8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2020/19321 E. , 2023/1624 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2015 tarihli iddianamesi ile, sanığın, katılan ...'a iftira ettiği ve güveni kötüye kullandığından bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 ... maddesinin birinci fıkrası, 155 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
2.... Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararı ile, sanığın iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ... maddesinin birinci fıkrası, 50 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 ... maddesinin birinci fıkrası, 62 ... maddesinin birinci Esas No : 2020/19321 fıkrası, 50 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafi, her iki suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın, Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde, katılanın muhafaza görevini kötüye kullandığını beyan ederek iftira ettiği ve kendisine teslim edilen eşyaları teslim etmeyerek güveni kötüye kullandığı iddiasına ilişkindir.
2.20.05.2014 tarihli haciz tutanağında, borçlular ... ... ... ve ... ...'... dört adet buzdolabı, bir adet televizyon ve terazi ile birlikte bir kısım malın fiilen haczedilerek, yediemin olarak ...'a teslim edildiği, tutanak altında sanığın da nakliyeci sıfatıyla imzasının bulunduğu görülmüştür.
3.16.07.2014 tarihli teslim tutanağında ise, borcun ödenmesi nedeniyle, eşya iadesi yapılmak istendiğinde, dört adet buzdolabı, bir adet televizyon ve terazinin katılan ...'a ait yediemin deposunda bulunmadığı ve sanığın icra memurlarından taşıma ve depolama masrafı istediği tespit edilmiştir.
4.19.08.2014 tarihli arama tutanağı ile 22.08.2014 tarihli arama tutanaklarına göre; sanığın ikametinde yapılan aramada, mahcuzlardan bir adet televizyon, bir adet terazi ve 3 adet buzdolabının ele geçirildiği; bir adet buzdolabının ise, sanık tarafından ...'na satılması nedeniyle, bu şahsın işyerinden temin edildiği belirlenmiştir. ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2015 tarihli 2014/532 sayılı soruşturmasında, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan, ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 24.02.2015 tarihli; icra memuru ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 26.02.2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.
5.Katılan ..., deposuna sığmayan bir kısım eşyanın sanığın evine götürüldüğünü, sanığın ise, borçludan alacağı olduğunu söyleyerek o malları iade etmediğini, mallardan bir tanesinin de ...'nun işyerinde olduğunu gördüğünü beyan etmiştir.
6.Katılan ..., sanığın elinde dolabı satmak istemesi üzerine, sözleşme karşılığı satın aldığını beyan etmiştir.
7.Sanık ..., 14.11.2014 tarihli şüpheli sıfatıyla verdiği savunmasında, katılan ...'ın yed-i ... olduğunu bilmediğini, suça konu eşyaları ...'dan satın aldığını, buzdolabının birini de ...'e emanet olarak verdiğini, 20.05.2014 tarihli haciz ve muhafaza tutanağındaki eşyaları taşıyanın kendisi olduğunu beyan etmiştir.
8.Tanık A.T., mahcuzları katılan ...'ın yerine yerleştirdiklerini, bundan sonraki süreçten haberdar olmadığını beyan etmiştir.
9.Tanıklar S.B. ve M.K., katılan ...'e satılan buzdolabının icralık olduğuna da ilişkin herhangi bir konuşma geçmediğini, sanık ile ... arasındaki sözleşmeye tanık oldularını beyan etmişlerdir. IV. GEREKÇE
A. Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden
1.Hükümden sonra,02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakeme Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve bu maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenrek, 5237 sayılı Kanun'un 155 ... maddesinin birinci fıkrasının kapsamındaki suç uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Bu düzenleme gereği, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunludur.
2.Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 ... ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31 ... maddesiyle eklenen geçici 5 ... maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 ... maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 ... maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesinin üçüncü maddesinin uygulanması imkanının doğmuştur. Bu hususların mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hükmün bozulması gerekmiştir.
B. İftira suçundan kurulan hüküm yönünden
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ve dosya kapsamına göre, somut olayda; sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan yapılan soruşturma sırasında şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, kendisini suçtan kurtarmak maksadıyla suça konu eşyaları katılan ...'dan aldığını belirtmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasının 38 ... maddesinin beşinci fıkrasında hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağı düzenlenmiştir. Sanığın eylemi savunma hakkı kapsamında olup adı geçen hakkında soruşturma açılmasına yönelik olmaması nedeniyle unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenlerle ...
Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, sair yönleri İncelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. İftira suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle ...
Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde karar verildi.