12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2013/2344 E. , 2013/25163 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 2-e, 3-b, 62/1-2, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, katılan vekilinin belli bir nedene dayanmayan; sanık müdafiinin de, sanığın kusuru olmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Sanığın olay günü sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahal sınırları içinde bulunan 5683. sokakta seyir halinde iken, olay yeri kontrolsüz kavşağa gelip sağ tarafındaki sokağa dönmek için doğrultu değiştirdiğinde, yolun sağ tarafında kendisi ile aynı istikamette seyreden katılanın idaresindeki motosikletin sanığın aracının sağ yan kısımlarına motosikletinin ön kısmı ile çarpması şeklinde meydana gelen olayda, kaza mahalli terk edildiği için trafik kazası tespit tutanağı düzenlenemediği, keşfe dayalı bilirkişi raporunda ise, katılanın sürücü belgesinin olmaması ve mahal şartlarına göre hızlı seyretmesi nedeniyle baskın nitelikte eşit kusurlu olduğu mütalaa edilmiş ise de, dosya kapsamına göre, sanığın sağa dönüş manevrasından hemen önce geçtiği motosikletin seyrini dikkate almadan ve motosikletin önüne kırmak suretiyle sağa dönüş yaptığı iddia edildiğinden, tarafların kusurunun niteliğinin değişebileceğinin anlaşıldığı ve kusur konusunda kuşkuya düşüldüğü, olay nedeniyle kusuru belirlemek amacıyla Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden, teknik üniversite öğretim görevlilerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü uzman bilirkişilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre de;
2.İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanın oluşumunda sanığın alt düzeyde eşit oranda kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, kaza nedeniyle katılanın hayati tehlike geçirecek ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine sebep olacak şekilde çok ağır bir biçimde yaralanması karşısında 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütlerde gözetilerek teşdit uygulanması gerekirken, asgari hadde çok yakın olacak şekilde temel ceza tayin edilerek sanık hakkında eksik ceza tayini,
3.Katılanın olay nedeniyle hayati tehlike geçirip dalağının alınması nedeniyle duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine sebep olacak biçimde yaralanmış olması sebebiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 89/1. maddesi ile temel cezanın teşdiden tayin edilip, aynı maddenin 3-b fıkrası ile cezanın bir kez arttırılması gerekirken, önce TCK'nın 89/2-e maddesi uyarınca temel cezada 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra, bir kez de TCK'nın 89/3-b maddesi uyarınca temel cezada bir kat artırım yapılarak, sanığın TCK'nın 89/2-e ve 89/3-b maddeleri uyarınca cezada ayrı ayrı artırım yapılarak yazılı şekilde sanık hakkında fazla ceza tayini,
4.Sanık hakkında, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 5560 ve 5728 sayılı yasalarla değişik, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.