12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/6638 E. , 2023/4782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.
Davacı vekili 19.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla 17.02.2017 tarihinde 1 gün gözaltında kaldıktan sonra adli kontrol kararıyla serbest bırakıldığını, haksız arama, el koyma, gözaltı ve adli kontrol tedbirleri uygulandığını belirterek gözaltında kaldığı süre için 1.000 TL ve avukata ödediği 10.000 TL vekalet ücreti olmak üzere 11.000 TL maddi tazminatın ve 100.000 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 13.03.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresi içinde açılmadığını bu nedenle zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, istenilen tazminat miktarının haksız ve fahiş miktarlı olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak nitelikte olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/149 Esas 2018/526 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/314 Esas 2019/298 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının el konulan materyalleri uzun süre kullanamaması ve bu süre içerisinde kullanım ömrünü tamamlamasının da maddi zarar kapsamında olduğunu, haksız arama, el koyma ve adli kontrol tedbirleri uygulanması nedeniyle de tazminata hükmedilmesi gerektiğine, avukatlık ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı ...'ın Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan kovuşturma neticesinde hakkında mahkumiyetine karar verildiği, daha sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde davacının beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, maddi tazminat yönünden 42,36 TL zararı olduğu anlaşılarak, maddi tazminat talebinin bu şekilde kısmen kabulüne, davacının manevi yönden zarara uğradığı, manevi tazminat yönünden Yargıtay İçtihatları doğrultusunda, manevi tazminatın zenginleştirici bir ... olmaması gerektiği de göz önüne alınarak davacının sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 100,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.07.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacının gözaltına alındığı 2017 yılına ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen 1.404.06 TL'lik net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılarak tespit edilecek 46.80 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, net asgari ücreti 1.270.75 TL kabul ederek hatalı hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme esasa alınmak suretiyle az miktarda maddi tazminata hükmolunmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görülerek hükmün 1. fıkrasının ilk bendinden "42 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "46,80 TL" ibaresinin eklenmesi, sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/332 Esas 2017/426 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü üye olma suçundan 17.02.2017 tarihinde gözaltına alındığı, Kocaeli 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2017 tarihli 2017/226 Sorgu numaralı kararıyla yurt dışına çıkmaktan yasaklanması suretiyle adli kontrol altına alınarak serbest bırakıldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.01.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve adli kontrol tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince faiz başlangıç tarihinin sehven "17.02.2017" yerine, "17.07.2017" olarak yazılması mahalinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davacının Arama, El Koyma Nedeniyle Tazminata Hükmedilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde uzun süre el konulan materyallerin somut olarak ne olduğunun belirtilmemesi ve kullanım ömrünü tamamlaması nedeniyle meydana gelen maddi zarara ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı da dikkate alınarak maddi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiş olup, ayrıca haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacının temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
2.Davacının Adli Kontrol Uygulanması Nedeniyle Tazminata Hükmedilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmak olan ve kamusal nitelik taşıyan ceza mahkemesinde, bazı koruyucu tedbirlere başvurulması gerekebilir. Bu tedbirler, muhakemenin yapılabilmesi açısından, delillerin karartılmasını önlemeye yönelik olabileceği gibi şüpheli ya da sanığın hazır bulundurulmasını veya ilerde verilecek hükmün yerine getirilmesini sağlamak amacını da taşıyabilir. Koruma tedbirleri kavramı içinde yakalama, gözaltına alma, tutuklama, arama ve el koyma, adli kontrol, gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme ve telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi konuları yer almaktadır. 466 sayılı Kanunda bu koruma tedbirlerinden yakalama, gözaltı ve tutuklama, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141. ve devamı maddelerinde ise yakalama, gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma işleminden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmininin düzenlendiği dikkate alındığında, davacı hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 109. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince düzenlenen yurt dışına çıkmamak şeklindeki adli kontrol tedbirleri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Avukatlık Ücretinin Maddi Zarar Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Yargıtay İçtihadı birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.195729.05.1957 tarih ve 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
4.Hükmedilen Maddi Tazminat Miktarına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Göz altında kaldığı süre içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, davacının gözaltında 1 gün kaldığı ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/314 Esas 2019/298 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.11.2023 tarihinde karar verildi.