Aramaya Dön

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/656
Karar No
K. 2023/1050
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/656 Esas
KARAR NO: 2023/1050
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2022
KARAR TARİHİ: 12/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket ----davalı şirket ------ arasında ticari ilişki olduğunu, işbu ticari ilişkide müvekkil şirket zarara uğratılarak borç altında bırakıldığını, müvekkil şirket ticari ilişkiden kaynaklanan tüm sorumluluklarını tam ve eksiksiz yerine getirirken davalı şirketin ticari ilişkiye aykırı hareket ettiğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine -------- ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketçe işbu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalı şirketin müvekkil şirkete olan borcu ve icra takibine yapılan itirazın borcu ödememek maksadıyla yapılmış olduğunu, alacağın tahsilini engellemek ve sürüncemede bırakmak amacıyla borçlunun yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekliliğini haklı davanın kabulü ile ----- dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı taraf aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından müvekkil şirkete -------- icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve müvekkile ilamsız takipte ödeme emri gönderildiğini, taraflar arasında alacağın ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılacağına yönelik bir anlaşma bulunmadığını, davacının düzenlediği son faturadan aylar sonra yapılan mutabakat ile taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi belirlendiği ve bu mutabakatta anlaşılan tutar --- tarihinde ödendiğini, hal böyle iken davacının kur farkından bahisle alacak talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı cari hesap alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.----- takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 31/01/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz toplamı 1.174,45 USD tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik -------- sırasına kayıtlı genel haciz yoluyla yapılan icra takibi başlatıldığı, borçlunun yetki itirazının kabulü üzerine dosyanın ----- kaydedildiği, tekrar gönderilen ödeme emrine karşı davalı- borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ------ rapor içeriğine göre; belgelerin tüm hukuki değerlendirme ve takdiri Mahkememizin görev alanına ait olduğunu, davacı ve davalı şirketin tacir olduklarını, taraflar arasında ticari ilişkiye ait yazılı bir mal alım/satım sözleşmesi bulunmadığı, ancak mal alımlarına ilişkin davalı tarafından “kumaş satın alma sözleşme formu” ile davacı tarafa mal siparişi verildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu satın alma sözleşme formu ile kurulduğu, ” Davacının usülüne uygun olarak elektronik ortamda tutulan yevmiye ve defteri-i kebir defterlerinin yasal süresi içinde e-beratları oluşturulan ve envanter defterlerinin noter açılış tasdiklerinin yapılan, birbirini teyit eden ve kendi lehine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtlarına göre detaylı yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; davacının, davalıdan icra takip tarihi itibariyle 1.173,20 USD alacağı bulunduğu, davalının usülüne uygun olarak elektronik ortamda tutulan yevmiye ve defteri kebir defterlerinin yasal süresi içinde e-beratları oluşturulan ve envanter defterlerinin noter açılış tasdiklerinin yapılan, birbirini teyit eden ve kendi lehine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtlarına göre detaylı yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; davalı, davacı ile arasındaki ticari ilişkiye ait kayıtları TL cinsinden takip ettiği, döviz cinsinden kayıtlarının veya cari hesabının bulunmadığı, davalının kayıtlarına göre davacıya 26/11/2021 tarihi itibariyle tüm borcunu ödediği ve herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacı ve davalının ticari defter kayıtlarının incelenmesi ve dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde detaylı olarak yapılan tespitlere göre, Mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkinin satınalma formu kapsamında ve/veya faturaların döviz cinsinden düzenlenmesi ile mal bedelinin döviz cinsinden ödenmesi gerektiği kanaatine varılması halinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 1.173.20 USD alacağının bulunacağı, Mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkinin faturalardaki mal bedelinin TL cinsinden ödenmesi gerektiği kanaatine varılması halinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan herhangi bir alacağının bulunmayacağı tespit edilmiştir.Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında cari hesaba dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 1.173.20 USD alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya karşı borcunun bulunmadığı, HMK.

221.maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği ---------- davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirilmediği, taraflar arasında ticari nitelikte mal alım satım ilişkisinin bulunduğu, her ne kadar yazılı anlaşma bulunmamakta ise de kumaş satın alma sözleşme formunun bulunduğu, davalı tarafça faturalara ve teslim hususuna itiraz ileri sürülmediği, davacı vekili cevaba cevap dilekçesi olarak sunduğu 10/10/2022 tarihli dilekçede talebin kur farkına ilişkin olmadığı, davalıdan talep edilen yapılan Türk Lirası ödemelerin dolar karşılığı sonucu kalan dolar bakiyesinin Türk Lirası karşılığı olduğunun bildirildiği ancak davacı kayıtlarında da açıkça kur farkı açıklaması ileri işlem kayıtlarına yer verildiği, tüm belgeler gözetildiğinde davacı talebinin kur farkına ilişkin olduğu, esasen mal alım satımı ile ilgili taraf kayıtlarının örtüştüğü, davalı taraf taraflar arasında alacağın ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılacağına yönelik bir anlaşma bulunmadığını savunduğu, sipariş formunda bedel karşılığı olarak dolar para biriminin yazılı olduğu, emsal ------- sayılı ilamında da belirtildiği gibi; kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlı olduğu, faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeter olduğu --------dosyada bulunan sipariş formu ile faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlendiği ve davalının da bu forma ve faturalara ilişkin itiraz etmediği böylece akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olduğu, taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebileceği, taraf defterleri arasındaki farklılığın kur farkına ilişkin hesap işleminden kaynaklandığı, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğundan davalı, davacının kur farkı nedeniyle oluşan cari hesap alacağından sorumlu olduğu, bunun için ayrıca fatura düzenlenmesi gerekmediği gibi, düzenlenmemiş olması da alacağın varlığına engel teşkil etmediği, davalının ileri sürdüğü mutabakat formu ile ilgili davacının kaşe imzasının bulunmadığı, 10/10/2022 tarihli dilekçede mutabakatın kabul edilmediği anlaşılmakla bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.173,20 USD alacaklı olduğunun sabit olduğu, takip işlemi öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) gerektiği, iş bu davada davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği, bu haliyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın takip tarihi itibariyle belirlenen TL karşılığı miktarın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının ------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.173,20 USD asıl alacak üzerinden İPTALİNE Takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacak tutarı 1.173,20 USDne takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca bir yıllık döviz mevduatına uygulanan en yüksek faiz yürütülerek DEVAMINA,

2.İptaline karar verilen 1.173,20 USD asıl alacağın ( takip tarihi 31/01/2022 tarihi itibariyle 1 USD = 13,4458 TL olduğundan ) 15.771,92 TL nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gerekli karar harcı (dava tarihi 05/09/2022 tarihi itibariyle efektif satış 1 USD= 18,2652 TL) 1.463,79 TL’den peşin olarak yatırılan 273,81 TL'nin mahsubu ile 1.189,98 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafça yatırılan 273,81 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 273,81 TL ilk dava masrafı, 1.500,00 TL bilirkişi, 92,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam, 1.866,31 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (% 99,89 kabul) 1.864,25 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,

6.Davalı taraflarca sarfedilen yargılama olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 21.428,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 22,83 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9.Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (% 99,89 kabul) 1.558,28 TL'sinin davalı taraftan, 1,72 TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

10.Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, ----------- Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.