Esas No
E. 2022/16052
Karar No
K. 2023/1650
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/16052 E.  ,  2023/1650 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/259 D.İş 2020/462
SAYISI: İHK-2020/17296
HÜKÜM/KARAR: Başvurunun kabulüne-Davalının itirazlarının reddine
SAYISI: K-2020/62364

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.05.2018 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın karşılamadığını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 472,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 43.063,20 TL'ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru tarihi itibariyle taleplerin zamanaşımına uğradığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun rapor sunulmadığından usulüne uygun başvurudan söz edilemeyeceğini, fiziki muayene yapılmadan rapor düzenlendiğini, raporun Sağlık Bakanlığı tarafından sayılan rapor vermeye yetkili bir kuruluştan alınmadığını, başvuranın aynı kaza nedeniyle Sigorta Tahkim Kuruluşuna yaptığı tazminat talebinin itirazlar doğrultusunda isabetle “usulüne uygun sağlık kurulu raporu sunulmamış olması sebebiyle” usulden reddedildiğini, bu başvurunun da aynı nedenle reddi gerektiğini, davacının daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığını bu başvurunun aynı kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılması gerektiğini, araç sürücüsünün kusuru nedeniyle kaza meydana geldiğinden talebin reddi gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kazada yolcunun sürücünün kusuruna engel olmaması sebebiyle müterafik kusurlu sayılması gerektiğini, rapor ücretinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, belirsiz alacak davası olarak davanın açılamayacağını, yasal faiz talep edilebileceğini, temerrüt oluşmadığını, vekalet ücretinin AAÜT’ye göre belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini savunarak taleplerin reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 43.063,20 TL sürekli maluliyet tazminatı ile 472,00 TL rapor ücretinin 04.11.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun alınmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, yargılama giderlerine dahil edilmeyen adli tıp raporu ücretinin reddi gerektiğini, ret nedeniyle vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, davacının da kusuru bulunduğunu, hatır taşıması indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu, maluliyet yönünden çelişki olduğunu ve giderilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun eksik evrak ile yapılmadığı, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, maluliyet raporu ücretinin Türk Ticaret Kanununun 1426 ıncı maddeye göre makul giderler kapsamında olduğundan kabulünün yerinde olduğu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve davacı yolcunun ise kusuru bulunmadığı, hatır taşıması ispat edilemediğinden reddinin yerinde olduğu, hesap raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, vekalet ücretinin doğru belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, davacının muayene edilmediğini, raporun yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini, daha önce aynı kaza nedeniyle Sigorta Tahkim Kuruluna başvuru yapıldığını, bu başvurunun neye ilişkin olduğunun araştırılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, beklenen ... süresi dikkate alınarak hesap yapılması gerektiğini, rapor ücreti yönünden sorumlulukları bulunmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 05.05.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile arli rapor gideri talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin17 inci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Yargıtayın ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ... süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise muhtemel bakiye ... süresi belirlenmeden davacının 99 yaşına kadar yaşama ihtimali olduğu kabul edilmiş ve bu yaş esas alınarak işleyecek/bilinmeyen dönem hesabı yapılmıştır. Ayrıca raporda, işleyecek aktif ve pasif dönemlerin başlangıç ve bitiş tarihlerinin de açık bir şekilde yazılmadığı görülmüş olup bu yönüyle raporun denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre bakiye ... süresi belirlenerek (tablodaki son yaş olan 99 yaşa kadar değil, kaza tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ... süresi), aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle (kararı yalnızca davalının temyiz ettiği ve rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, hesabın 2020 verileriyle ve işlemiş/işleyecek devre belirlemesinde 2020 yılı esas alınarak yapılması) daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.

Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog