2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2023/10290 E. , 2023/3746 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk derece mahkemesince sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 168/5. ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmedildiği, sanığın istinaf talebi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesince, duruşma açılmadan, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanığın atılı suçtan aynı Kanun'un 163/3, 168/5. maddeleri gereğince davanın düşürülmesine karar verildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca hükmün temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2013 tarihli ve 2013/46323 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında, sayaç yerine boru takarak kaçak su kullandığından bahisle eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2017 tarihli ve 2013/345 Esas, 2017/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 168/5, 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 25.04.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3.İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/297 Esas, 2021/703 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanığın karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 168/5, 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddedeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/1955 Esas, 2022/1732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile, hükmün kaldırılmasına, '' zarar giderildiğinden TCK'nın 168/5. maddesi ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince davanın düşürülmesine, kararın bir örneğinin Adli Sicile bildirilmesine,'' karar verilerek CMK'nın 303/1-a, 280/1-a-2. maddeleri gereğince hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın ceza alması gerektiğine, bilirkişinin yanlış hesaplaması ile bedel ödendiğine, kurumun zararı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yerel Mahkemece, sanığın ikametinde borcundan dolayı iptal olan su sayacının yerine spray boru takarak su kullandığının İSKİ görevlilerince 07.03.2013 tarihli 23808 sayılı tutanak ile tespit edildiği, sanığın savunmalarında suçlamayı kabul ettiği ve bilirkişinin belirlediği 187,96 TL'yi yatırdığına dair banka dekontu sunduğundan, sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinin 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra olması, soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden kamu davası açılmış olması ve sanığın kovuşturma aşamasında kendisine bildirilen kurum zararını gidermiş olması sebebiyle bu ödeme soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu hukuka aykırılık yeniden araştırma yapmayı gerektirmeyen ve duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte görülmekle, ''sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının, kurum zararını gidermiş olması sebebiyle TCK'nın 168/5. ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne mahkemesi tarafından gönderilmesine," karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE 6352 sayılı
Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan aynı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, somut olayda da bu yapılmamış olduğu, ancak kovuşturma aşamasında bilirkişi raporu alındığı ve bilirkişi raporunda belirtilen zararı sanığın ödediği anlaşılmış ise de; dosyada mevcut 06.05.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda katılan kurumun zararının cezasız ve vergisiz hesaplandığı ve sanığın da söz konusu bilirkişi raporunda vergisiz ve cezasız olarak hesaplanan 187,96 TL katılan kurumun zararını ödediğinin anlaşılması karşısında; katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararın yeniden bilirkişiye hesaplattırılıp, tespit edilen farkın yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2021/1955 Esas, 2022/1732 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.