4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2013/18369 E. , 2013/22231 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dosyadaki kanıtlara göre mahkemenin mala zarar verme suçu yönünden kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma öneren düşüncesi benimsenmemiştir.
Sanığa yükletilen tehdit ve mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
Tekerrüre esas alınacak eski mahkumiyet kararının, TCK’nm 58. maddesine göre “ceza” niteliğinde olması gerektiği, aynı Kanunun 45. maddesine göre cezaların hapis ve adli para cezası olarak belirlendiği, tekerrüre esas alınan Ceyhan Sulh Ceza Mahkemesinin 31.10.2007 tarih ve 406/758 sayılı ilamında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nm 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunduğu, tedbirin tekerrüre esas alınmasının kanuni olarak mümkün olmadığı gözetilmeden,
TCK’nın 58. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, hükümde yer alan tekerrür ve denetimli serbestliğe ilişkin kısımların çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.