettiğini, davacıya ödenen masraf destek primi bayilik sözleşmesinin sona ermesi sebebiyle yapılan iadeler dikkate alınarak davacıya ödenen 33.728,00TL' yi davalı yana iadesinin tespit edildiğini, davalı yan tarafından 16.01.2019 tarih, ----- numaralı fatura ve 13.02.2019 tarih ve ----- numaralı faturanın davacı adına düzenlendiğini ve davacının cari hesabına işlendiğini, mal iadesi sonucu oluşan borç bakiyesi olan 100.293,16 TL'nin davacıya ödendiğini davacının cari hesabinin sıfırlandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

ISLAH:

Davacı vekilince sunulan 02/11/2023 tarihli dilekçe ile talep miktarını 1.000,00 TL'den 32.726,00 TL artırarak neticede 33.726,00 TL'ye çıkardıkları bildirilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında yapılan bayilik sözleşmesinin iptal edildiği, bayilik sözleşmesinden kaynaklı iade edilen ürün bedellerinin tazminine yönelik olarak açılan alacak davasıdır.

Mahkememizce aldırılan 15/06/2021 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ve davalı yana ait 2018-2019 yılı ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2018-2019 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2018-2019 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünder usulüne uygun tutulmuş olduğu, tarafımızdan incelenen davacı yanın ticari defterlerinde, davacı yanın davalı yandan dava tarihi olan 10,12.2020 tarihi itibarıyla 33.726,68 TL alâcaklı olduğu, tarafımızdan incelenen davalı yanın ticari defterlerinde, davalı yanın davacı yana dava tarihi olan 10.12.2020 tarihi itibarıyla borç ve alacağının olmadığı (bakiyenin sıfır olduğu), taraflar arası cari hesap farkının davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen 2 adet toplam 33.728,02 TL tutarında “Destek Primi - ladesi” muhteviyatlı faturanın davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, fatura ve dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemede faturaların davalı yan tarafından davacı yana haklı yere ve doğru tutarla tanzim edildiği kanaatine tarafımızdan varıldığı, diğer bir fade ile davacı yanın davalı yandan dava konusu bir alacağının bulunmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce aldırılan 12/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile tarafımızdan tanzim edilen kök raporda değiştirilecek bir husus bulunmadığı, kök raporun sonuç kısmında da belirtildiği gibi aynen; Davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2018-2019 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2018-2019 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Tarafımızdan incelenen davacı yanın ticari defterlerinde, davacı yanın davalı yandan dava tarihi olan 10.12.2020 tarihi itibarıyla 33.726,68 TL alacaklı olduğu,Tarafımızdan incelenen davalı yanın ticari defterlerinde, davalı yanın davacı yana dava tarihi olan 10.12.2020 tarihi itibarıyla borç ve alacağının olmadığı (bakiyenin sıfır olduğu), Taraflar arası cari hesap farkının davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen 2 adet toplam 33.728,02 TL tutarında “Destek Primi İadesi” muhteviyatlı faturanın davacı yan ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, Fatura ve dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemede faturaların davalı yan tarafından davacı yana haklı yere ve doğru tutarla tanzim edildiği kanaatine tarafımızdan varıldığı, diğer bir ifade ile davacı yanın davalı yandan dava konusu bir alacağının bulunmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce aldırılan 03/10/2022 tarihli bilirkişi raporu ile “Prim destek iadesine ilişkin düzenlenen faturaları kabul etmediğinden fatura bakiyesine tekabül eden ve kendi defterlerinde alacak olarak gözüken 33.726.-TL’nin tahsili” talebi ile ilgili görüşlerinde, taraflar arasında yazılı bir bayilik sözleşmesi sunulmadığı, dosyaya sunulan davacının yayınladığı 2018 yılına ait İskonto ve Prim Sistemi Sirkülerinde bayiler için; Dinamik Ciro Prim Ödemesi, Masraf Destek Primi başlıkları altında iki ayrı prim sistemi tanımladığı görüldüğü, davalının Davacıya 55.000,00TL Masraf Destek Primi ödemesi yaptığı, şartların sağlanmaması nedeni ile 33.728,02 TL için fatura tanzim ettiğinin görüldüğü, ancak davacı, davalının tanzim ettiği bu faturalara süresi içinde itiraz etmiş ve defterlerine kaydetmediği, davalının, davacının bu şartları ihlal ettiğine dair bir iddiası olmadığı gibi iade faturalarını da bu neden ile tanzim etmediği, bu neden ile bu itiraza katılmanın mümkün olmadığı, diğer yandan davalının 2018 yılına ait < İskonto ve Prim Sistemi Sirkülerinde her ay için hesaplanan prim sonraki ayın 15. günü nakit olarak ödenir hükmü oluduğu, davalının her ayın 16’ sında Davacıya 5.000,00 TL ödeme yaptığı görüldüğü, ancak bu ödemelerin tamamı davacının aylık cirosuna göre hak ettiği üstündedir. Bu halde Davalı, borcu olmayan bir bedeli Davacıya ödediği, davalı cevap dilekçesinde bu ödemelerin nedenini olarak açıkladığı,

TBK 78 maddesi < Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir.> hükmüne havi olduğu, davalı cevap dilekçesinde fazla ödemelerin teşvik amacı ile verildiğini beyan ettiğine göre artık bu bedeli geri istemesi TBK 78. maddesine göre mümkün olmadığı, her iki tarafın defterleri de kanuna uygun olduğu, ancak Davalının tanzim ettiği uyuşmazlık konusu iki fatura Davacı yanca itiraz görmüş ve Davacı defterlerine alınmadığı, bu halde Davalının bu iki faturası yönünden defterleri lehine delil olamayacağı, davacı, Davalının bu iddiasına dayalı faturalarını kabul etmediğine göre, Davalı artık başlığı altında yaptığı fazla ödeme iddiasını; TBK77 maddesi kapsamında istirdat talebi kapsamında karşı dava ile, ya da açılmış bir davada TBK139.maddesine göre savunması ile ileri sürebileceği, davalının cevap dilekçesinde mahsup talebi olmadığı gibi bir karşı dava da ikame etmediği, bu halde Davalı yanın Davacı yana borcu olmadığı yönündeki görüşe katılmanın mümkün olmadığı,“faturaların altında yazan vade farkına ilişkin ibareye istinaden, 01.10.2018 - 01.02.2019 tarihleri arasında düzenlenen faturalara ilişkin aylık %3 vade farkı olarak toplamda 16.047,00 TL’nin tahsili” talebi ile ilgili görüşlerinde kök ve ek raporlarda vade farkı sözleşmesi olmadığından Davacının bu talebinin yerinde olmadığı görüşünün verildiği, davacının bu talebinin yerinde olmadığı görüşüne katılmamız ile birlikte gerekçelerinin farklı olduğu, dava dilekçesinde vade farkı kalemi yönünden bir talep yoktur.

HMK 26. maddesi hükmüne havi olduğu, davacı davasını ıslah da etmediği, davacı talebini delil dilekçesi ile ileri sürdüğü, davacı dava dilekçesinde vade farkı talep etmediğinden, bu başlık altında ek rapora yaptığı itirazına katılmanın mümkün olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce aldırılan 28/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile kök ve birinci ek rapordaki görüşlerinde bir değişiklik bulunmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce davalı tarafından bildirilen tanığın dinlenilmesine karar verilmiş, tanık ---- mahkememiz 24/02/2022 tarihli celsesinde "Ben davalı firmada bölge müdürü olarak çalışıyorum davalı firmada 18 yıldır çalışıyorum, son 7 yıldır bölge müdürü olarak çalışıyorum, davacı ile aramızda bir bayilik sözleşmesi imzalandı, bayilik sözleşmesine göre davacıya 2 yıllık bir prim ödemesi yapacaktık, ve 2 yılın sonunda davacının ciro hesaplaması yapılarak primin fazla ödenmesi durumunda bu primin iadesi sağlanacaktı, normalde ciro karşılığında prim ödemesi yapılıyor ancak davacı ticarete yeni başladığı için davalı firma davacıya bile bir kolaylık sağlamak istedi, 5 bin TL olmak üzere her ay 2 yıl boyunca ödeme yapıldı, 2 yılın sonunda ciro hesaplaması yapıldı ancak davacının ciro hesaplamasından belirlenen ciroya ulaşamadığı anlaşıldı, bu nedenle bir prim iade faturası düzenlendi, bin tane bayimiz bulunmaktadır küçük aksaklıklar tabiki olabilir ancak tüm bayilere eşit davranarak ürünler gönderilmektedir davacının yapamadığı cironun nedeni kesinlikle şirketle alakalı bir sorun değildir, .. davacı ile 24 aylık bir prim ödeme konusunda anlaşmış isek de daha sonrasında davacının ciroyu sağlayamaması nedeniyle 11 aylık bir ödeme yaptık, davacı da ticareti bırakma kararı almıştı, zaman zaman ürün göndermedğimiz oldu, bir hafta on günlük gecikmelerimizde olmuştur, ancak stokta olan ürünlerin gönderilip gönderilmediği husunu bilmiyorum bu konuda kayıtlara bakmak lazım, davacı taraf ticareti bıraktıktan 1.5 yıl sonra ---- firması -----bir firmaya devredilmiştir, başa bir siim altında aynı ürünlerin üretimi devam etmektedir. vade farkıyla ilgili herhangi bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, cari hesap ekstresi, bilirkişi raporu, iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın davalı tarafın bayisi konumunda iken bayilik ilişkisinin sona ermesi neticesinde davacı tarafça düzenlenen 01/10/2018 tarihli faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkindir. Her ne kadar davacı yargılama aşamasında vade farkı talebinde de bulunmuş ise de dava dilekçesinde talep edilmediğinden bu talep yönünden değerlendirme yapılmamıştır.

Davalı tarafından davacıya ödenen masraf destek ödemelerinin iadesi sebebiyle davacı adına düzenlenen 16/01/2019 ve 13/02/2019 tarihli faturaların düzenlendiği bu nedenle davacının alacağının bulunmadığının iddia edildiği, her iki tarafın defterleri incelenerek SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacı defterlerine göre davalıdan 33.726,68 TL alacaklı gözüktüğü, davalı defterlerine göre ise 16/01/2019 ve 13/02/2019 tarihli faturalardan dolayı davacı yana borcunun gözükmediği, davalı tarafından düzenlenen bu faturaların aralarındaki bayilik sözleşmesinin devamını teşvik amacıyla düzenlendiği, ancak davalı tarafından cevap dilekçesine ekli olarak sunulan iskonto ve prim sistemi sirkülerine göre bayilik sözleşmesinde tespit edilen yükümlülüklerini yerine getirmiş olması ve prim sisteminin kötüye kullanılmamış olması kaydı ile prim uygulamasının yapılacağı anlaşılmaktadır.

Davalı tarafın masraf destek prim ödemesinin bayilik ilişkisinin devamı amacıyla davalıya ödendiğinin , 16.04.2017 tarihli mail de destek primlerinin aylık 5.000 TL olarak yatırılacağı, belirli cironun tutturulamaması halinde hak kazanılamayan primin iade alınacağının ifade edildiği, diğer bir ifade ile ihtilaflı ve ihtilafsız olarak adlandırılabilecek bir dönem olmadığı, davalı yanın bu pirimi davacı yana şarta bağlı ve ticari faaliyet bütün kabul edilerek, tutturulamaması halinde geri alınmak kaydı ile verdiğinin bilirkişiler tarafından tespit edildiği, bilirkişiler tarafından cevap dilekçesin de mahsup talebi olmadığı bildirilse de cevap dilekçesi içeriğinden mahsup talebinin anlaşıldığı bu nedenle davalının davacı tarafın düzenlediği faturaların 16/01/2019 ve 13/02/2019 tarihli faturalarla mahsuplaştırılması ve davacı tarafa borcu olmadığı yönündeki savunmalarına bu destek primlerinin şarta bağlı olarak verildiği mail yazışları dinlenen tanık beyanı ve bilirkişi raporlarından anlaşıldığından itibar edildiği, bilirkişi raporları hesaplamalar ve destek prim ödemesi yönünden hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,

3.Alınması gerekli 269,85 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 54,40 TL ve ıslah ile yatırılan 576,00 TL olmak üzere toplam 630,40 TL harçtan karşılanarak bakiye 360,55 TL harcın davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre belirlenecek 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

8.Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog