Esas No
E. 2021/9089
Karar No
K. 2023/7424
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/9089 E.  ,  2023/7424 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/46 E., 2015/299 K.
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜMLER: Ceza verilmesine yer olmadığı, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 Tarihli ve 2015/46 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında;

a)Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

b)Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.04.2019 tarihli ve 14-2015/344605 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun katılan mağdure ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği ve cinsel ilişkiyi cep telefonuna kaydettiği kabul edilmiştir.

2.İstanbul Adlî Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının raporları karşısında, suça sürüklenen çocuğun cinsel istismar suçuna karşı fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu kabul edilerek bu suçtan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.

3.Cinsel ilişki anının katılan mağdurenin bilgisi, rızası ve talebi üzerine cep telefonuna kaydedildiğinden özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığından beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Suça sürüklenen çocuğun cinsel ilişkiyi cep telefonuna kaydetme şeklindeki eyleminin katılan mağdurenin on beş yaşından küçük olması nedeniyle hukuken rızasının geçersiz olması da gözetilerek, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile müstehcen görüntü içeren ürünlerin üretiminde katılan mağdureyi kullanmak sureti ile müstehcenlik suçunu oluşturduğu, suça sürüklenen çocuğun tek eylemi ile birden fazla suça sebebiyet vermiş olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi fikri içtima hükümleri dikkate alınarak suça sürüklenen çocuğun daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması gerektiği, ancak söz konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.03.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3.Açıklanan gerekçeyle Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR

A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2015/46 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2015/46 Esas, 2015/299 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog